TTB uyardı: : Pandemide yaşanan hızlı açılma sürecinden endişeliyiz

0
281

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, COVID-19 pandemisinin halen sürdüğüne dikkat çekerek, Türkiye’de henüz ilk dalga atlatılmamışken başlatılan ve adına “normalleştirme” denilen hızlı açılma sürecinden kaygılı duyduklarını bir kez daha açıkladı. 

Dünyada, 216 ülkede altı milyondan fazla vakaya, dört yüz bine yaklaşan ölüme yol açan COVID-19 pandemisi devam edip, Türkiye’de de onlarca sağlık çalışanın da bulunduğu dört bin beş yüzden fazla insanın yaşamına mal olmuşken, “normalleşme” adımları TTB tarafından eleştirildi.

TTB’den yapılan açıklamada, salgının devam ettiği, henüz ilk dalga atlatılmamışken, adına “normalleşme” denilen süreç eleştirildi.

Vaka sayıları dalgalı bir seyir göstererek azalsa da salgının sürdüğü bir ortamda, bu haftadan itibaren kısıtlamaların birçoğunun kaldırıldığına ilişkin kaygılara yer verilen TT: açıklamasında, “TTB olarak sürecin çok erken aşamalarında salgın yönetiminde başarının ana kriterinin sağlıklı kişilerin hastalanmasının önlenmesi olduğunu, bunun da yolunun salgın yönetiminin öncelikli ve bilimsel bilgiye dayalı olarak, Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğu ve koordinasyonunda sürecin tüm bileşenlerinin katılımıyla ve şeffaf olarak hayata geçirilmesi olduğunu vurguladık” hatırlatması yapıldı.

“Yeniden açılma” sürecinin planlanmasına dair bilimsel bileşenlere dikkat çekilen açıklamada önlemler şöyle sıralandı: “Karar süreçlerinin halk sağlığı ve epidemiyolojik verilerle ile yönlendirilmesi; Sağlık hizmetlerinin COVID-19 hastalarının gereksinimi olan koruyucu, tanı, izolasyon ve tedavi hizmetlerinin sunumu ile salgın sürecinde ertelenmiş, birikmiş olağan sağlık sorunlarına sahip hastaların başvurularına yanıt verilmesi gibi iki ana kulvarda yönetilmesi;     Salgının sosyal ve davranışsal etkilerinin, boyutunun önemsenmesi;    Salgının bireyler, aileler ve topluluklar üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak için sosyal ve ekonomik destek verilmesi.”

TTB’nin virüsün yeniden yayınlamasına yol açabilecek sürece ilişkin uyarılarının ana başlıkları şöyle:

‘BİLİMSEL BİR KOORDİNASYONLA UYUM’

Yeniden açılma süreci piyasa baskısından uzak, epidemiyolojik verilere dayanmalı, sürekliliği ve bütünlüğü olan bilimsel bir koordinasyonla uyumlu olmalıdır. Şu ana kadar Sağlık Bakanlığı tarafından salgının en temel epidemiyolojik verilerinin açıklanmamış olması, kararların özellikle COVID-19’un bulaşmasının kontrol altına alınmış olduğuna dair kanıtlara dayanıp dayanmadığının bilinmemesi, kararların Bilim Kurulu önerileri doğrultusunda alınıp alınmadığına dair soru işaretleri, ‘hızlı açılma’ sürecindeki endişelerimizi arttırmakta ve ‘epidemiyolojik verilere dayanması, sürekliliği ve bütünlüğü olan bilimsel bir koordinasyon’ sağlanması gereken bu sürecin bu şekilde ilerlemediğini düşündürmektedir.

‘SÜREÇ, İHTİYATLI YÜRÜTÜLMELİ’

Yeniden açılma sürecinin Bilim Kurulu üyelerince hazırlanan rehberler ve bu rehberlerde belirtilenlerin ilgili kamu kurumlarınca uygulamaya geçirilerek kanıta dayalı ve “ihtiyatlı” yürütülmesi yeni dalgaları önlemek açısından önemlidir. Tüm ülkeye yayılmış ve her ilde ve bölgede farklı dinamiklerle ve sayılarla seyreden salgında kısıtlamaların tüm ülkede serbestleştirilmesi kaygı uyandırmaktadır. Sürecin işleyişi AVM’ler açıldıktan iki hafta sonra Bilim Kurulu’nun AVM’lerde alınması gereken önlemleri içeren rehberin yayımlanmış olması örneğinde de görüldüğü gibi olması gerekenden uzaktır.

