TMMOB İmrahor’u bırakmıyor

0
364

Türk Mühendis Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) Ankara’da doğa, tarih ve kültürel değerlerin korunması için başlattığı hukuk mücadelesini sürdürüyor. TMMOB Ankara Şubesi, Ankara’nın nefes koridoru olarak bilinen İmrahor Vadisi’nde yapılmak istenen Kanal Ankara ve millet bahçesi projelerine karşı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açarak değişikliklerini yargıya taşıdı.

TMMOB Ankara Şube Başkanı Tezcan Candan, Kanal Ankara ve millet bahçeleri projelerini “fantezi” olarak nitelendirerek, ‘’İmrahor Çayı beton bir kanal içine alındı ve alanda inşat çalışmaları başladı. Vadiyi sermayeye peşkeş çekmek için defalarca plan değişikliği yaptılar. Fikri ve hukuki takibini yaptığımız İmrahor Vadisi ve Kanal Ankara fantezisi projeleri ve planlarına dair 13 davamız bulunuyor. Davalarımıza ve verilen iptal kararlarına rağmen, rant ve beton bahçeleri oluşturulmuş doğa kıyımı devam ediyor” dedi.

Candan, İmrahor Vadisi’ndeki millet bahçesi projesinin hayata geçmesiyle Ankara’nın  nefessiz kalacağını söyledi. Pandemi sürecine rağmen iktidarın doğaya yönelik tahribatının devam ettiğinden yakınan Candan, “9 kilometre uzunluğundaki projenin kapsadığı alan yaklaşık 3 milyon metrekare. Bu proje ile yer altı sularının beslenmesi kesilir, Mogan ve Eymir gölünün yarattığı ekosistem bozulur. Ankara’nın nefessiz bırakılmasına ve su varlıklarının yok olmasına neden olacak bu projenin ivedilikle durdurulması gerekir” çağrısı yaptı.

“DAVA DEVAM EDERKEN PLANLAR YAPILDI”

İmrahor Vadisi’ndeki ilk imar plan değişikliğinin yürütmesi Ankara 2.İdare Mahkemesi’nce durdurulmuştu. Buna karşın sürekli yeni planlar yapıldığından yakınan Tezcan Candan, planlama alanlarında inşaatların başladığını ve yapı ruhsatlarının düzenlendiğini söyledi.

ANKARA’NIN CAN DAMARI: İMRAHOR

İmrahor Vadisi, Mogan ve Eymir Göllerinin devamı olarak güneyden başlayıp, kenti doğu batı yönünde boydan boya ikiye bölüyor ve başkentin ortalarına dek uzanıyor. Vadi; önemli bir su havzası niteliğinde. Biyolojik varlıkları bakımından gösterdiği çeşitlilik dikkat çekiyor.

Toprak yapısı itibari ile sulu tarım yapılmasına olanak sağlayan vadi alanı içerisinde, tarihsel yerleşmelerin ve arkeolojik eserlerin bulunduğu da biliniyor. Ayrıca, hava koridoru olma özelliği ile hakim rüzgar hızı düşük seviyede olan başkente bu açıdan olumlu katkılar sağlayan doğal bir ortam oluşturuyor.

Mogan ve Eymir Gölleriyle belli jeolojik ve ekolojik özellikler açısından bağlantılı bir su alanı olan İmrahor Vadisi, bu göllerin su kaynaklarını beslemeleri nedeniyle özel ekolojik değere sahip korunması gereken bir alan olarak görülüyor. Vadiden gelen akarsu Ankara Çayı’nı beslerken, Ankara Çayı Sakarya Nehri’ni besliyor ve Karadeniz’e dökülüyor.

İmrahor Vadisi’ndeki akarsuyun kirlenmesi halinde Karadeniz’e döküldüğü yer yahut bir yeraltı suyunda bu kirliliğin görülmesi olası. Dolayısıyla dava konusu imar planı değişikliği sadece Ankara’yı ilgilendirmiyor, tüm bölgeyi ilgilendiriyor.