Küresel salgında korkutan senaryo ‘Her 4 kişiden birinde Corona vakası görülebilir’

0
550

Tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs salgını için ürküten bir senaryo hazırlandı. Buna göre gerekli önlemler alınmayıp salgın şiddetlenirse Türkiye’de 20 milyon vaka görülmesi mümkün.

Sağlık Bakanlığı’nın geçen yıl hazırladığı “Ulusal Pandemi Planı”nda; “Orta şiddetli bir senaryoda 16 milyon vaka görülebileceği, 8 milyon klinik başvurusu olacağı, 160 bin kişinin normal serviste, 24 bin kişinin ise yoğun bakıma yatacağı öngörülüyor. 59 bin 200 kişinin ise hayatını kaybedeceği belirtiliyor.

Çin’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Coronavirüs (Covit-19) salgını, yetersiz önlemler nedeniyle her gün daha fazla insana bulaşarak yayılmaya devam ediyor. İYİ Parti Grup Başkanvekili, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl konuyla ilgili yaptığı çalışmayı gündeme getirmişti. Bakanlığın geçtiğimiz yıl Nisan ayında hazırladığı “Ulusal Pandemi Planı”nda yer alan bilgileri kamuoyu ile paylaşan Türkkan, “Orta şiddetli bir senaryoda 16 milyon vaka görülebileceği, 8 milyon klinik başvurusu olacağı, 160 bin kişinin normal serviste, 24 bin kişinin ise yoğun bakıma yatacağı öngörülüyor. 59 bin 200 kişinin ise hayatını kaybedeceği belirtiliyor. Şu anki duruma baktığımızda rakamlar durumun ciddiyetini, Hükumetin ise krizi yönetmede hantal olduğunu gösteriyor” ifadesini kullanmıştı.

HER 4 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLEBİLİR

Bakanlığın hazırladığı söz konusu planda, olası bir pandemi ile ilgili 3 farklı senaryo bulunuyor. Buna göre pandemi şiddetinin “mevsimsel” olduğu senaryoda kümülatif atak hızı yüzde 15, hasta sayısı 12 milyon, sağlık kuruluşlarına başvuru sayısı 6 milyon, hastaneye yatış sayısı 60 bin, yoğun bakım ihtiyacı 9 bin olarak belirlendi. Bu mevsimsel senaryoda ölüm sayısı bin 200 olarak belirtildi.

Türkkan’ın dile getirdiği orta şiddetli senaryoda ise kümülatif atak hızı yüzde 20, hasta sayısı 16 milyon, sağlık kuruluşlarına başvuru sayısı 8 milyon, hastaneye yatış sayısı 160 bin, yoğun bakım ihtiyacı da 24 bin olarak öngörüldü. Bu senaryoda 59 bin 200 kişinin yaşamını yitirebileceği tahmin edildi.

Bakanlığın planında yer alan yüksek şiddetli bir pandemi durumunda ise çok daha yüksek hasta ve ölüm sayısı gündeme geldi. Planda yüksek şiddetli bir pandemide, Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte biri olan 20 milyon hasta sayısına ulaşılabileceği belirtilirken, sağlık kuruluşlarına başvuru sayısının 10 milyon, hastaneye yatış sayısının 500 bin, yoğun bakım ihtiyacının 75 bin olabileceği öngörüldü. Söz konusu şiddetli senaryoda ölüm sayısının 200 bini bulabileceği ifade edildi.

İKİNCİ SALGIN SÖZ KONUSU

Bakanlığın söz konusu planında, küresel salgının yeni bir influenza A (mevsimsel grip) virüsü nedeniyle meydana gelebileceği tahmin edildi. Söz konusu salgınla ilgili özetle şu öngörülere yer verildi:

– Bu yeni virüs daha önce bilinen ve dolaşımda olmayan bir virüs olabileceği gibi, başka bir canlı türünden insana adapte olan yeni bir virüs de olabilir.

– Daha önceki planlarda bu virüsün ilk salgın belirtilerini Uzakdoğu’da yapacağı düşünülmüş ancak bunun böyle olmadığı görülmüştür. Bu nedenle hastalık belirtilerinin nereden başlayacağı bilinmemektedir.

