Koronavirüse karşı sansür ‘tedbiri’

0
770

Cumhurbaşkanı tarafından “koronavirüse karşı yeni ekonomik ve sosyal tedbirler”diye ifade edilen ve hazırlığı süren tekliften internete sansür çıktı. Meclis’e gönderilecek olan teklifi, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Mutlu Binark, “İnternetin boğazı sıkılacak” diye değerlendirdi.  İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak, “VPN ile de ulaşamayacaksınız”, Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Faruk Çayır ise “İnsanlara evden çıkmayın diyorsunuz, habere ulaşmasını engelliyorsunuz”  diye değerlendirdiler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son kabine toplantısından sonra duyurduğu, “koronavirüse karşı yeni ekonomik ve sosyal tedbirler”  teklifinin AKP Grubu’nda görüşüldükten sonra Meclis’e gelmesi bekleniyor. 62 maddeden oluşan teklif taslağında kimi maddelerin sosyal medya ve internet kullanımına sınırlamalar getireceği belirtiliyor.

“Sosyal medyada yer alan hukuka aykırı içeriğin kaldırılması veya içeriğe erişimin engellenmesi hususunda içerik veya yer sağlayıcılar bakımından yetkili bir muhatap bulamamak ya da çok geç bulmak, yurtdışı kaynaklı internet aktörlerine Türkiye Cumhuriyeti kurum ve kuruluşlarının tebligat, bildirim ve taleplerinin aktarılması konusunda sorunlar yaşandığı” gerekçesiyle, teklifin 56. Maddesi ile 5651 sayılı Kanuna EK-4 üncü maddesi şöyle düzenleniyor; “Sosyal ağ sağlayıcılara, en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemek ve bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirme yükümlülüğü, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmakla yükümlülüğü, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren üç aylık dönemlerle rapor hazırlama yükümlülüğü getirilmesi.”

İnternete erişime yeni bir sansür anlamına gelecek bu düzenlemeyi, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Mutlu Binark, İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak ve Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Faruk Çayır Halagazeteciyiz’e değerlendirdi:

‘DAHA ŞEFFAF BİLGİYE ERİŞİM GEREKİRKEN…’

Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Mutlu Binark, herhangi bir şekilde bir pandemi vakasında yapılması gerekenin daha fazla doğru ve şeffaf bilgiye erişimin sağlanması olması gerekirken, bu düzenlemenin,  yurttaşların bilgiye erişim hakkının elinden alınması anlamına geleceğini ifade etti.  Pandemi ile mücadelenin “İnternet ortamında bant genişliğinin arttırılması, bilgiye erişimin ve açık erişim kaynaklarının desteklenmesi , pandemiyle ilgili makalelere, araştırmalara açık erişim sağlanması” gerektiğini dile getiren Binark, oysa yapılmak istenen düzenlemenin bunun tam tersi olduğunu belirterek, yapılmak istenenin “internet sitelerinin boğazını sıkmak” olacağını söyledi.

‘BANT GENİŞLİKLERİNİN YÜZDE 50 AZALTILMASINDAN SÖZ EDİLİYOR’

“İnternet sitelerinin bant genişliklerinin yüzde elliye kadar azaltılmasından söz ediliyor. Bu şu anlama geliyor; bir siteye girmeye çalıştığınızda o site yayında olacak ama erişemeyeceksiniz. Bu düzenlemeyi yapanların zihninde bazı sitelere erişilmemesi gerektiğine yönelik bir tahayyül olduğunu gösteriyor. Bunlara erişilmemesi yurttaşların bilgiye erişim hakkının elinden alınması demek” değerlendirmesini yapan Binark, bu uygulamanın nasıl işleyeceğini de şöyle anlattı: Her şeyin iyi olduğu yönünde bir propaganda başladı, son 2-3 gündür bu yoğun olarak yapılıyor. Buna karşın problemin göründüğü gibi olmadığı, bütün dünyada problemin devam ettiği bizde de uygulamaların yanlış olduğunu söyleyecek olan yerel haber siteleri de olabilir, dışarıdan yabancı medya da olabilir. Bunlara erişimin kısıtlanacağını gösteriyor.”

