Gazeteciler risk altında, ama nasıl korunacak?: ‘Konteynerde değil’

0
99

Koronavirüs salgını yayılırken, gazeteciler haber yapmaya devam ediyor. CNN Türk’ün muhabirlere konteyner uygulaması gazetecilerin haber üretme sürecindeki sıkıntılarına doğrudan ayna tuttu. O aynada emeğin sömürüsü, haksızlık, gözaltı, tutuklama dahil her türlü kötü uygulama var.

Türkiye’de koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı her geçen gün artarken, pek çok iş kolunda olduğu gibi gazeteciler de içinde bulundukları tehlikenin farkında olarak haber yapmayı sürdürüyorlar. Sağlık personelinden farkları yok…

Gazeteciler kimi zaman hastane önlerinde haber takibi yaparken kimi zaman da sağlık bakanının basın açıklamasını aktarıyor.  Peki, mesleğini icra etmeye çalışan medya mensupları için yeterince önlem alınıyor mu? En son gündeme gelen CNN Türk haber kanalının “muhabir, foto muhabiri ve haber kameramanlarını” iş yerine almayıp kapı önündeki konteynerlarda çalıştırmaya zorlaması çok tepki aldı.

Renan Akyavaş

‘HABER AKIŞI HER ZAMANKİNDEN DAHA ÖNEMLİ’

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)Türkiye Program Yetkilisi Renan Akyavaş, salgın döneminde halk sağlığının korunması için devletler tarafından alınması gereken acil önlemlerin gerekliliğinin farkında olduklarını belirtiyor.  Akyavaş,  “Bugün, bağımsız ve objektif haber ve bilgi akışı her zamankinden daha önemli” derken, gazetecilerin bunun için kendi sağlıklarını büyük riske attığına vurgu yapıyor.

Medya kuruluşlarının muhabirlerine korunaklı çalışma koşulları sağlamakla yükümlü olduğunu anlatan Akyavaş, CNN Türk’ün muhabirlerine tutumunu kabul edilemez buluyor. Akyavaş, “Sağlık krizine dair tüm bilgilere gazetecilerin ve medyanın adil ve eşit erişimi sağlanmalıdır. Sahaya inerek haber takibi yapan gazeteciler için ise kurumların gerekli tüm tıbbi ve manevi desteği göstermeleri, dolaşım özgürlüklerini koruyabilmek için gerekli koşulları sağlaması gerekmektedir” diyor. Akyavaş, CNN Türk yönetimini de doğrudan uyarıyor:

“IPI olarak bu noktada tüm yetkililere ve medya kuruluşlarına hiçbir olağanüstü durum önleminin, basın özgürlüğü ve gazeteci haklarını ne şimdi ne de daha sonra kısıtlamak üzere kullanılmaması gerektiğini hatırlatıyoruz. Doğru ve sağlıklı bilgiye erişmek isteyen gazetecilere, tüm devlet ve sağlık yetkilileri tarafından tam erişim izni verilmelidir. Bu dönemde bir diğer dikkat edilmesi gereken konu, devlet yetkililerinin medya gözetiminden memnun olmadıkları takdirde basın kuruluşlarını yanlış bilgi kaynağı olarak etiketlememesi ve krizin eleştirel medyayı kısıtlamak veya cezalandırmak için kullanılmamasıdır. IPI, COVID19 salgınında global bir çağrı yaparak tüm hükümetlere bu dönemde basın özgürlüğünün ve gazetecilerin güvenliğinin korunması için talepte bulunmuştur.”

Gökhan Durmuş

‘GAZETECİLERİN KORUNMASI HÜKÜMETİN GÜNDEMİ OLMALIDIR’

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, koronavirüs salgınına karşı Türkiye’de iki kesime, yaşlılar ve sağlıkçılara dikkat çekiyor. Durmuş, yaptıkları iş nedeniyle sağlıkçıların alkışları hak ettiğini söylüyor.

