TTB: ‘Adaletli ve eşitlikçi İnfaz Yasası cezaevlerinde sağlık ve yaşam hakkı için elzemdir’

0
285

AKP’nin MHP’nin de desteği ile Meclis’e getirip, Adalet Komisyonu’ndan geçirdiği İnfaz Yasası’na ilişkin değişikliğe bir tepki de TTB’den geldi. TTB, “Adaletli ve eşitlikçi İnfaz Yasası cezaevlerinde sağlık ve yaşam hakkı için elzemdir” değerlendirmesi yaptı.

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek olan infaz düzenlemesine ilişkin yasa teklifine birçok kesimden tepki gelirken; Türk Tabipleri Birliği (TTB) “sağlık ve yaşam hakkı” uyarısı yaptı. TTB, “Adaletli ve eşitlikçi bir infaz yasasının cezaevlerindeki sağlık ve yaşam hakkı için elzem” olduğunu belirtti.

TT Merkez Konseyi’nden yapılan uyarı açıklamasında, COVID-19 enfeksiyonunun nasıl bulaştığı anlatılarak, “Hastalığın benzerlerine göre bulaşıcılığı oldukça yüksek olup, hastalığı geçirmemiş kişilerin risk altında olduğu bilinmektedir” denildi. Yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişilerle birlikte, cezaevleri, huzurevleri, çocuk bakım evleri gibi yerlerde kalanlar için riskin diğer gruplara göre çok yüksek olduğu vurgulanan açıklamada şunlar ifade edildi:

‘CEZAEVLERİNDE BULAŞI RİSKİ DAHA YÜKSEK’

Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 355 hapishanede 294 bin mahpus bulunuyor. Bunlar içinde daha suçlu olduğu mahkemeler tarafından kararlaştırılmamış onbinlerce tutuklu da yer alıyor.  Ayrıca cezaevlerinde sayıları yaklaşık 140 bini bulan ve zor koşullarda çalışan doktor, diş hekimi, psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı, sağlık memuru, gardiyan ve jandarma görev yapıyor. Bu çerçevede yaklaşık 440 bin kişinin COVID-19 salgınından toplumun diğer bireylerine ve kesimlerine göre etkilenme ve birbirlerine bulaştırma olasılığı çok yüksek.

‘HAVALANDIRMA YETERSİZ, HİJYEN İYİ DEĞİL’

Hapishaneler havalandırmanın yetersiz, kişisel alan ve hijyenin iyi olmadığı kapalı mekanlar. Yoğun ve sürekli değişen nüfus, cezaevlerinde çalışan görevlilerin dışarı ile sürekli temas halinde olmaları, hapishanelerin özellikleri ve organizasyonu bu tür salgınların yayılması için oldukça elverişli ortamlar.

Hastalığı önlemenin en etkili yolu tıbbi içeriklerine uygun olarak, karantina, izolasyon ve fizik uzaklık uygulaması. Hapishane koşulları ve uygulamalar göz önüne alındığında tutuklu ve hükümlülerin gerekli fizik uzaklığı korumaları mümkün değil. Olabilecek olası bir bulaş sonrasında bütün tutuklu ve hükümlülerin COVİD-19 hastalığına yakalanması ve cezaevi koşullarında sağlık hizmetlerine erişimde yaşanacak sıkıntılar da göz önüne alındığında yaygın ölümlere varan sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olacak.

‘CEZAEVLERİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM ZOR’

Olağan zamanlarda da cezaevlerinde hükümlü ve tutukluların sağlık hizmetlerine erişiminin zor olduğunu biliyoruz. Mahpusların yeterli ve dengeli beslenememeleri, sabun ve deterjan başta olmak üzere, hijyen malzemeleri gibi temel ihtiyaçlara ulaşmada zorluk çekmeleri ve bu ihtiyaçların parayla karşılanması, benzeri nedenlerle hapishanelerdekilerin bağışıklık sistemlerinin son derece zayıf olduğu bilinmekte. Bu nedenle salgından etkilenme ve hastalanma riskleri yüksek.

Dünyadaki deneyimler ışığında, bu salgının görüldüğü birçok ülkede hükümetler, cezaevlerinde ayrımsız tahliyeler başlattı. Ayrıca, Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği üye devletlere ‘cezaevlerindeki insan sayısını azaltmaları için acil harekete geçme’ çağrısı yaptı; ve ‘Hükümetler şimdi, her zamankinden çok daha fazla, yasal bir temel olmadan hapsedilen, siyasi mahkumlar ve sadece eleştirel ya da muhalif görüşler ifade ettikleri için hapsedilenler dahil her bir kişiyi serbest bırakmalı’ tavsiyede bulundu.

‘RİSK GRUPLARINDAKİLERE TAHLİYE’

Bu tavsiyenin de bir gereği olarak salgının daha fazla tehdit ettiği risk gruplarından başta hasta mahpuslar olmak üzere özellikle risk grubunda olanların (60 yaş ve üstü yaşta olanlar, kronik hastalıkları (tansiyon, şeker vb.) olan, bağışıklık sistemi zayıf olan, bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçları kullananlar, çocuklu ve hamile olanların) bir an önce tahliyesi ve tüm mahpusları kapsayacak ve mahpuslar arasında ayrımcılığı gütmeyen eşit ve adil bir infaz değişikliği gerçekleştirilmelidir.

‘SAĞLIK HAKLARINA ERİŞİMLERİ İÇİN…’

Ayrımsız ve ayrıcalıksız herkesin yaşam hakkını savunan bir hekim örgütü olarak;Sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkı, mahpuslar için de en temel haktır. Bu nedenle cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin de sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam haklarının korunması tüm hukuk devletlerinde yasal güvence altındadır ve bu hakkın korunması için gerekli önlemlerin alınması devletlerin sorumluluğundadır. Cezaevine girmiş bir kişi alıkonulma nedeni ne olursa olsun, sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam hakkından mahrum bırakılamayacağını hatırlatıyor, COVİD-19 salgınına karşı gerekli önlemleri almaya ve infaz düzenlemesinde eşitlikçi olmaya davet ediyoruz.