Gezi ruhu 7. yılında tüm kentlerde dolaşacak

0
207

Yedinci yaşını dolduracak olan Gezi Parkı Direnişi, bu yıl pandemi koşullarında anılacak. TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Gezi Parkı anmasını ve Gezi ruhunu dijital ortama yansıtmak amacıyla üretim atölyelerine çağrıda bulundu. “Yazılamaya ve Grafitiye Çıkıyoruz” çağrısı ile katılımcılar, yedinci yılında Gezi’nin yaratıcı mizahını, zihinlerini özgür bırakarak, istedikleri şehirde, istedikleri binada dolaştırabilecek.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bu çağrıya ilişkin bir taraftan anmak için, bir taraftan da yaratıcılık sürecinin devam etmesi gerektiğini düşündükleri için böyle bir çağrıda bulunduklarını ifade etti.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Oğuzhan Taş da Gezi’nin sokaklarda yankılanan sesini duyurmada internetin büyük rolünün olduğunu söylüyor. Taş, “Bu etkinliğin benzer bir gücü ve etkisi neden olmasın?” dedi.

2013 yılında İstanbul’daki Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılması amacıyla iş makineleri girmiş, bu bilginin sosyal medya üzerinden yayılmasıyla birlikte de ilk eylemler başlamıştı. Parkta nöbet tutanların çadırlarının yakılması üzerine de protesto gösterileri tüm Türkiye’ye yayılmıştı. Gösterilerde 7 kişi yaşamını yitirirken binlerce kişi de yaralanmıştı.

Öte yandan, içinde mizahı ve yaratıcılığı barındıran pek çok duvar yazısı Gezi’nin ruhunu ortaya koymuştu. O yazılar halen konuşulmaya, hatırlanmaya devam ediyor. Gezi için her yıl anma etkinlikleri düzenleniyor ancak bu etkinliklere de müdahaleler söz konusu oluyor.

GEZİ, PANDEMİ NEDENİYLE SANAL ORTAMDA ANILACAK

Bu yıl ise pandemi sürecinin etkisi ile kısıtlı bir anma yapılacağı öngörülüyor. TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, hem Gezi’yi anmak hem de Gezi ruhunu tüm şehirlerin sokaklarında özgürce dolaştırmak amacıyla üretim atölyelerine çağrıda bulundu. Bu çağrı tüm katılımcılara açık olup, üretilen eserler 29 Mayıs günü halkın beğenisine sunulacak.

Yayımlanan çağrı metninde şunlar söylendi:

“Gezi günlerinde her kentte, kentin duvarlarını süsleyen isyanın ve ince esprilerin dışavurumu halini alan yazılamaları ve grafitileri pandemi günlerinde yeniden üretecek olsak, nerelere, neler yazardık? Bu soruyla yola çıkan ve zihinlerimizi özgür kılmayı hedefleyen bu atölyede katılımcıların, tasarladığı ya da doğrudan üreteceği yazılama veya grafitiyi hangi kentin hangi binasında, hangi duvarında/yüzeyinde sergilemek istediğini seçerek -bu duvarın/yüzeyin boş olup olmaması ya da yazılmasına izin verilip verilemeyeceği düşünülmeden, özgürce ve kuralsızca- sloganını üretmesi beklenmektedir.”

Tezcan Karakuş Candan

‘GEZİ RUHU DEVAM ETMELİ’

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, çağrıyı Halagazeteciyiz’e değerlendirerek, fikrin kolektif bir fikir olduğunu ve Behiç Ak, Emre Senan, Linda Nihan Lafcı, Reyya Advan, Selçuk Demirel, Yılmaz Aysan ve Akın Atauz gibi isimlerin olduğu ortamda bu çağrının tartışıldığını ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından yayımlandığını söyledi. Burada bir jürinin olmayacağını ve üretilenlerin halkın beğenisine sunulacağını ifade eden Candan, “Seçtikleri duvarın ne olduğu önemli değil, herhangi bir duvarı da seçebilirler bir bakanlığın duvarını da seçebilirler” dedi.

Böyle bir şeyin ilk defa yapıldığını ve sadece bir anma olmadığını belirten Candan, “Bir taraftan anma bir taraftan da o yaratıcılık sürecinin devam etmesi gerekiyor” dedi.  Candan, pandemi sürecinden kaynaklı sınırlı bir şey olacağı için herkesin özgür bir şekilde katılmasını istediklerini belirterek, “Dijital ortamda Gezi ruhunun devam etmesini istiyoruz” dedi.

Fotoğraf: Oğuzhan Burak

‘KENT VE SOKAKLAR BİZİM DEMENİN YENİ BİR YOLU’

Çağrıyı Halagazeteciyiz’e değerlendiren Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Oğuzhan Taş da, bunun oldukça iyi bir proje çağrısı olduğunu ve üretilecek işleri merakla beklediğini ifade etti. Taş, “Gezi direnişinde sokak sanatının tüm canlılığı ve enerjisiyle protesto gücünü ortaya koyduğuna şahit olmuştuk; yazılamalar, şablonlar, duvar resimleri, performanslar… Üstelik bunlar sadece sokaklarda kalmamış, internet üzerinden paylaşılmasıyla direnişe dikkat yöneltmiş herkes için görünür hale gelmişti. Bu nedenle Gezi’nin yıldönümü için geliştirilen bu fikri çok yaratıcı ve heyecan verici buldum. Bu da ‘kent ve sokaklar bizim’ demenin yeni bir yolu olacak” dedi.

Taş, ilk bakışta bu etkinliklerin sanal ortama taşınması, bir arada bulunmanın yarattığı coşku ve heyecanı azaltırmış gibi görünse de, Gezi’nin sesini duyurmada internetin rolünü hatırlattı.

“Yaygın medya Gezi’yi görmezden gelmeye çalışıp sessizliğe büründüğünde, Gezi’nin sokaklarda yankılanan sesini duyurmakta ve bu sesi yükseltip güçlendirmekte internet platformlarının önemli bir rolü olmuştu” diyen Taş,  protesto için mizahın, ironinin, sanatın keskin gücünden yararlanan pek çok dijital iş üretildiğini söyledi. Geriye dönüp bakıldığında bu işlerin bazılarının hala hatırlandığını, dolasıyla belleklerde kalıcı izler bıraktığını ifade eden Taş, “Bu sene için tasarlanan sanal etkinliklerin de benzer bir gücü ve etkisi neden olmasın?” diye sordu.