Durmuş, “Ancak bir şeyi unutuyoruz. Evimizde kalarak kendimizi bu salgından korumaya çalışırken gazete okuyoruz, televizyonlarda haberleri izliyoruz. Peki bu haberleri kimler hazırlıyor? Bu haberler hazırlanırken gazeteciler salgına karşı kendilerini nasıl koruyorlar?” diye soruyor.  Bu soruların okurların, izleyicilerin aklına gelmediğine dikkat çeken Durmuş, “Gazetecilik bir kamu hizmetidir. Halkın doğru bilgilenmesi için çalışan gazetecilerin korunması gerekiyor” mesajı veriyor.

“CNN Türk’ün muhabir ve kameramanlarını binaya sokmayıp otoparkta bir konteynerın içine doldurması önlemin nasıl alınmayacağının resmiydi” diyen Durmuş, sendika ve kamuoyunun tepkisi üzerine CNN Türk’ün bu kararından vazgeçtiğini söylüyor. Durmuş, gazeteciler için olan yöntemin “evden çalışmak “ olduğuna vurgu yapıyor. Durmuş, televizyonların da konukları stüdyoya doldurmak yerine dijital bağlantıyı tercih etmelerinin şart olduğunu söylüyor.

Faruk Eren

‘BU TUTUM AŞAĞILAYICIDIR’

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren de CNN Türk’ün çalışanlarına yönelik tutumunun önlem değil, aşağılayıcı bir durum olduğunu söylüyor. Gazetecilerin konteynerda değil, binanın içinde çalışması gerektiğini belirten Eren, “Evet gazeteciler halka haber ulaştırmak için çalışmak zorundalar ve bu yüzden büyük bir risk altındalar. Bu yüzden bu konuda her türlü önlem alınmak zorundadır. Genelde reji odaları kapalı ve havasız oluyor. En az dört beş kişinin dip dibe çalışmak zorunda olduğu bu ortamlar riski de büyütüyor” diyor.  Eren, CNN Türk’ün gazetecilere yönelik bu tutumuna ilişkin ayrıca açıklama yapacaklarını da sözlerine ekliyor.

Can Güleryüz

‘HASTALIK ARANIYORSA BU ZİHNİYETTE ARANMALI’

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüz de CNN Türk’ün uygulamasının bir tedbir olarak görülemeyeceğine dikkat çekiyor. “İşgüzarlık ya da kötü niyetle karşı karşıyayız. Makul sınırlarda alınması gereken tedbirler, meslektaşlarımızın dönüşümlü çalıştırılması, belli aralıklarla sağlık kontrollerinin yapılmasıdır” diyen Güleryüz, gazetecilerin olabildiğince evden çalıştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Güleryüz, CNN Türk’e tepkisini “Toplumsal dayanışmanın üst noktada olması gereken bugünlerde, işverenin meslektaşlarımıza vebalı muamelesi yapması bir zihniyetin de göstergesidir. O zihniyet ki birkaç ay önce onlarca meslektaşımızı evlerine gönderdikleri tebligatla işten atmış, hala da tazminatlarını vermemiştir. Eğer hastalık ve salgın aranıyorsa bu zihniyette aranmalıdır” sözleriyle dile getiriyor.

‘CEZAEVLERİNDEKİ GAZETECİLER DE EVDE KALSIN’

TGS verilerine göre Türkiye’de 90 gazeteci ve medya çalışanı şu an cezaevinde. Koronavirüs nedeniyle cezada infaz indirimi düzenlemesini meclise taşıyan hükümete tüm gazetecilik meslek örgütlerinden tepki yağıyor. Çünkü bu düzenlemede gazeteciler “ceza indirimi” kapsamına alınmıyor.  Uyuşturucu ve cinsel suçların “ceza indirimi” kapsamına alınan düzenlemenin muhalefetten ve meslek örgütlerinden gelen tepkiler üzerine yeniden gözden geçirilmesi gündemde. Gazeteciler, sosyal medyanın en popüler adresi Twitter’den “Gazeteciler Evde Kalsın” çağrısıyla gazetecilerin serbest bırakılmasına dönük toplumsal dayanışmayı artırıyor.