İHD: 134 hasta mahpus tutuklu, cezaevlerinde birçok hak ihlal ediliyor

0
784

İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi, Ekim-Aralık ayları “Hak İhlalleri Raporu”na göre, İç Anadolu’da bulunan hapishanelerde 31’i “Ağır Hasta” olmak üzere, toplam 134 “Hasta Mahpus” bulunuyor.

 

İç Anadolu Bölge Hapishanelerinden İHD’ye ulaşan başvuru ve bilgilere göre, hapishanelerde 134 “Hasta Mahpus” bulunuyor. Bunların 31’i “Ağır Hasta Mahpus” olarak geçiyor. Raporda, “ağır hasta mahpus” olarak yer verilen kişilerden birine safra kesesi ameliyatı, birine damar tıkanıklığı nedeniyle ameliyat, birine tiroid kanseri geçirmiş olarak daha detaylı yer verildi.

73 KİŞİ HAK İHLALİ İÇİN İHD’YE BAŞVURDU
2019 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarında, İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde hak ihlaline uğradıkları iddiasıyla ve sağlık durumlarıyla ilgili olarak 73 kişi İHD’ye başvuru yaparken, raporda genellikle sağlık sorunları ile ilgili sorunlar olduğundan bahsedildi.

Başvurularda idarenin ve sağlık kuruluşlarının mahpusların sağlık sorunlarına yaklaşımında yaşanan hak ihlali iddiaları özellikle ön planda bulunuyor. Gerekli ve yeterli tedavi imkanlarına sahip olmadıklarını dile getiren mahpuslar, hak ihlali kousunda çeşitli sorunlarını da İHD’ye iletti.

“GEREKLİ VE YETERLİ TEDAVİ İMKANI YOK”
İHD’nin yayınladığı raporun sonuçlarına göre, mahpuslar gerekli ve yeterli tedavi imkanlarına sahip olmadıklarını dile getirirken, şunlardan şikayet etti:

  • hastane sevklerinin sık sık ertelenmesi, iptal edilmesi ve genel olarak geç yapılmasından;
  • hastalandıklarında hapishane revirine geç çıkarılmaktan (Bolu F Tipi Cezaevinde revire çıkarılma süreleri ayda 1 kere olacak şekilde sınırlandırılmıştır);
  • hastanelerde yapılan tahlil sonuçlarının ve çekilen filmlerin cezaevi görevlerince alınıp doktora götürdüğü, bu nedenle doktorun öneri, uyarı ve kararlarından haberlerinin olmadığından;
  • sağlık raporlarının istediklerinde kendilerine verilmemesinden;
  • tecrit, izolasyon ve baskı amaçlı olarak devreye sokulduğunu iddia ettikleri ve astım gibi rahatsızlıkları da olumsuz etkilediğini belirttikleri tek hücreli ring araçlarıyla hastane sevklerinin yapılmasından;
  • hem hastaneye götürülmeleri sırasında hem hastane önünde gün boyu ring aracı hücresinde kelepçeli olarak tutulmalarından ve tuvalet, yemek, su gibi zorunlu temel ihtiyaçlarını karşılarken dahi kelepçelerin çıkarmamasından;
  • hastanelerde kelepçeli olarak muayenenin ve tedavinin dayatılmasından;
  • il dışı hastane sevklerinde cezaevi idaresinin günlük su ve yiyecek ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığından;
  • il dışı sevklerde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için yasal olarak kendi hesaplarından 100 liraya kadar para verilmesi gerekirken, talep etmelerine rağmen verilmediğinden yakınmaktadırlar.

MAHPUSLARIN AİLELERİNE YAKIN OLMAK İSTEMELERİ KABUL EDİLMİYOR
Raporda, mahpusların ailelerine yakın hapishanelere sevk taleplerinin kabul edilmemesinden, sık rastlanan bir sorun olarak bahsedildi. AİHM, 17 Eylül 2019 tarihli kararında, “ailelerinden uzak cezaevlerine nakledilen mahpusların, hastalık sebebiyle ya da maddi sebeplerle kendilerini görmeye gelemeyen ailelerine yakın bir cezaevine nakledilme taleplerinin, başvurucuların somut koşulları dikkate alınmadan reddedilmesini”, Sözleşme’nin 8. maddesinde yer alan “özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali” olduğuna hükmetmiş ve Türkiye’yi başvuruculara tazminat ödemeye mahkum etmişti.

İhlal kararına rağmen, mahpusların bu husustaki başvuruları halen sonuçsuz kalıyor. Hatta mahpuslar sevk talepli dilekçelerinin Adalet Bakanlığı’na gönderilmediğini düşündüklerini, çünkü sevk isteyenlere Adalet Bakanlığı’ndan gelen herhangi bir cevabın tebliğ edilmediğini, sevk taleplerinin reddedildiğini hapishane idaresinin el yazısıyla yazılmış bir notla ya da sözlü olarak kendilerine bildirdiğini belirtiyorlar.

MAHKUMLARA ‘YENİ YAŞAM’ YOK, KİTAP SAYISI SINIRLI
Yasak olmamasına rağmen Yeni Yaşam Gazetesi mahpuslara verilmiyor. Ayrıca, hapishanelerde bulunan ve mahpuslara ödünç verilen kitap sayısı sınırlandırılıyor. İHD’nin yayınladığı rapora göre, mahpuslara süreli yayınlar düzensiz veriliyor, mektuplar engelleniyor, radyolar geri verilmiyor; kantinde satılan ürünler çeşitlendirilmiyor, pahalı satılıyor; yemekler özensiz ve yağlı olup, az miktarda veriliyor.

ARAMADA TACİZ
Mahpusların gerek hücrelerinde, gerek hapishanenin diğer bölümlerinde ve dışında üzerlerinin aranmasının provakatif biçimde yapıldığı, aramaların amacı dışına çıkılarak taciz boyutuna vardığı, giysi ve diğer eşyalarının tahrip edildiği de gelen şikayetler arasında.

‘EN AZ’ SÜRE ‘EN ÇOK’ OLARAK UYGULANIYOR
Raporda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından ceza almış kişilerin en çok yakındıkları konudan bahsedildi; hasta dahi olsalar, havalandırmaya çıkarılma süresinin bir saat olarak uygulandığı ifade edildi. Raporda, bu kişilerin “en az bir saat havalandırmaya çıkarılmalarına” dair yasal düzenlemenin, genel olarak “en az” süre üzerinden yani bir saat olarak uygulanmasından bahsedildi.

TUTUKLULARA HAKARET, TEHDİT, DARP, İŞKENCE
Raporda, aynı 3 aylık dönemde (Eylül-Aralık 2019) hapishanelerde mahpusların hakarete uğradıkları, tehdit ve darp edildikleri, işkence gördükleri konusunda başvurularında artış görüldüğü ifade edildi.

Bazılarının “ağırlaştırılmış” cezası olmamasına rağmen, tek başına tutulduklarına değinilen raporda, bu konuda yapılan başvurulardan sonuç alınamadığı da ifade edildi.

Raporun tamamını şuradan okuyabilirsiniz: 20200127_IcAnadoluUcAylikHapishanelerRaporuEkim-Kasim-Aralik2019