Barolar, ‘Müdahaleye’ karşı Ankara’ya yürüyüş başlattı

0
277

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla baroların seçim sistemleri ve faaliyet yapısına yönelik müdahale hazırlığına karşı Türkiye’nin dört bir yanından baro başkan ve yöneticileri Ankara’ya yürüyüş başlattı.

Baroların yürüyüşünde, öne çıkan ise “söz baroların” ve “savunma yürüyüşü” oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan baroların seçim sistemi ve faaliyet yapısını değiştirmeye dönük yasa teklifine karşı 80 ilden baro başkanları, “Söz baroların” diyerek Ankara’ya yürüyüş başlattı.

Aralarında İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Aydın, Van’ın da bulunduğu 80 çok sayıda ilden baro başkan ve yöneticileri basın açıklamalarının ardından, Ankara’ya yürüyüş başlattılar.

Üzerinde, “Güçlü baro güçlü avukat” yazılı tişört ile Kartal Anadolu Adliyesi önünde açıklama yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, başladıkları bu yolculuğun basit bir yolculuk olmadığını belirterek, “Yüreğimizin götürdüğü yere yürüyoruz! Bizim yüreğimizin götürdüğü yer hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve savunmanın güvenliğidir. Bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bütün bunları toplum adına yapıyoruz. Açtığımız bu yolda siyasi iktidar da bize katılabilir” diye konuştu.

80 BARO ORTAK TEPKİ VERMİŞTİ

Türkiye’de ilk kez 80 baronun bir araya gelerek bu değişikliklere karşı çıktığını belirten Durakoğlu, “Mesleğimizin çok ciddi ve başka sorunlarının olduğunu, dolayısıyla bu teklifin geri çekilmesi gerektiğini, teklif geri çekildikten sonra müzakere edebileceğimizi, başka konular da olmak üzere hepsini kapsayacak Avukatlık Yasa Tasarısı hazırlanabilirse bu konuya katkı da verebileceğimizi, bunlar yapılmazsa eylemlilik sürecine gireceğimizi ilan etmiştik. Bugün de bu sürecin ilk parçası olan yürüyüşe geçiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bugün bu saatte baro başkanları Ankara’ya yürüyor. Bu eylemliliği ilan ettiğimiz çerçeve içerisinde de her gün biraz daha arttırarak devam edeceğiz” diye konuştu.

‘SARI BARO YARATILMAK İSTENİYOR’

Durakoğlu, avukatlık yasa tasarısında yapılması düşünülen değişikliğin sadece avukatları ve baroları ilgilendirmediğine dikkat çekti. Durakoğlu, yasa teklifinin açık bir biçimde halkın hak arama özgürlüğüne getirilmiş bir sınırlama olduğunu söyledi. Özellikle de insan haklarına yönelik olarak baroların yaptığı mücadeleyi geri itmeye dönük bir anlayışa dikkat çeken Durakoğlu, “Bu yine kadına karşı şiddet ve çocuk istismarları karşısında baroların verdiği mücadelenin etkisizleştirilmesi anlayışıdır. Ve bütün bu anlayışların ortaya çıkarabileceği sonuç netice itibariyle halka tesir eden bir sonuç olacaktır. Biz mücadelemizi sadece kendimiz için, mesleğimiz için değil, onun ötesinde toplum için, halk için veriyoruz” dedi.

İnsan hakları ihlalleri olduğunda ses çıkarmayan baro yaratılmak istendiğini, yani yani  “Sarı baro”  arandığını kaydeden Durakoğlu, “Nazım bir dizesinde ‘yolculuk başlamaz yürek çağırmazsa’ diyor ya bu yolculuğumuz aslında basit bir yolculuk değil. Biz yürüyeceğiz belki ama inanıyorum ki bir yol açacağız aslında. Açabildiğimiz yoldan siyasal iktidar da gelebilirse eğer bizim gittiğimiz yer hukuk devletidir, yargı bağımsızlığıdır, savunmanın güvenliğidir, insanca yaşamaktır, onurlu yaşamaktır. İşte bunun için yürüyoruz” dedi.