‘KAYGILARIMIZI ARTIRAN SÜREÇ’

Adına “normalleşme” denilen bu sürecin önümüzdeki dönem için kaygılarımızı ve endişelerimizi arttıran bir şekilde ilerlediği görülmektedir. Dünyada ve ülkemizde uzun bir süre gündemimizde kalacak bu hastalık pandemisi ile ilgili hastalığın yayılımını kontrol altına almaya devam edecek stratejiler aksatılmadan sürdürülmelidir. Bu konuda geçiş sürecinde göz önüne alınması gereken kriterli tekrar hatırlatıyoruz.

– COVID-19’un bulaşmasının kontrol altına alınmış olduğu kanıtlanmalıdır.

-Sağlık sistemi her vakayı tespit edebilmeli, izole edebilmeli, test uygulayıp, tedavi etmeli ve her temaslı kişiyi izleyebilmeli ve karantinaya alabilmelidir.

– Huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, bazı hastaneler, cezaevleri gibi duyarlı nüfusun toplu olarak bulunduğu yerlerdeki ve mülteciler gibi dezavantajlı topluluklardaki salgın riski en düşük düzeye indirilmelidir.

– Okullar, fabrikalar, iş yerleri fiziksel mesafe, el yıkama olanakları, solunum hijyeni ve beden ısısı izlemleri vb. gerekli korunma önlemlerini oluşturmalıdır.

– Bulaş riski yüksek topluluklara yeni vakaların girişi ve bu topluluklardan dışarıya vaka çıkışının riski yönetilebilir olmalıdır

– Toplumların geçiş süreci konusunda bilgilendirilmiş, bu sürece katılımları sağlanmış olmalıdır.

‘KİŞİLERİN TEDBİRLERE UYMASINI İSTEMEK YETMEZ’

TTB açıklamasında, “Bütün salgınlarda olduğu gibi sağlık çalışanları için en riskli dönemin yöneticilerin kendilerini övmeye başladığı, topyekün sağlık mücadelesinden siyasal rant devşirmeye odaklandığı ve toplumun normalleşme adı altında korunma reflekslerinin zayıfladığı anlar” olduğunun altı çizildi. Açıklamada, “Kişilerin pandemi tedbirlerine uymasını tekrarlamanın yetmeyeceği, yaşamın her alanının ve anının pandemi tedbirlerine göre planlanması ve topluma hem örnek hem de yol gösterici olunması gerektiği” belirtildi.

Bu tedbirlerin yanı sıra büyük bir özveri ile gece gündüz emek vererek pandemide daha az insanın hastalanması ve hastalanan yurttaşların şifa bulması için tedavisini üstlenen ve pandemi dışındaki bütün hastalıklarla boğuşan hekimler ve tüm sağlık çalışanları için de gerekli tedbirlerin alınması istenilen açıklamada, “Sağlık çalışanlarının sağlığının korunmasının da çok önemli” olduğu vurgulandı.

Bunun için de şu tedbirlerin alınması önerildi:

– Hastanelerden Aile Sağlığı Merkezlerine, işyeri hekimliği birimlerinden filyasyon ekiplerine kadar bütün sağlık hizmetlerinin pandemi koşullarına göre ve  hekimlerin – sağlık çalışanlarının ve halkın sağlık hakkının korunacağı bir anlayışla düzenlenmesi,

– COVID-19 hastalarının ve COVID-19 dışı hastalıklara sahip hastaların tedavisinin büyük bir dikkatle planlanması,

– Pandemini bitmediği gerçeğinden hareketle en büyük temas riskine sahip olan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının korunması için “kişisel koruyucu ekipman” temininde ve ekipman kalitesinde en küçük bir aksamanın yaşanmamasının sağlanması…

TTB, alınacak kararların, popülizmden etkilenmemesi, ayrım yapılmadan insan odaklı olması ve toplumun sağlığı başta olmak üzere bütün insani ekonomik ve sosyal gereksinimlerinin sosyal devlet anlayışıyla karşılanacağı adımları içermesi gerektiğini ısrarla hatırlatarak; “Unutulmamalıdır ki COVID-19 salgınının her aşamasında; ancak bilimsel veriler ışığında, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının büyük çabası ve toplum katılımı sağlanarak başarı sağlanabilir!” uyarısını yaptı.