Tezkereye ‘evet’ diyenlerden İdlib saldırısına karşı ortak bildiri

0
500

İdlib’de 33 askerin ölümünün ardından Meclis’teki dört siyasi parti ortak karar alarak, saldırıları kınadı. Ancak, kararda imzası olan partilerin, tezkerenin altında imzaları olduğu da hatırlarda. Tezkereye “hayır” diyen HDP ise “samimiyetten uzak” bulduğu bu tutuma karşı bildiriye imza atmadığını açıkladı.

AKP, CHP,  MHP ve İyi Parti Grup Başkanvekillerinin imzası ile yayınlanan bildiride; “27 Şubat 2020 gecesi Suriye İdlib gerginliği azaltma bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine ait konvoya yapılan hain saldırıda 33 kahraman evladımız şehit dilmiş, 32 evladımız yaralanmıştır. Acımız büyüktür. Milletimizin başı sağolsun.

Bu alçak ve menfur saldırıyı Millet iradesinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki aşağıda imzası bulunan parti grupları olarak, şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Askerlerimize yapılan saldırılara mukabele hakkımız mahfuz kalmak kaydıyla, bölgede yaşanan insani dramlara mani olmak için uluslararası hukukun desteklediği biçimde çözümün siyasi yöntemlerle olması gerektiğini ifade ediyoruz.

Kahraman Türk Ordusu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine verilen görevleri her zaman olduğu gibi, bundan sonra da üstün başarıyla gerçekleştireceğine olan inancımız tamdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bize emanet edilen demokrasi temsil sorumluluğunu, parti politikalarına ilişkin farklılıklar saklı kalmak kaydıyla, yüksek idealler istikametindeki ortak bir anlayışla yerine getireceğimizi Aziz Milletimize ve dünya kamuoyuna bir kez daha bildiririz.” denildi.

HDP İMZALAMADI  

Ortak bildiriye imza atmayan HDP Grup Başkanvekilleri ise gerekçelerini yazılı açıklama ile duyurdular.  “Meclis’te 4 partinin ortak imzaladığı bildiriye imza atmadık, çünkü…” başlıklı HDP’nin açıklamasında, tezkereye “evet” diyen bu partilerin “samimi olmadığı” savunuldu. HDP’nin bildiriye imza atmama gerekçesi iki madde halinde şöyle;

“1. Suriye’deki yanlış politikaların sahibi olan iktidar ittifakı ile hiçbir şey olmamış gibi İdlib       felaketini birlikte kınamayı doğru bulmuyoruz. Hayatını kaybeden, İdlib topraklarına             düşen her gencimiz için çok üzgünüz, onlara rahmet ve ailelerine, yakınlarına başsağlığı       diliyoruz. Ama bunu bütün siyasi sorumluluğu taşıyanlarla beraber yapmayı uygun               görmüyoruz.
2.  Meclis bütün taleplere rağmen olağanüstü toplanmıyor, olağan bir durumla karşı                 karşıyaymışız gibi davranılıyor; İdlib felaketini toplumun gözü önünde ve açıkça                   tartışmıyor; giderek ağırlaşan bedellerin hesabını sormaya yanaşmıyor; ama onun               yerine partiler ortak kınama bildirisi yayınlıyor. Bu, samimiyetten tamamen uzak bir             tutumdur.”