Fotoğraf her şeyi anlatıyor ama…

0
392

2017 yılında öldürülen oğlunun kemiklerini kargo ile teslim alan anne Halise Aksoy, “Eğer devletin yöneticilerinin vicdanı varsa böyle şeyleri kabul etmesinler” dedi. Oğlunun kemikleri kucağında fotoğrafı ile  hafızalara kazınan Aksoy, Başka anneler ağlamasın, benimki son olsun. Bu zulmü kaldırsınlar, yeter” diye isyan etti.

2017 yılında Tunceli’de çıkan bir çatışmada ölen 1995 doğumlu PKK’lı Agid İpek’in cenazesi ailesine kargo ile gönderildi. Konuyu Meclis’e taşıyan HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Özsoy, “Agit İpek’in cenazesinin bir kargo kutusu içinde PTT yoluyla ailesine gönderilmesini hukuki ve insani değerlere uygun buluyor musunuz?” diye sordu. Tunceli Başsavcılığı ise kemiklerin kargo ile gönderildiği haberlerini yalanladı.

Telefonda görüştüğümüz anne Halise Aksoy, az bildiği Türkçesi ile yaşananları Halagazeticiyiz’e anlattı. İstanbul’da olduğu sırada telefonla arandığını belirten anne Aksoy’a Diyarbakır’da dosyasının olduğu söylendi. 3 yıldır oğlundan haber bekleyen Aksoy, dosyanın oğluyla ilgili olup olmadığını sorunca “söyleyemiyoruz, gizli” yanıtını aldı.

‘SEN NE SUÇ İŞLEDİĞİNİ BİLİYORSUN’

Diyarbakır’a dönen Aksoy, tekrar emniyetten aranınca komşusundan rica etti ve emniyete gitti. Emniyetten, “Emanetin var, adliyeye git alacaksın” dediler. Adliyeye gittiği sırada polisin kendisini içeri almadığını ifade eden anne Aksoy, “Gelme içeri yasak, ayın 30’unda gel dediler. Niye dedim, ‘sen ne suç işlediğini biliyorsun’ dediler. Ben ne suç işledim, kağıdı sana gönderiyorum, emanetiniz var dediler emanetimiz nedir, söyleyin bize” diye diye sorduğunu anlattı. 15 gün sonra bir akrabasıyla yeniden adliyeye giden Aksoy yaşananları şöyle anlattı:

“Kimliğin yanında mı diye sordular, kimliğimi aldılar, imza at dediler. Tamam imza atacağım ama emanetim nedir diye sordum. Kemiğiniz burada, kemiğinizi alacaksınız dediler. Baktım, kemik benim arkamda, bir poşet orada. Kemiği bize teslim ettiler. Kargoyla kemiği göndermişler hem Dersim’e hem Diyarbakır’a kaç sefer o kemiği götürmüşler, getirmişler. İnsanlık yok bunlarda, ben ne diyeceğim de böyle yani.”

‘DONDUM KALDIM’

Kemikleri aldığı anki yüz ifadesiyle zihinlere kazınan anne Aksoy, o an donup kaldığını, öylece durduğunu söyledi. Dünyada hiç böyle bir şey olmaması gerektiğini söyleyen Aksoy, “Bunlar insanlıktan çıkmışlar. Abla sana su getireceğim dediler, sizin suyunuzu içmiyorum dedim. Kemiğimizi yere attınız, kargoyla gönderdiniz” diye konuştuğunu ifade etti.

‘VİCDANLARI VARSA KABUL ETMESİNLER’

“Ben çok Türkçe bilmiyorum ama benim içim yanıyor” diyen anne Aksoy, konuşmakta güçlük çekerek şöyle devam etti:

“Kemiğimi aldım, getirdim eve. Durdum öylece, kimi arayacağımı şaşırdım. Eğer devletin yöneticilerinin vicdanı varsa böyle şeyleri kabul etmesinler. Başka anneler ağlamasın. Benimki son olsun. Bu zulmü kaldırsınlar, yeter.

‘3 KİŞİ DEFNETTİK’

Anne Aksoy, cenazeyi Mardin’deki köylerinde defnetmek istediklerini ve 3 kişinin katıldığını söyledi. Cenazesini, asker ve polis ablukası altına alınan ve etrafı güvenlik çemberi ile çevrili olan mezara defnettiğini anlatan Anne Aksoy, “Kemikten bu kadar mı korkuyorsunuz” dediğini de aktardı.

3 YILDIR ARIYORDU…

Oğlunun dağa çıktığında 15 yaşında olduğunu ifade eden Aksoy, “Biz kayboldu sandık, dağa çıktığından haberimiz olmadı, aradık ama bulamadık. Bir gün telefon geldi, 3 yıl sonra, dağa çıktığını öğrendik” dedi. 21 yaşındayken Tunceli’de çıkan çatışmada ölen Agit İpek’in ölüm haberini medyadan öğrendiğini ifade eden Aksoy, oğlunun cenazesini 3 kişi defnettiklerini dile getirdi.

KARGO İLE CENAZE TESLİMİ ADALET BAKANINA SORULDU

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy da konuyu Meclis’e taşıdı. Cenazenin kargoyla taşınmasına tepki gösteren Özsoy, “Tüm kültür ve inançlarda ölen kişinin dini, dili ve ırkı ne olursa olsun cenazeye saygı esastır. Cenazeyi usulüne göre gömme, taziye kurma, yas tutmaya saygı duymak evrensel bir etik değer ve haktır. İslamiyet’te de kimliğine bakılmadan ölüye yaklaşımda saygı vardır” dedi. Özsoy, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e şu soruları yöneltti:

“- Cenaze neden üç yıl bekletildi?

– Cenazenin bir kargo kutusu içinde PTT yoluyla ailesine gönderilmesi hukuk ve insani değerlere uygun buluyor musunuz?

– Hem insani ve dini değerlere hem de bir suç olan ölünün hatırasına hakaret olduğu halde böylesi bir çirkin yönteme niye başvurulmuştur?

– Bakanlığınız, cenazeyi kargo ile yollayan sorumlular hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma başlatacak mı? Yoksa, “ölen Kürt’tür, teröristtir” deyip sorumluların da sırtını sıvazlayıp mükâfatlandıracak mısınız?”