‘Pandemi de şiddet de sağlıkta kamusal yaklaşımla önlenebilir’

0
305

14 Mart Tıp Bayramı’nda sağlıkta şiddete ‘dur’ demek için Türkiye’nin dört bir tarafından Ankara’ya gelerek, seslerini yükseltecek olan hekimler ve sağlık emekçileri, “Türkiye’de ilk Koronavirüs vakasının tespit edilmesi” nedeniyle Beyaz Mitingi iptal etti. TTB Başkanı Sinan Adıyaman “Pandemi de şiddet de sağlıkta kamusal yaklaşımla önlenebilir” açıklaması yaparken, virüs ile mücadelede görevlerinin başında olacaklarını duyurdu.

Çin, İran ve İtalya başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde ölümler getiren ve dalga dalga dünyanın pek çok ülkesine yayılan koronavirüs  Türkiye’de de görüldü. Sağlık Bakanı’nın ‘bir kişide görüldü” açıklaması ve ardından bu sayının 5’e çıktığı duyurusunun ardından Türkiye’de de önlemler alınmaya başlandı. Üniversiteler, ilk ve orta okul, liseler, belediyelere bağlı tüm kurslar, salon etkinlikleri ve toplu açılış ve etkinlikler bir bir iptal edildi. İptal edilen etkinliklerden biri de 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle, “sağlıkta şiddete hayır” demek için Ankara’da yapılacak Büyük Beyaz Miting oldu.

TTB’DEN ‘ŞEFFAFLIK’ UYARISI

Türk Tabipleri Birliği (TTB) virüsün Türkiye’ye sıçradığının Sağlık Bakanı tarafından açıklanmasının ardından sürecin şeffaf yürütülmesi ve önleyici tedbirlerin alınması uyarısı yaparak; “bugün 1 olan tespitin yarın önlem alınmazsa binlere çıkabileceğini” belirtti. Nitekim bu açıklamanın ardından Sağlık Bakanlığı’ndan virüs bulaşan sayının 5 olduğunu açıklaması geldi.

TTB, gerek açıklamalarla, gerek internet sitesinden her alanda uyarılarını sürdürüyor. “Koronavirüs’ten korunmada sağlık çalışanlarına ve vatandaşlara öneriler” başlığı altında uyarılar yapan TTB, diğer sağlık örgütleri ile de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüşerek alınacak önlemler konusunda önerilerini iletti.

Sağlık örgütleri ayrıca SGK’ya da dilekçe vererek, “Sağlık kurumlarında avuç içi izi alınarak kimlik tespiti uygulamalarının durdurulmasını” istedi.

SAĞLIK BAKANINA İLETİLEN TEDBİRLER

TTB ve sağlık örgütleri temsilcileri, sağlıkçı milletvekillerinin Bakan Koca ile yapılan görüşmede iletilen tedbirler ve talepler şöyle;

“-  Hastalık ve korunma hakkında bilgilendirme araçlarının  yeterli olmadığı,

– Kimlerin evde kalacağı ile ilgili izolasyon vurgusunun yeterli olmadığı, izole edilen kişilere ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağına ilişkin öneriler sunulması gerektiği,

– Laboratuvar ve tanı merkezi sayısının artırılması,

– Tedavide kullanılacak ilaçların ve destek tedavide kullanılacak malzemelerin yeterli düzeyde bulundurulması,

– Yatarak tedavide yatak ve yoğun bakım yataklarının yeterli hale getirilmesi,

– Hasta sayısının artması durumunda yapılacakların planlanması,

– Normal hastane işleyişinin hastalık bulaşmasını engelleyecek biçimde düzenlenmesi, bu nedenle Covit19 salgınına yönelik poliklinik ve hastanelerin ayrılarak hasta ve temaslıların normal hastalarla karşılaşmasının engellenmesi,

– Şüpheli vaka kabul edilen yurt dışından gelen kişiler için, hastalık potansiyelinin yüksek olması nedeniyle normal sağlık hizmeti kullanıcılarından ayrılmasının sağlanması ve pasaportlarındaki giriş tarihlerini belgelediklerinde 14 gün idari izinli sayılmaları,

– Sağlık çalışanlarının hastalanması nedeniyle ortaya çıkacak olan personel eksikliğini giderme planlarının yapılması,

– Evde karantinaya alınanların nasıl denetleneceği planlanmasını ve bu planın toplumla paylaşılması,

– Toplu taşıma araçlarının, şehirlerarası ulaşım araçlarının temizliğinin denetlenmesi,

– Yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin hastane başvurularını azaltmak üzere raporlu ilaçlarını doktor başvurusu olmadan temin edebilecekleri yöntemlerin düşünülmesi.

Koronavirüs’ten korunmada sağlık çalışanlarına ve vatandaşlara öneriler

http://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=ae5fd53a-6518-11ea-897f-e0b4e354fcf1

14 MART TIP BAYRAMI VE KORONAVİRÜS

TTB Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman, 14 Mart Tıp Bayramı ve virüs salgınına yönelik yaptığı açıklamada da “salgının da sağlıkta şiddetin de kamusal tedbirlerle önlenebileceği” uyarısı yaptı.