‘İHANET PROJESİ’

İzmir’de Bayraklı Adliyesi önünde buluşan avukatlar “Savunma savunmasız değildir” yazılı pankart açtılar. Burada konuşan, İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, “Bir ihanet projesiyle, bölme, parçalama, ele geçirme projesiyle karşı karşıyayız” dedi

Yücel şunları söyledi: “Suskunluğumuzu sesimiz olmadığı şeklinde algılamayın, söyleyeceklerimiz var, yola çıkmaya, mücadele etmeye hazırız. Bu teslimiyet projesini kabul etmediğimizi, asla kabullenmeyeceğimizi ve meslek örgütlerimizin ele geçirilmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha duyurmaya gidiyoruz. Bize ‘Siyaset yapıyorsunuz’ diyorlar, yanılıyorsunuz çünkü biz Kaz Dağları’nı, Salda Gölü’nü, Hasankeyf’i korumak için konuşuyoruz. Buna siyaset diyorsanız siyaset yapmaya devam edeceğiz. Biz istismara uğrayan çocukları korumak için, şiddete uğrayan kadınların yanında yer alıp onlar adına adaleti istemek için, hak ihlallerine karşı bütün yurttaşların yanında olmak için, dün mültecilerin bugün Roman yurttaşlarımızın haklarını koruyabilmek için, bütün yurttaşlarımızın sesi olabilmek için mücadele ediyoruz. Yaptığınız her yanlışı teşhir etmeye, buna karşı çıkmaya, bununla mücadele etmeye devam edeceğiz. Eğer buna siyaset diyorsanız barolar siyaset yapmaya devam edecek.”

‘GÜÇLÜ BİR SAVUNMA İÇİN’

Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan da üzerinde cübbesi ve meslektaşlarının alkışları ile baro önünden hareket etti. Öncesinde açıklama yapan Balkan, yapılmak istenen değişikliğin hak ihlalleri içerdiğini söyledi. “Ülkenin uçuruma yuvarlanmasını engellemek, hukukun üstünlüğünü savunmak için yola çıktık. Toplumun haklarını koruyan savunma bir kez daha güçlü avukat, güçlü savunma anlayışı ile halk için yürüyor” diyen Balkan Ankara’ya doğru yürüyüşü başlattı.

Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt da “Güzergâhlarımız farklı, gönüllerimiz bir, istikametimiz aynı” diyerek sabah saatlerinde yürüyüşe başladı.

‘TUZ KOKMUŞ’

Eskişehir Baro Başkanı Mustafa Elagöz, il sınırında Ankara yürüyüşünü başlattı. Burada bir açıklama yapan Elagöz, “Ülkemizde artık tuz kokmuştur. İktidarla yaptığımız görüşmelerden sonuç alamayınca, yürümek zorunda kaldık. Demokratik protesto hakkımızı kullanıyoruz. Barolar susturulmak, parçalanmak ve itibarsızlaştırılmak isteniyor” dedi.

Baroların yapısının değiştirilmesinin, geçmiş yıllarda FETÖ’nün devlet içinde en güçlü olduğu dönemde gündeme getirildiğini, ancak başarılı olunamadığını aktaran Elagöz, “FETÖ’nün yapamadığını iktidar yapmaya çalışıyor” dedi.

‘SAVUNMA YÜRÜYOR’

Kocaeli Barosu Başkanı Bahar Gültekin Candemir de Kocaeli Adliyesi önünde “Savunma yürüyor” sloganı eşliğinde yürüyüşe başladı. Yürüyüş öncesi konuşan Candemir, “Avukatlık kanununda düzenleme yaparak, illerde çoklu baro, nispi seçim ile baroların mensubiyet sorununun ortadan kaldırılmasına yönelik bir yasa çalışması olduğunu” söyledi.

Adalet Bakanı ile bu süreçte temasta bulunup, taleplerini ilettiklerini ancak  değişikliğe ilişkin çalışmaların hızla devam ettiğini kaydeden Candemir, “Bugün, o bildirgelerde saklı tuttuğumuz demokratik hak kullanımı doğrultusunda pek çok ilde bulunan baro başkanları olarak Ankara’ya yürüyoruz. Ümit ediyoruz sesimizi duyarlar. Sadece baroların da değil, kamu kurumu niteliğindeki tüm meslek odaları hakkında bölmek, işlevsizleştirmek, görev alanlarını tamamen daraltmayı öngören yasa değişikliği ortadan kaldırılsın, vazgeçilsin. Çünkü bizler toplumsal barış için, demokrasi ve insan hakları için mücadele eden, yasalarında bu mücadeleyi görev ve sorumluluk yüklenmiş kurumlarız” diye konuştu.

ANKARA BARO BAŞKANI KARŞILAYACAK

Gün içinde çeşitli saatlerde farklı illerden de baro başkanları yürüyüşe geçecek. Baro başkanlarını Pazar günü Ankara girişinde, Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan karşılayacak. Baro başkanları önce bütün bu gelişmelere karşı sessiz kalan Türkiye Barolar Birliği’ne olağanüstü genel kurul taleplerini iletecek. Ardından da Anıtkabir’i ziyaret edecekler.