‘Hekimlerin önceliği para değildir’

0
263

TTB Sağlık Bakanlığını uyardı: “Hekimlerin pandemide öncelikli gereksinimi salgın dönemiyle sınırlı performans düzenlemesi değil, enfeksiyondan korunacakları yeterli kişisel ekipmanın temini ve alt yapı ile koordinasyonda herhangi bir eksiklik yaşanmayacağına dair güvenin sağlanmasıdır.” Nitekim ekipman eksikliği TTB’nin hekimlerle yaptığı ankette de ortaya konuldu.

Koronavirüs adı verilen  COVID-19 salgınına karşı bütün sağlık emekçileri, can güvenliği risklerine karşı büyük ve özveri ile mücadele yürütüyor. Salgının başından beri uyarı ve ikazları ile sürece hakim olan ve  başta hekimler, bütün sağlık emekçilerinin, halkın sesi olan Türk Tabipleri Birliği ise her gün raporlar yayınlayıp, salgının önlenmesine, sağlık emekçilerinin, halkın sağlığının korunmasına yönelik önlemlerini açıklıyor. Her gün Sağlık Bakanlığı’ndan önlemler konusunda taleplerde bulunan TTB’nin yeni uyarısı da hekimlerin öncelikli talebinin “enfeksiyondan korunacakları yeterli kişisel ekipmanın temini ve alt yapı ile koordinasyonda herhangi bir eksiklik yaşanmayacağına dair güvenin sağlanması” oldu. TTB ayrıca 65 yaş üstünün sadece kamuda değil, özel sektörde de ücretli izinli sayılmasını, işyeri hekimlerinin düzenleyebildikleri rapor süresinin uzatılmasını da istedi.

TTB Merkez Konseyi, Sağlık Bakanlığı’na ve ilgili bakanlıklara gönderilen dilekçelerle koronavirüs ile mücadelede taleplerini bildirdi.

Sağlık Bakanı’nın sağlıkta atamalar ve performans ödemeleriyle ilgili açıklamalarına yanıt veren TTB, bu süreçte hekimlerin maddi olarak mağdur edilmemesinin son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

Öncelikle, nerelere ve ne şiddetle yayılacağı tam olarak öngörülemeyen bir salgın ortamında ölümle burun buruna gerçekleştirilen bu hizmetin maddi karşılığının olamayacağının altı çizilen açıklamada, “Bu çabanın hiçbir parasal düzenleme ile ölçülemeyeceği” de dile getirildi.

Açıklamada şu noktalara dikkat çekildi:

“Kuşkusuz bu süreçte hekimler başta olmak üzere hiçbir sağlık çalışanının maddi olarak mağdur edilmemesi ve emeklerinin karşılığını maddi olarak da almaları önemlidir ve gereklidir.  Yıllardır savunduğumuz temel maaş üzerinden olmasa da, performans ödemelerinin üç ay boyunca tavandan ödenmesi kararı en azından kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin COVID-19 ile boğuşurken geçim dertlerini hafifletecektir.

‘BU MÜCADELEYE BÜTÜN SAĞLIK KURULUŞLARI KATILIYOR’

Öte yandan, unutulmamalıdır ki salgınla mücadele sadece devlet hastaneleri ile kamu üniversite hastanelerinde yürütülmüyor.

COVID-19 pandemisi ile mücadelede hastaların ilk başvurdukları yerlerden olan Aile Sağlığı Merkezlerindeki hekimler ve sağlık çalışanları ile özel hastanelerde çalışanların maddi kayıplarının hiç gündeme gelmemesi kabul edilemez. Bu mücadeleye bütün sağlık kuruluşları katılmaktadır; verilen emek, alınan risk, gösterilen özveri hepsi için geçerlidir.”

Icıklamada, pandeminin Çin’de başladığı Aralık ayından ülkemizde saptandığı tarihe kadar geçen 2 aydan uzun sürede Türk Tabipleri Birliği olarak pandemiye karşı hazırlıklar konusunda yetkilileri defalarca uyardıkları hatırlatıldı. “Ne var ki bu süre yetkililer tarafından iyi değerlendirilememiş, hekimler ve sağlık çalışanları yeterli koruyucu kişisel ekipman sağlanmadan öldürücü salgınla mücadeleye başlatılmıştır” denilen açıklamada, sağlık çalışanlarına yönelik anketi örnek verildi.

HEKİMLERLE ANKETTE’ EKİPMANLARIMIZ EKSİK’ SONUCU

Açıklamada, ankette; “23 Mart itibarıyla 1820 sağlık çalışanının yüzde 38’i eldiven, yüzde 52’si önlük/forma, yüzde 60’ı maske, yüzde 71’i tek kullanımlık önlük/tulum, yüzde 74’ü siperlik gözlük ya da koruyucu gözlük, yüzde 78’i N95 maske bulmakta sorun yaşadıklarını belirttikleri” vurgulandı.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok sayıda meslektaşları ve  sağlık çalışanlarının enfekte olduğu, bazılarının yoğun bakım ünitelerinde ölümle pençeleştiği kaydedilen açıklamada; “Hekimlerin temel önceliği ve gündemi kendilerinin ve yakınlarının yaşamlarını çok yakından tehdit eden bu tehlikedir. Yetkililerden en ivedi talebimiz kişisel koruyucu ekipman eksikliklerinin bir an önce giderilmesi, ülkemizin bütün ama bütün sağlık kurumlarında koordinasyonda ve alt yapıda herhangi bir eksiklik ya da aksaklık yaşanmamasıdır” dileği iletildi.

Açıklamada, “Ülkeyi yönetenlerin hekimler ve sağlık çalışanları başta olmak üzere salgının özel olarak  mağdur ettiği bütün yurttaşları gözeten bir sosyal devlet anlayışını benimsemesinin tarihsel bir zorunluluk olduğu” da hatırlatıldı.

65 yaş üzeri ve kronik hastalığı olanlar özelde de izinli sayılmalı 

TTB Merkez Konseyi, 65 yaş üzeri ve kronik hastalığı olan tüm yurttaşların özel ya da kamu ayrımı yapılmaksızın izinli sayılması gerektiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na taleplerini içeren yazı gönderen TTB, “ kamuda çalışan 65 yaş üzeri ya da kronik hastalığı olan vatandaşların idari izinli sayıldığı, buna karşın özel işyerlerinde çalışanların söz konusu korunmadan yoksun olduğunu” dile getirdi. TTB, “Bir yandan sokağa çıkmamasını beklediğimiz ancak diğer yandan işveren tarafından çalışması istenen kronik hastalığı olanların evinde kalmalarını sağlayabilmek için, sadece kamu çalışanlarının değil bütün çalışanların –hak kaybına uğratılmaksızın- idari izinli sayılmaları için gerekli kararın alınmasını bekliyoruz” dedi.

 

‘Raporların süresi uzatılsın’

TTB, Sağlık Bakanlığı’nın kamuda çalışan ve riskli gruba giren kronik hastaların idari izinli sayılması konusunda bazı tedbirler aldığını, ancak özel sektörde çalışan kronik hastaların da aynı risk altında olduğunu hatırlattı. Özelde çalışan kronik hastaların 14 gün rapor verilerek kalabalık ortamlardan uzaklaştırılması ve izolasyonu için Aile Sağlığı Merkezleri ve hastanelere yönlendirilmesinin ayrıca bir risk oluşturacağına dikkat çeken TTB, bu riskin önlenmesi için SGK’ya bir yazı ile başvurarak, bu kritik süreçte 14 gün rapor verme yetkisinin işyeri hekimlerine de verilmesini istedi.