“Ölmek değil, yaşamak istiyordu” Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek hayatını kaybetti

0
510

Konser yasaklarının kaldırılması ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskıların sona ermesi amacıyla ölüm orucuna başlayan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek hayatını kaybetti. Gökçek, valiliklerle konser izni konusunda görüşmelerin başlaması üzerine ölüm orucunu 324. gününde sonlandırmıştı.

Grup Yorum üzerindeki konser yasaklarının ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskıların sona ermesi için ölüm orucuna başlayan İbrahim Gökçek, Salı günü eylemine ara vererek tedavi için hastaneye kaldırılmıştı. Gökçek hastanede tedavisi sırasında hayatını kaybetti.

Gökçek’in cenazesi yarın Gazi Cemevi’nden kaldırılarak Gazi Mezarlığı’na defnedilecek.

‘ÖLMEK DEĞİL YAŞAMAK İSTİYOR

İbrahim Gökçek’in babası Ahmet Gökçek de oğlunun eylemini “ölmek değil yaşamak için” gerçekleştirdiğini belirterek, “İbrahim konser vermek istiyor, sanatını halk için yapıyordu. 5 yıldır üzerilerine yapılan baskı için mücadele ettiler. Ama yapacak bir şeyleri kalmamıştı. İnsanların hava alması su içmesi ne kadar doğal haksa, sanatçının sahne alması da olmazsa olmaz. Durup dururken terör listesine koydular. Mücadele edince tutukladılar. İbrahim ölmek için değil yaşamak için mücadele ediyor” demişti.

‘YAŞAMA TUTUNARAK MÜCADELEMİ SÜRDÜRECEĞİM

Gökçek, ölüm orucunun 310. gününde paylaştığı mektubunda özetle şunları söylemişti:

“Grup Yorum, her iktidar döneminde baskıya maruz kaldı. Ama AKP’nin 2016’da ilan ettiği OHAL’den sonra, halkın her kesimine, gazetecilere, aydınlara, akademisyenlere dönük baskılar artınca, bizi de beter bir sürecin beklediğini anladık. Bir sabah uyandığımızda, 6 grup üyesinin adını teröristler listesinde gördük. Listede ben de vardım. 5 yıl önce 1 milyon kişiye konser veren gitarist, bir anda ‘ödülle aranan terörist’e dönüşmüştü. İktidardaki AKP, krizi derinleştikçe saldırıların dozunu artırıyor, daha geniş kesimlere saldırıyordu. Liste yayınlandıktan sonra kültür merkezimiz 2 yılda 9 kez polis tarafından basıldı. Üyelerimizin hemen hepsi peyderpey tutuklandı. Hatta öyle bir an geldi ki, dışarıda hiç Yorum üyesi kalmadı. Baskılar bitmedi. 2019 Şubatı’nda kültür merkezimize yapılan baskında ben de tutuklandım. 2019 Mayısı’nda, ‘konser yasaklarının kaldırılması, kültür merkezimizin basılmasına son verilmesi, tutuklu grup elemanlarının bırakılıp haklarındaki davaların düşürülmesi, isimlerimizin terörist listesinden çıkarılması’ talebiyle açlık grevine başladık. Sonra Helin Bölek’le birlikte eylemimizi ölüm orucuna çevirdik. Bu, taleplerimiz kabul edilene kadar aç kalmaktan vazgeçmeyeceğimiz anlamına geliyordu. Davalarımız sürerken Helin ve ben tahliye edildik ancak halkın sahiplenmesine, aydınların, sanatçıların, milletvekillerinin ısrarlı çabalarına rağmen hükümet, taleplerimizi duymazdan geldi. Helin, ziyaretine gelen vekillere, ‘Bir konser sözü versinler, ölüm orucunu sonlandıracağım’ demişti. Vermediler. Cenazesini, vasiyetine uygun şekilde kaldırmamız da engellendi. Şimdi Helin İstanbul’da bir mezarlıkta, toprağının üstünde bir beyaz gelinlikle yatıyor. Yanı başımdaki oda artık boş. Ben ise, bir süredir bütün yaşantımı sürdürdüğüm bu yataktan sonraki yolculuğumun nereye olacağını, bedenimde süren savaşı ölümün mü yoksa yaşamın mı kazanacağını bilmiyorum. Bu savaşa dair bildiğim en güçlü şey, taleplerimiz kabul edilene kadar yaşama tutunarak ölüme yürüyüşümü sürdüreceğim.”