– Hastalık dünyadaki ülkelerden birinde başladıktan kısa bir süre sonra ülkemize ulaşabilir veya ülkemizden de başlayabilir.

– Pandemi birden fazla dalga halinde olabilir (hastalık salgın olarak başlar, salgın durur, ikinci bir kez salgın tekrarlayabilir)

– Pandemi süresinin, hiçbir müdahale yapılmazsa 10-12 hafta olacağı öngörülmektedir. Salgın, pik zamanını 4.-6. haftalar arasında gerçekleştirecek ve vakaların yaklaşık yüzde 45-55’i bu üç hafta içerisinde (pik öncesi, pik haftası ve pik sonrası) ortaya çıkacaktır.

– Yapılan müdahalelerin, salgından etkilenen vaka sayılarının zamana yayılmasına ve pandeminin süresinin uzayıp, şiddetinin azalmasına yol açacağı düşünülmektedir.

İLERİ DÜZEY MASKE KULLANILMALI

Sağlık çalışanlarının büyük kısmı, yeterli koruyucu önlem olmaksızın hizmet vermeye çalışırken, Bakanlığın ilgili planında, alınması gereken önlemler de yer aldı. Planda “Pandemi sırasında sağlık personelini korumak ve kurum içi enfeksiyon kontrol önlemlerini almak amacıyla” kullanılması gereken malzemeler arasında “en az FFP2 veya N95 düzeyinde maske” de yer aldı. Plana göre sağlık çalışanlarının kullanması gereken koruyucu malzemeler, “sabun, alkol bazlı el antiseptiği, nonsteril eldiven, cerrahi maske, en az FFP2/N95 tipi maske, koruyucu gözlük ve tek kullanımlık önlük” olarak belirtildi.

İYİ PARTİ GRUP BAŞKAN VEKİLİ TÜRKKAN: “SALGININ GELECEĞİ BİLİNİYORDU”

Bakanlığın hazırladığı plan ile ilgili açıklamalarda bulunan İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, salgının geçtiğimiz yıldan beri bilindiğini ancak bu konuda hükümetin gerekli önlemleri almadığını söyledi. Türkkan şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün dükkanların kapanmasının, yüzbinlerce insanımızın işsiz kalmasının, ödenemeyen kiraların ve faturaların, her gün işe gitmek zorunda kalırken hastalığa yakalanan insanların sorumlusu bu Hükümet’tir. Salgın Suudi Arabistan’da boy gösterirken umre ziyaretlerine izin vererek hastalığın hızla yayılmasının sorumlusu, pandemiyi durdurmanın tek yolu sokağa çıkma yasağı iken göz göre göre seyirci olan bu Hükümet’tir. Madem salgının geleceğini biliyordunuz, madem bir planınız vardı, hastalığın Türkiye’de yayılmasını neden beklediniz? Neden toplumu bilinçlendirmediniz, neden önceden hiçbir ekonomik hazırlığınız olmadı? Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı plan, Parlamenter Sistem’de Meclis Genel Kurulu’na gelmiş olsaydı, tek adam sisteminin ‘yaptım oldu’ anlayışına mahkum olmayacaktı. Bugün bütün ülkeyi ilgilendiren küresel bir tehdide karşı alınması gereken önlemlerin Saray düzeninin insafına bırakılmasının bedelini ödüyoruz. Salgın uzadıkça bu bedel daha da ağırlaşacak. Devlet iyi günde değil kötü günde belli olur. Hükümet Sağlık Bakanlığı dışında çok kötü bir sınav veriyor. Böyle bir salgının etkileri biliniyorken ekonomi alanında bir kriz planının olmaması ya da hazırlanan bir planda ekonomi uzmanlarının aktif rol almaması büyük bir sorumsuzluktur. Şu anki duruma baktığımızda rakamlar durumun ciddiyetini, Hükumetin ise krizi yönetmede hantal olduğunu gösteriyor. Yaklaşan bir pandemi tehdidinin varlığı biliniyordu ve zamanında önlem almayan yönetimlerin varlığı bu salgını kontrol edilemez noktaya getirdi.”