‘İNTERNETİN BOĞAZI SIKILACAK’

Oysa yapılması gerekenin tam tersi olduğunu dile getiren Binark, “İnsanlardaki paniği yatıştırmanın, daha doğru davranılması için tedbirlerin daha düzgün alınması, alınan tedbirlerin doğru işleyebilmesi için kişilerin daha doğru bilgiye erişmesi gerektiğini” söyledi. Binark, “troll ordusunun son iki gündür iş başında olduğuna” ilişkin gözlemini de aktaran Binark, “Nitelikli bilgiye erişmenin de çok zor, ana akım medyadaki problemin zaten çok aşikar” olduğuna dikkat çekti. Binark; “Bu durumda internet üzerinden doğru haber kaynaklarına erişmeye çalışanların bilgiye erişim hakkının kısıtlanacağını görüyoruz. Haber siteleri ile de sınırlı kalacağını sanmıyorum. Çevrimiçi yayın yapan kanallara da yansıyacak. İnternetin boğazının sıkılmasının uygulanacağını görüyorum” değerlendirmesini yaptı.

‘VPN DE ÇÖZÜM OLMAYACAK…’

İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak ise getirilmeye çalışılan düzenlemenin Twitter, Facebook ve İnstagram gibi platfomların erişim engelleme kararlarını uygulamamaları durumunda onları zorlamaya yönelik bir hüküm olduğuna işaret etti.

Getirilmek istenen hükümle, internet hizmet sunucularına,  “O verileri bize verin” denileceğini, vermediği zaman da hakkında bir şekilde işlem yapılacağını anlatan Altıparmak, “Türkiye’deki 400 bin internet sitesinin ve 100 binlerce URL hesabının erişim engelli olduğunu düşünürseniz -ama bunların çok önemli bir kısmı Twitter ve Facebook hesapları- buradaki sonuç şu; özellikle siyasetçilerle ilgili haberlerin çok önemli bir kısmını erişeme engelliyorlar ama bunu uygulatamıyorlardı. Şimdi her şey ulaşılamaz hale gelecek. VPN ile de giremeyeceksiniz, çünkü ulaşılamaz hale gelecek. Twitter kendisi kaldırmak zorunda kalacak. Twitter sadece yurtdışında değil, kökten kaldırmak zorunda kalacak bunu. İkinci olarak anonim hesaplar Türkiye’de ise bunu tespit edip, gidip yakalamaya çalışacaklar. Niyetleri o” yorumunu yaptı.

‘KRİZ ANINDA İNTERNET ERİŞİMİNE KISITLAMA GETİRİLEMEZ’

Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Faruk Çayır da söz konusu düzenleme ile Türkiye’ de Covid-19 salgınının fırsat olarak kullanılarak, yeni bir internet ve sosyal medya sansürü getirilmeye çalışıldığını dile getirdi. Çayır, yasa teklifinin internet ile ilgili düzenlemesine “milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” gibi gerekçeler sunulmasının, bu düzenleme ile hiçbir alakasının olmadığını da dile getirdi. Çayır, “Tüm dünyanın salgın ile mücadele için olağanüstü bir çaba sarf ettiği dönemde, sosyal medya platformlarına engelleme ve sansür getirilmesi tam aksine kamu düzenini ve genel sağlığı daha fazla tehlikeye sokacaktır” uyarısında bulundu.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu üyesi olduğunu anımsatan Çayır, komisyonun açıklamasına göre internet erişiminin kriz anında kritik olduğunu ifade etti. BM İnsan Hakları Komisyonu’nun açıklamasına göre acil durumlarda, internet erişimine kamu düzeni veya ulusal güvenlik gerekçeleriyle kısıtlamalar getirilemeyeceğini belirten Çayır, “Şu an hükümette krizi fırsata çevirme anlayışı hakim. O yüzden direkt interneti ya da sosyal medya platformlarını ilgilendiren bir husus konu olmamasına rağmen buna da el atmaya çalışıyorlar” dedi.

‘YAPTIKLARI İLE GETİRMEYE ÇALIŞTIKLARI ÇELİŞİYOR’

Çayır, bu yasa teklifiyle, bir internet sitesine ya da sosyal medya platformuna farklı botlar yönlendirilerek ya da internete erişimi kesintiye uğratmadan ‘biz engellemiyoruz ama girilmesini yavaşlatıyoruz’ gibi bir sistemin yerleştirilmeye çalışılacağını söyledi.

Sağlık Bakanı’nın dahi salgınla ilgili bütün verileri, alınması gereken tedbirleri, basın açıklamalarını Twitter aracılığıyla yaptığını belirten Çayır, “Yaptıklarıyla getirmeye çalıştıkları düzenlemeler birbiriyle çok çelişiyor. Gerekçe ile yapılan değişikliğin birbiriyle hiçbir alakası yok. İnsanlara ‘evden çıkmayın’ diyorsunuz haberlere ulaşmasını, sağlıklı iletişim kurmasını engelliyorsunuz. Bu, olağanüstü dönemde fayda sağlamak yerine tam aksine daha fazla krize neden olacak bir yasa değişikliği. Bunu kalıcı hale getirmeye çalışıyorlar” dedi.