Covid-19’un karanlık yüzü: Ölüm raporları

0
835

Sağlık Bakanlığı ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) arasındaki koronavirüs salgınının gerçek boyutuna ilişkin tartışma büyüyor. Kayıtlara Covid-19 diye geçirilmeyen ölümler olduğunda ısrar eden TTB, bakanlığı kamuoyuna ölüm raporlarıyla ilgili gerçekleri açıklamaya çağırıyor.

“Türkiye’de Covid-19 vakaları, Covid-19 şikayetleri nedeniyle hastaneye başvuranlara yapılan PCR testlerinin sonuçlarına göre kayıtlara geçiriliyor. Ancak bu testlerin doğruluk oranı en iyi ihtimalle yüzde 55-60.”

Bu sözler Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman’a ait. Adıyaman, testi negatif çıktığı halde, klinik ve radyolojik bulguları Covid-19’u doğrulayan, Covid -19 tedavisi gören çok sayıda hasta olduğunu ve bunların kayıtlara geçirilmediğini söylüyor.

Adıyaman bu durumun nedeninin Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid-19 salgını sırasında ölüm kayıtları için önerdiği iki farklı uluslararası kodun Türkiye’de uygulanmaması olduğunu dile getiriyor. Bu kodlar; PCR testi pozitif olanlar için U07.1 (Covid-19 virüs tanımlanmış) ve PCR testi negatif olanlar için U07.2 (Covid-19 virüsü tanımlanmamış) olarak adlandırılıyor.

Adıyaman, Covid-19 semptomları gösteren ancak PCR testi negatif çıkanların olası Covid-19 vakası olarak değerlendirilmesi ve ölümleri halinde de U07.2 koduyla kayda alınmaları gerektiğinin altını çiziyor, “DSÖ’nün bu kuşkulu, olası vakalar için önerdiği U07.2 kodunun kullanılmaması vakaların gerçek boyutunu öğrenmemizi engelliyor” diyor.

Sağlık Bakanlığı ise başından beri Türkiye’de salgının dünyanın öteki ülkelerinden farklı seyrettiğini, salgınla ilgili her durumun şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldığını savunup, TTB’nin beklentilerini geri çevirdi.

‘DOĞAL ÖLÜM’ YAZAN RAPORLAR

Sağlık Bakanlığı, Covid-19’la ilgili hiçbir belirsizliğin olmadığını savunurken, Mersin Silifke’de aile hekimi Dr. Erdinç Şahin’in hayatını kaybetmesi TTB’nin salgının boyutlarıyla ilgili şüphelerini bir kez daha gündeme taşıdı.

Mersin Silifke’de aile hekimi Dr. Erdinç Şahin, Covid-19 testleri negatif çıkmasına karşın Covid-19 tanısı doğrultusunda öngörülen tedaviyi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Şahin’in ölüm raporunda ölüm şekli;  “Bulaşıcı Hastalık – Doğal ölüm” olarak işaretlendi, ölüm nedeni bölümüne ise  “ViralPnömoni” yani zatüre yazıldı.

Klinik ve radyolojik bulguları Covid-19’u işaret ettiği için Şahin’in koronavirüs tedavisi gördüğünü duyuran TTB, Sağlık Bakanlığı’nı Şahin’in gerçek ölüm nedenini açıklamaya çağırdı. Şahin’le aynı durumda olan yüzlerce hasta olduğunu duyurdu.

TTB 2.Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu, “Covid-19 tanısı PCR pozitiflik ya da negatiflikle sınırlı değil. Yani testi negatif olup da tedavi gören, tanısı konan ilaçları bakanlık tarafından verilen yüzlerce, binlerce insan var. Bunların kayda geçmesi, bu bilginin görünür olması çok önemli” diyor. Sağlık Bakanlığı’nın Şahin’in gerçek ölüm nedenini açıklamasında ısrar edeceklerini vurgulayan Çerkezoğlu, “Bizim bildiğimizi kamuoyunun da bilmesi, salgınla mücadelede şeffaf verilerin ortaya konması çok önemli” çıkışı yapıyor.

‘İŞ KAZASI SAYILMASI GEREKİR’

Peki koronavirüs kaynaklı olduğu halde ölümler neden raporlara koronavirüs olarak geçirilemiyor? Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri  Dr. Ali Karakoç, Sağlık Bakanlığı’nın ısrarla Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kodlama sistemine uymaması yüzünden doktorların şeffaf bir raporlama yapamadığını hatırlatıyor.

Karakoç, “Laboratuvar, klinik ve uyguladığınız tanı şemasını Covid-19 hastasına uygun olarak yapıyorsunuz ve bu hasta ex olduğunda aslında Covid-19 tanısıyla ölüm bildirim raporunu hazırlamanız gerekiyor. Halk sağlığı bildirim sistemi buna izin vermiyor. Elinizde bir tane bile pozitif PCR testiniz yoksa bile buna Covid-19 tanısı girerek ölüm raporunu tamamlayamıyorsunuz ne yazık ki” diyor.

Bu durumun iki büyük soruna yol açtığını anlatan Karakoç, bunlardan birinin; ölüm raporları ve hasta kayıtları doğru olmadığı için salgınla ilgili veri analizinin de doğru yapılamayıp, salgınla mücadelede stratejinin doğru yürütülememesi olduğunu söylüyor.

Karakoç, ikinci sorunun doğrudan sağlık çalışanlarıyla ilgili olduğunu belirtiyor. Sağlık Bakanlığı’nın görevi başında Covid-19 tanısı alan sağlık çalışanları için “iş kazası” tanımı getirdiğini hatırlatan Karakoç, “Vefat durumunda, ölüm raporları Covid-19 olarak düzenlenmediğinde sağlık çalışanlarının yakınları her türlü tazmin haklarından yoksun kalıyor” diyor. Karakoç, bu yüzden ölüm raporlarının doğru hazırlanmasının kritik önemde olduğunu n altını çiziyor.