“Ülkemizde ve dünyada ‘Yeni Koronavirüs’ (Covid-19) olarak adlandırılan ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunda yaygın ölümlere yol açtığı bilinen bir salgın tehdidiyle karşı karşıya olduğumuz günlerden geçiyoruz. Aralık ayı sonunda Çin’de ortaya çıktığı andan itibaren hızla dünyayı etkisi altına alan bu salgınla ilgili olarak, Türkiye’de de ilk vakaların görüldüğü açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart 2020 tarihi itibarıyla salgını ‘pandemi’ olarak tanımladı. Ülkelerin sağlık sistemlerinin deyim yerindeyse ‘sınandığı’ bir dönem olacak bu… Halk sağlığına bakışın neticelerinin ortaya çıkacağı bir dönem… Tüm dünyanın sağlık hakkına ve sağlık hizmetlerine yaklaşım yönünden dersler çıkaracağı bir dönem…” diyen Adıyaman, bu dönemde sağlık çalışanlarına son derece önemli görevler düştüğünü de ifade etti. “Peki, kim bu sağlık çalışanları?” diye soran Adıyaman, şu değerlendirmeyi yaptı:

“- Her tür olağandışı sağlık hizmetinin sunumu sırasında risk grupları arasında ilk sırada yer alanlar…

– Vatandaşın sağlık hakkına sahip çıkarken, kendi özlük hakları, çalışma koşulları tahrip edilenler…

– Yöneticiler tarafından günlük politik çıkarlar uğruna, sağlık hizmetlerindeki aksaklıkların sorumlusuymuş gibi gösterilerek hastalarıyla karşı karşıya getirilenler…

– Özveriyle ve fedakârca sundukları hizmet sırasında giderek artan oranlarda şiddetle karşı karşıya olanlar… Yaralananlar, sakatlananlar, öldürülenler!…

– Hekimler, hemşireler, diş hekimleri, ebeler, eczacılar, laborantlar, radyoloji teknisyenleri, fizyoterapistler, diyetisyenler, sağlık teknisyenleri, sağlık memurları, psikologlar, biyologlar, paramedikler, hastabakıcılar, taşeron sağlık işçileri… Bizler!”

14 MART’TA SAĞLIĞIN FOTOĞRAFI

14 Mart Tıp Bayramı’na giderken sağlığın içinde bulunduğu duruma atıf yapan Adıyaman, o fotoğrafa şunları da ekledi:

“Genişletebiliriz; Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın çökmüş olduğundan söz edebiliriz mesela. Öyle ki Sağlık Bakanlığı’nın artık ‘veri saklar’ duruma geldiğinden… Birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunlardan, aile hekimlerinin koruyucu sağlık hizmetlerinden uzaklaştırılıp, polikliniklere hapsedildiğinden… Üniversite hastaneleri başta olmak üzere kamu ve özel birçok hastanenin finansal sıkıntı yaşadığından ve faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığından… Bu durumun sadece sağlık hizmetinin niteliğini ve gelişimini değil, bilimsel araştırmaları, tıp ve uzmanlık eğitimini de olumsuz etkilediğinden… Asistan hekimlerin, tıp öğrencilerinin, yaşadığı sorunlardan… Sağlık alanında şiddetin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamakta pek gönüllü olmadığı ‘Beyaz Kod’ verilerine göre son üç yıl içerisinde yüzde 61 oranında arttığından söz edebiliriz.”

Adıyaman, “Şiddete hayır” demek için yapacakları Büyük Beyaz Miting’i mesleki sorumluluklarının bilinciyle, tüm konsantrasyonlarını koronavirüs’ün yaratacağı sağlık sorunlarının çözümüne odaklayabilmek için şimdilik iptal ettiklerini ancak taleplerinin geçerliliğini koruduğunu dile getirdi.

‘SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI ÇIKARILMALI’

Adıyaman, TTB’nin hazırladığı, sağlık emek ve meslek örgütlerinin desteklediği ve sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanların cezalarının artırılmasını öngören “Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı” bir an önce yasalaştırılmasını istedi.

Adıyaman 14 Mart nedeniyle taleplerini şöyle sıraladı:

“-  İşyerinde yaşanan şiddet iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir.

– Poliklinik muayene randevuları sağlık çalışanlarının hastalarıyla sağlıklı iletişim kurabileceği,  yeterince ilgilenebileceği ve nitelikli hizmet verebileceği şekilde düzenlenmelidir.

– Acil servisler hızla sadece acil hastalara hizmet verecek şekilde düzenlenmelidir.

– Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli, sevk zinciri uygulamasına geçilmelidir.”

‘BİZ YİNE GÖREVİMİZİN BAŞINDA OLACAĞIZ AMA…’

Bu olağanüstü dönemde de görevlerinin başında olacaklarını duyuran Adıyaman, “Emeğimizi değersizleştiren, ücretlerimizi ezdiren, çalışma koşullarımızı her geçen gün zorlaştıran yönetim anlayışı değişinceye, sağlıktaki ölümcül şiddeti ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılıncaya, önerdiğimiz önlemler alınıncaya kadar taleplerimizi dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Sağlık alanında şiddetin önlenmesi, toplumun sağlık hakkının korunması taleplerini yineleyen Adıyaman, “Pandeminin de, sağlıkta şiddetin de ortadan kaldırılmasının yolu sağlıkta kamusal bir yaklaşımın hâkim kılınmasından geçmektedir” dedi.