Covid-19 neden iş kazası sayılmadı?

0
328

SGK’nın, Covid-19’u iş kazası statüsünden çıkartmasına sağlık meslek örgütleri başta olmak üzere toplumun her kesiminden tepki yağıyor. Hükümetin sağlık çalışanlarının yaşayacağı hak kaybını acilen gidermesine dönük çağrılar birbiri arkasına geliyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) özel bir genelgeyle Covid-19’u iş kazası statüsünden çıkarınca tepkilerin adresi oldu. Genelge gereğince koronavirüs salgını döneminde çalışan işçiler ve sağlık çalışanları Covid-19’a yakalanması durumunda hükümetten hiçbir maddi ve manevi hak talebinde bulunamayacak.

Oysaki Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre Covid-19’a yakalanan sağlık personeli sayısı 8 bine yaklaştı. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) binlerce işçinin Covid-19’a yakalandığına ilişkin verisini sürekli güncelliyor.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye’de salgın sürerken işveren örgütlerinin talebi doğrultusunda genelge yayınlandığını ve Covid-19’un iş kazası statüsünden çıkarıldığını söylüyor. Bu durumu kabul etmelerinin mümkün olmadığını anlatan Çerkezoğlu, “Covid-19, salgın sürecinde sağlık çalışanları açısından bir meslek hastalığı olmuştur. Sağlık çalışanları Covid-19’la burun buruna kalmıştır. Böyle kabul edilmelidir. Bütün hukuksal süreçler de böyle işletilmelidir” diyor.

Çerkezoğlu, “DİSK olarak üyelerimiz arasında yaptığımız araştırma verilerinin sonucunda işçi arkadaşlarımız arasında Covid-19 pozitif vakalarının oranı Türkiye ortalamasının üç buçuk katıdır. Yani, iktidarın zorunlu acil temel mal ve hizmet üretimi dışında diğer işlerde çalışmayı durdurmaması ve ‘çarklar dönecek’ anlayışı nedeniyle Covid-19 bir işçi hastalığı, işçi sınıfı hastalığı haline geldi” diyor. Çerkezoğlu SGK’nın genelgesiyle başta sağlık çalışanları olmak üzere bütün çalışanlar açısından çok ciddi hak kaybı yaşanacağı tespitini yapıyor. Çerkezoğlu, sendikalar ve sağlık örgütlerinin genelgeye karşı hukuki mücadele vermekten kaçınmayacağını dile getiriyor.

‘ZARAR TAZMİNİ SAĞLIKÇILARIN HAKKIDIR’

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman da, Covid-19’un bulaşıcılığını önlemek adına tedbirlerin devam ettiği süreçte sağlık çalışanlarının sokağa çıktığını, toplu taşıma araçlarını kullandığını ve uzun saatler hasta kişilere sağlık hizmeti verdiğini hatırlatıyor. Sağlık çalışanlarının bulaşma açısından büyük risk altında çalıştığını ve bir buçuk ay kadar kısa bir sürede binlerce sağlık çalışanının hastalandığına ve onlarcasının da yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Adıyaman, “Dünya Sağlık Örgütü’nün belirttiği üzere sağlık hizmeti nedeniyle Covid-19 enfeksiyonu geçiren bir sağlık çalışanının zararının tazmini, rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanması sağlık çalışanının haklarındandır. 6331 sayılı kanunda da tanımlandığı üzere bu halde sağlık çalışanlarının hastalığı, mesleki risklere mazuriyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır. SGK tarafından ivedilikle bu olgu karar altına alınmalıdır” diyor.

DAVA AÇMA HAKLARI ALINDI

Ankara Tabip Odası İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Komisyonu Üyesi Dr. Selçuk Çelik İş Sağlığı Meclisi’nin Nisan ayı verilerine dikkat çekerek, “220 işçinin iş kazası sonucu hayatını kaybettiği raporlanmış. Bunun yüzde 47’si Covid-19’dan kaynaklıdır. Eğer iş kazası olarak sayılsaydı, bu kişilerin ailelerinin başvuru yapma ve dava açma hakkı doğacaktı. Ve tazminat alma durumu oluşacaktı. Ama bu genelge ile bu durum ortadan kaldırılmış oldu” diyor.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de tepki gösterenlerden. Çakırözer, “Devlet salgın döneminde hem insanları çalıştırıyor, hem de çalışırken salgına yakalananlar için sorumluluğu üstlenmiyor. Daha da vahimi sağlık çalışanları için bile bunun iş kazası olarak görülmemesi. Bu genelge, hem sağlık emekçilerimize hem de bu dönemde ölümü bile göze alarak çalıştırılan on binlerce emekçimize büyük vefasızlıktır. Devlet, patronların kurtulması için emekçileri harcayıp üç kuruşun hesabını yapmamalıdır” diyor.