Mimarlar Odası, Ağaoğlu İnşaatı İmar Planını Yargıya Taşıdı

0
513

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, 30 Mart tarihinde, “Dikmen Vadisi’nde Koronavirüs fırsatçılığı” başlığı ile haberini yaptığımız, (https://bit.ly/3bL8AvO) Ağaoğlu İnşaatı imar planını yargıya taşıdı.

Haberimizde, AKP’nin koronavirüs fırsatçılığı yaparak, Dikmen Vadisi 5. Etap için imar izni verdiği, Ağaoğlu İnşaatın yükselttiği inşaatlar nedeniyle, “Vadilerin beton duvarlarla çevrildiği, yapılaşma nedeniyle Vadiler sisteminin bitirilip, kentin nefessiz bırakılacağını” yazmıştık.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Doğal alanlarımızın, nefes koridorlarımızın ve ekolojik eşiklerimizin parçalanmasına karşı mücadeleye devam ediyoruz” diyerek konuyu yargıya taşıda.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, inşaat izni verilmesine ilişkin, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.10.2019 gün ve 1370 sayılı kararı ile onaylanan “Çankaya İlçesi, Dikmen Vadisi Son Etap 1. Kısım KDGPA 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları değişiklikleri” işleminin yürütmesinin durdurulması ve takiben iptali talebiyle Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

Tezcan Karakuş Candan

‘ANKARA’NIN NEFES KORİDORU’

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Ankara’nın nefes koridoru ve kılcal damarlarından birisi olan Dikmen Vadisi’nin son kalan yeşil alanı 5. Etapta, Ağaoğlu İnşaat tarafından yüksek yoğunluklu yapılaşmaya yapılmasını, yine vadiye yakın yerde konumlanan Dikmen Meslek ve Teknik Lisesi’nin lojmanlarına yıkım kararı geldiğini” hatırlattı. Bu alanında Ağaoğlu inşaata verilmek istendiğini de aktaran Candan, “Dikmen Vadisi’nin son etabında hak sahiplerine kooperatif kurdurularak, Ağaoğlu, Pasifik gibi inşaat firmaları ile anlaşma yaptırıldı. Dikmen vadisinin son yeşil alanında, vadi yamaçlarında yüksek yoğunluklu yapılaşma ile vadi beton duvarlarla çevrelenerek, Ankara’nın nefesi kesilecektir. Vadinin beton duvarlarla çevrilmesi, betonlaşması, kentlerin nefes koridorları vadiler sistemini bitirerek, Ankara kentini nefessiz bırakacak” uyarısı yaptı.

Dikmen Vadisi’nin son nefes alanın korunması ve yapılaşmaya şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğunun da altını çizen Candan, vadi yamaçlarına Ağaoğlu ve Pasifik İnşaat gibi firmalar eliyle  yapılaşmasına olanak sağlayan imar planını yargıya taşıdıklarını söyledi.

Fotoğraf: Mimarlar Odası

‘YAĞIŞ SULARINI EMECEK TOPRAK BIRAKILMAYACAK’

Vadi yamaçlarındaki yapılaşma nedeniyle toprağın yüzey sert zemine dönüşeceği, bunun da yağış sularının toprak tarafından emilmesini engelleyeceğini belirten Candan, “Bu durum, suyun yüzey akışı ile bölgeden uzaklaşmasına yol açacağından, su sisteminin de yok olmasına neden olacaktır” dedi.

Vadi tabanlarının, su kaynakları ve/veya havzalarının bütünleri olarak yerleşim baskısı ve kararları dışında ele alınması gerektiğini de hatırlatan Candan, “Her tür ve ölçekteki planlama çalışmalarında, yapılaşmış alanlar da dahil olmak üzere, vadi tabanlarının tespit edilip, her türlü sel, su baskını vb. tehlike ve risklere mahal vermeyecek şekilde planlanmasının şart olduğunu “ dile getirdi.

Fotoğraf: Mimarlar Odası

Söz konusu plan değişikliği ile yapılaşmaya konu edilmemesi gereken vadi tabanının yer yer yapılaşmaya açıldığını da dile getiren Candan, bu alanların mesken alanı olarak plana işlendiğini, ama yapılaşma koşullarının belirlenmediğini vurguladı. Plana işlenen inşaat alanı üzerinden yapılaşmaya ilişkin belirsizlik yaratıldığını da aktaran Candan, şunları ifade etti:

‘BİLİMSEL İLKELERE GÖRE PLANLAMA YAPILMALI’

“Planlamanın bilimsel, hukuksal ve teknik gereklilikleri doğrultusunda vadi tabanında doğal su akışının devamının sağlanması açısından mevcut doğal yapısının korunmadığı, kamuya ait kullanım sürekliliğinin oluşturulmadığı, yapılaşmaya yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmediği belirlenmiştir. Planlamanın bilimsel ilke ve esasları ile birlikte planlama mevzuatı açısından, dere yatakları, vadi tabanı niteliğindeki alanların yapılaşma alanı dışında bırakılması zorunludur. Dereler yağmur sularını drene eden, yer altı suyunu besleyen çok önemli drenaj alanlarıdır. Şehir planlamasında dereler, kuru dereler, vadi tabanları doğal eşik olarak kabul edilir, üzerine hiçbir şekilde yapı yapılmaması gerekir.”

Dikmen Vadisi Son Etap 1. Kısım KDGPA 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları değişikliği ile üst ölçekli planlarda öngörülen açık alan ve nüfus dağılımının dengesini bozacak düzenlemeler yapıldığının altını çizen Candan; “Plan ile önerilen nüfusun ihtiyacı olan teknik ve sosyal altyapı ve üstyapı alanları ile birlikte yapılaşma alanı, üst ölçekli planda belirtilen büyüklüğü yayılarak aşmakta ve vadi tabanı adeta yapı adaları arasında ‘iç bahçeye’ dönüştürülmektedir.  Yapılaşma alanındaki bu yayılma vadinin doğal niteliğini değiştirmektedir. Dikmen Vadisi rantçıların iç bahçesi değil halkın vadisidir’’ uyarısı yaptı.