TMMOB: İş kazaları ve cinayetleri sürekli artıyor

0
430

TMMOB Makine Mühendisleri Odası, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatını sermaye belirlediği için iş kazalarının ve cinayetlerinin sürekli arttığına dikkat çekti.

Türkiye’de, iş cinayeti de denilebilecek iş kazalarından ölümler artarak sürüyor. Her yıl 4-10 Mayıs’ta İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) haftası nedeniyle bu konuda nutuklar atılıp, önlemlerin artırıldığı söylense de gerçeğin böyle olmadığını işin uzmanları söylüyor.

İSİG haftası nedeniyle işçi cinayetlerine dikkat çeken TMMOB Makina Mühendisleri Odası, mevuzatın ölümleri artırdığına dikkat çekti.

MMO tarafından yapılan açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) mevzuatını sermaye çıkarları belirlediği için vakaların sürekli artış gösterdiğine dikkat çekildi. Her yıl konunun etkinliklerle geçiştirildiği belirtilen açıklamada, bu yıl ise ilgili bakanlık ve genel müdürlüğün bu etkinlikleri bile yapmadığı, internet sitelerinde herhangi bir duyuruya yer verilmediği de belirtildi.

MMO açıklamasında, artan iş kazaları ve ölümler nedeniyle 2012 yılında  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarıldığı, ancak buna rağmen rağmen kazaların ve cinayetlerin artarak devam ettiği ifade edildi. TMMOB, ölümlerdeki bu artışa ilişkin şu tabloya yer verdi:

İŞ KAZASI OLMAYAN İL KALMADI

SGK verilerine göre, 2012 yılına göre 2018 yılında meydana gelen iş kazalarında yüzde 475 oranında artış yaşandı. 2013 yılından sonra iş ise kazası olmayan il kalmadı. “2012 yılında çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na rağmen iş kazaları/cinayetlerinde görülen artışlar, sermayenin azami kâr hırsı ve emek aleyhine politikalardan kaynaklandığı” belirtildi.

‘COVİD-19 MESLEK HASTALIĞI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ’

İş kazaları ve meslek hastalıkları; özelleştirme, sendikasızlaştırma, esnek/güvencesiz ve kayıt dışı istihdam, çalışma koşullarının ağırlığı, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsünün yoğunluğu ve en son Covid-19 salgınına karşı önlemlerin yetersizliği nedeniyle arttı.

DİSK üyesi işçiler arasında yapılan bir araştırmaya göre, işçilerdeki Covid-19 pozitif vakası oranı Türkiye genelinin 3,2 katı olarak gerçekleşti. İşyerlerindeki COVİD-19 vakaları iş kazası olarak, sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak değerlendirilmeli.

‘COVİD-19 TESPİT EDİLEN İŞYERLERİNDE FAALİYETLER DURMALI’

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu sorumlulukları işverenden çok uzmanlara ve hekimlere yüklüyor. Tam zamanlı iş güvenliği mühendisliği dışlandı,   uzmanlar işverene bağımlı kılındı, iş kazalarında işverenlerin sorumluluğu kaldırıldı.

İSİG mevzuatı sermaye güçlerinin çıkarlarına göre değil çalışanlardan yana; sendikalar, TMMOB, TTB, ilgili bilim çevrelerinin görüşleri ve kamusal denetim ekseninde düzenlenmeli.

MMO bu konuda şu taleplerin yerine getirilmesini istedi:

– Yapılacak tüm düzenlemelerde asıl sorumluluğun işverende olduğu hususu yer almalı; işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıkları ve iş güvenceleri korunmalı.

-Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki, yüzden fazla çalışanın bulunduğu sanayi işletmelerinde ‘tam zamanlı’ iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunlu olmalı.

– En son Covid-19 salgını, çalışanların sağlık hakkının yok sayıldığını bir kez daha göstermiştir. Sağlıklı yaşam, sağlıklı/güvenli koşullarda çalışma, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmetine ulaşabilmenin temel haklardan olduğu hatırlanmalı, düzenleme ve uygulamalar bu gereklilikler üzerinden yeniden kurgulanmalı.

– Çalışılan işyerlerinde virüs bulaşmasını gerçekten ortadan kaldıracak önlemler alınmalı, COVİD-19 tespit edilen işyerlerinde faaliyetler durdurulmalıdır.