Katliamın 6. yılında Somalı madenciler virüse teslim

0
387

Soma maden faciasının üzerinden 6 yıl geçti. Cumhuriyet tarihinin en büyük “iş kazası” olarak nitelenen ve 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen katliamda 301 madenci yaşamını yitirmiş, 432 çocuk babasız kalmıştı. O faciada yaşamını yitiren madencilerden en genci 18, en yaşlısı ise 53 yaşındaydı. Öte yandan Soma katliamı davası tam 4 yıl sürdü, ancak çıkan kararlar ailelerin içini soğutmadığı gibi sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan katliamdan 5 yıl sonra serbest bırakıldı.

Tüm sorumluların serbest bırakılmasına karşın, Soma’da maden işçileri pandemi koşullarında çalışmaya devam ediyor. Katliamdan 6 yıl sonra 12 bin maden işçisinin çalıştığı Soma’da işçiler, madende ölüm riski ve koronavirüs tehlikesine karşı yaşam mücadelesi veriyor. Her gün ölüm tehlikesi ile burun buruna çalışan maden işçileri virüs tehlikesine karşı da yeterli önlemlerin alınmadığı ocaklarda dip dibe çalıştırılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan koronovirüse karşı tedbirlerde, büyükşehir olmamasına karşın maden şehri olan Zonguldak’a araç giriş çıkışları yasaklanmıştı. Son yapılan açıklamaya göre 18 büyükşehirde bu yasak kaldırılırken, Zonguldak için, yasak hala geçerliğini koruyor. Ancak Soma için böyle bir önlem alınmadı.

‘HER ŞEY DAHA KÖTÜ OLDU’

Öte yandan “normalleşme” planları konuşulurken yaklaşık 700 civarında maden işçisinin koronavirüse yakalandığı belirtiliyor. Bir yandan da maden ocaklarının koronavirüs nedeniyle kapatılma ihtimaline karşın, maden işçileri yoğun tempoda ve dip dibe çalıştırılmaya devam ediyor.

Halagazeteciyiz’e konuşan Somalı bir maden işçisi R, 6 yılda değişen hiçbir şeyin olmadığını ve şu anda da en büyük korkularının virüs tehlikesi olduğunu ifade ediyor. R,  “Devlet yetkilileri ne zaman bir önlem almaya başlayacak?” diye tepki gösteriyor.

R, 6 yıldan bugüne her şeyin daha kötü olduğunu söylüyor.  R, iş güvenliği ve iş sağlığı açısından birçok şeyin göstermelik olduğunu ifade ediyor. Şu anda Soma’daki madencilerin açlıkla ölüm arasında tercihe zorlandığını söyleyen R, “İşe gitmezsek aç kalacağız, işe gittiğimizde de öleceğimizi biliyoruz” diyor.

Şimdilerde en büyük korkularının virüs tehlikesi olduğunu ifade eden R, “Çoluğumuza çocuğumuza bulaştırmaktan korkuyoruz. Şu anda benim çalıştığım maden şirketinde ellinin üzerinde vaka var. Devlet yetkilileri ne zaman bir önlem almaya başlayacak?” diye soruyor.

‘GEREKEN ÖNLEMLER HALA ALINMADI’

Türkiye son iki aydır koronavirüs ile mücadele ediyor. Ancak haftanın belli günleri getirilen sokağa çıkma yasaklarında dahi işçiler çalışmaya, “sokağa çıkma”ya devam ediyor.

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Başkanı Tahir Çetin de Halagazeteciyiz’e yaptığı açıklamada, Soma’da ve diğer maden işletmelerinde  virüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığını belirterek, 6 yıl sonra Soma’da gelinen noktada, koronavirüsten dolayı birçok maden işçisinin rahatsız olduğunu söylüyor. “Bu arkadaşlarımızın madencilik hayatı bitmiş durumda” diyen Çetin, hala gereken iş sağlığı ve iş güvencesi önlemlerinin alınmadığını ifade ediyor. Soma’da hiçbir karantina önleminin alınmadığına değinen Çetin, iş sağlığı ve güvenliğinin hala hiçe sayıldığını belirtiyor.

‘SOMALI MADENCİLERİ KRİZ BEKLİYOR’

Ağır çalışma koşulları pandemi sürecinde de devam eden Somalı maden işçileri; ölüm tehlikesine, virüse ve kendilerini bekleyen krize karşı da yaşam mücadelesi veriyor.  Çetin, Soma’da çalışan maden işçilerinin Nisan ayı maaşlarının çok düşük ödendiğini ifade ederek, madencilerin önümüzdeki süreçte ciddi bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kalacağına dikkat çekiyor. 600- 700 civarında maden işçisinin koronavirüse yakalandığını ifade eden Çetin, “Bu arkadaşlarımızın bir daha madene dönme şansı bitti. Bu arkadaşlarımız koah hastasıydı bir de koronavirüs ile karşı karşıya kaldı” diyor. Çetin, Soma faciasına ilişkin “301 arkadaşımız çocuğunun yaşamı, kendi geleceği için bir emek mücadelesi verirken hayatlarını kaybetti. Aslında onlar bize büyük bir ders verdi. Mücadeleyi büyütmeliyiz”  diyor.