Gazeteciler 5 ilde seslendi: ‘Gazetecilik suç değildir, adalet istiyoruz’

0
332

Son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıların artması üzerine Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır’da eş zamanlı basın açıklamaları ile “Gazetecilik suç değildir” dedi, “Adalet istiyoruz” diye seslendi.

Gazetecilere yönelik artan baskı ve gözaltılar, tutuklamalar üzerine Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS),  İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır’da eş zamanlı basın açıklamaları ile “Gazetecilik suç değildir” dedi. Ankara’daki eyleme çok sayıda milletvekili de katılarak, gazetecilerin “Adalet isteğine” destek oldu.

İstanbul’da Çağlayan Adliye’sinde seslerini yükselten gazeteciler, “Gazetecilik suç değildir” dövizleri taşıdı. Burada konuşan TGS Yöneticisi Mustafa Kuleli, Türkiye’de gazetecilerin ağır bir baskı döneminden geçtiğini söyledi. Kuleli, “Hemen her gün gözaltılar ve tutuklamalarla gazetecilere göz dağı veriliyor. Bizi daha önce de korkutmak isteyenler karşısında dayanışma ile ayakta durduk. Korkmuyoruz çünkü suç işlemedik, gazetecilik yaptık. Kimin korktuğunu, kimin korktuğu için saldırganlaştığını sizin takdirinize bırakıyorum” diye konuştu.

‘TUTUKLAMA KARARLARI SİYASİ’

TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama kararlarının siyasi olduğunu belirterek, “Murat Ağırel’in tutuklanmasına karar veren mahkeme aynı kararda tutuksuz yargılanması gerektiğini de söylüyor. Şimdi kim bu kararın hukuka uygun olduğunu söyleyebilir? Edirne’de mültecilerin yaşadıklarını haberleştiren gazeteciler gözaltına alındı, tutuklandı. Kim bunun hukuki olduğunu söyleyebilir?” dedi.

Baskılara, saldırılara rağmen gazetecilerin işlerini yapmaya devam ettiğini belirten Durmuş, “Adalet Bakanlığına sesleniyoruz, mahkemeler üzerindeki baskınızdan vazgeçin ve bırakın bağımsız karar versinler. O zaman bu tüm yargılanan, tutuklanan meslektaşlarımızın nasıl çıktığını göreceksiniz. Gazetecilikten suç çıkarılamayacağını göreceksiniz” diye seslendi.

Gazetecilere dönük baskıların ilk olmadığına dikkat çeken Durmuş, “Biz bunu daha önce görmüştük, daha önce dayanışma ile omuz omuza bu baskı günlerini atlattık. Yine birlikte bu baskı dönemini atlatacağız” dedi.

‘TOPLUMDAN NE GİZLENİYOR?’

Ankara Adliyesi önünde buluşan gazetecilere çok sayıda CHP ve HDP’li milletvekili de katılarak destek verdi.

Beş ildeki ortak metni okuyan TGS Ankara Şube Başkanı Esra Koçak Mayda, son 15 günde 28 gazetecinin gözaltına alındığını ve 8’inin tutuklandığını hatırlatarak, “Sadece yaptıkları haberler nedeniyle 8 gün içinde Yakın Doğu Haber Ajansı Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, Oda Tv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik, Yeni Yaşam Gazetesi Yazıişleri Müdürü Aydın Keser, Oda Tv Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu, YeniÇağ Gazetesi Yazarı Murat Ağırel, Oda Tv muhabiri Hülya Kılınç, Rudaw muhabiri Rawin Sterk tutuklandı. Ankara’da 3, İstanbul’da 1 Sputnik çalışanı, Edirne’de 13 yerli ve uluslararası medya kuruluşlarında çalışan gazeteci gözaltına alındı ve serbest bırakıldılar. Son tutuklamalar ile birlikte cezaevlerindeki gazeteci sayısı 91’e yükseldi” dedi.

“Peki neden? Türkiye toplumundan ne gizleniyor? Gazetecileri böylesine hedef haline getiren onları hukuksuz bir biçimde gözaltına alıp tutuklatan gerçekler ne?” diye soran Mayda, hukuksuzluğa, yargının bağımsız olmadığına, telefonla çağrılsalar gelecek olan gazetecilerin evlerine baskınlar yapılarak gözaltına alınmalarına, serbest bırakıldıkları suç iddiasından bir gün sonra tekrar tutuklandıklarına dikkat çekti.

“Mahkeme heyetinin bir gün içerisinde bulduğu yeni suç delillerini açıklaması gerekiyor. Murat Ağırel örneğinde de gördüğümüz gibi aynı kararın içerisine hem serbest bırakılmasını hem de tutuklanmasını isteyen yargılamanın tarafsız olduğunu kim söyleyebilir? Yargımız artık kopyala yapıştır modeliyle mi karar veriyor? Hukukun ayaklar altına alındığı bugünlerde gazeteciler olarak adalet istiyoruz. Adalet istiyoruz çünkü; halkın haber alma hakkının gasp edildiği, gazetecilerin hukuksuz bir biçimde tutuklandığı bir ülkede demokrasiden, insan haklarından, birlikten, beraberlikten bahsedilemez. Adalet istiyoruz çünkü, kendi çıkarlarımız için değil ülkenin çıkarları için yazıyoruz. Adalet istiyoruz çünkü, gazetecilik suç değildir” diyen Mayda, Adalet Bakanlığı’na şöyle seslendi; “Adalet Bakanına çağrıda bulunuyoruz ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanan meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Hukuk ve adalet, bir gün herkes için gerekli olacaktır.”

‘BU KARARLARI VERENLER DE BİR GÜN CEZAEVİNE DÜŞECEK’

CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel de basın özgürlüğüne dair AKP ile görüşmelerine de atıf yaparak, “Şimdi yine arkadaşlarımız birtakım kesimler tarafından tutuklandı. İnsan hakları herkes için oluncaya dek, adalet sağlanıncaya dek gazeteciler seslerini yükseltmeye ve gerçekleri yazmaya devam edecekler. Gazetecileri korkutamazlar ve onurlu mesleklerinden vazgeçiremezler, satın alamazlar. Saray medyası kendisini çok iyi biliyor. Biz özgür ve bağımsız bir şekilde yazmaya devam edeceğiz. Bu kararları verenler de bir gün cezaevine düşecektir. Hukuksuzluk yapanlar adaletin önünde hesap verecektir” dedi.

‘BASKILARA SON VERİN’

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç da demokratik toplumun sac ayağının basın özgürlüğü olduğunu söyledi. Koç, “Haber alma özgürlüğü Türkiye’de kısıtlanmaktadır. Yargı, tarafsızlığını yitirmiştir. Yargı, basın emekçilerine baskı yaparak anayasal suç işlemektedir. Derhal tutuklanan arkadaşların serbest kalmalarını ve bu baskılara son verilmesini istiyoruz” diye seslendi.

Eylemciler kadar haberi izleyen gazetecilerin de ilgisi yoğundu