Yargı paketi gazetecilerin davasına uğramadı

0
647

Haberleri nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçlamasıyla yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ve Hayri Demir’in davasında mahkeme, Ekim ayında yürürlüğe giren yargı paketini yine görmezden geldi.

TSK’nin Afrin’e düzenlediği askeri harekata ilişkin yaptıkları haber ve sosyal paylaşım mesajları nedeniyle yargılanan Artı TV Haber Ankara Temsilcisi Sibel Hürtaş ile gazeteci Hayri Demir’in yargılandıkları davanın 8. duruşması Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Hürtaş ve Demir’in yanı sıra avukatı Nuray Özdoğan katıldı.

Mahkeme başkanı, Adalet Bakanlığı’nın TCK’nin 301. maddesi kapsamında istenen kovuşturma izni talebine henüz vermediğini kaydetti. Mahkeme Başkanı, Bursa’da “itirafçı” olan H. D. adlı bir kişinin Hayri Demir aleyhinde yaptığı, “Hayri Demir’i Suriye’nin Kamışlı bölgesinde gördüm. Kobane güneyindeki operasyonu takip edip, DİHA’ya haber yapıyordu” şeklindeki teşhis tutanağını okudu.

Teşhise ilişkin beyanda bulunan Demir, “Söz konusu şahsın beyanları lehime olmasına rağmen algı yaratmak adına bu dosyaya da eklenmiş. Ben zaten bu mahkemede yargılandığım diğer davada, şahsın teşhise konu haberlerim nedeniyle yargılanıyorum” dedi.

Demir, Adalet Bakanlığı’ndan bir yılı aşkın süredir izin beklendiğini anımsatarak, “İzne konu haberim nedeniyle de yargılandım ve dosyam kapandı. Bu nedenle iznin beklenmemesini, dosyanın karara bağlanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Sibel Hürtaş, birinci yargı paketinde Terörle Mücadele Yasası’nın 7/2 maddesindeki “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasına maddesine “Haber ve eleştiri niteliğindeki paylaşımlar suç oluşturmaz” düzenlemesi eklendiğini anımsattı. Mahkemeden bu düzenlemeyi dikkate almasını isteyen Hürtaş, “Aradan geçen zamanda ikinci yargı paketi çıktı. Şimdi 3. yargı paketi çıkacak. Ancak mahkemeniz, halen birinci yargı paketini uygulamış değil. 301. madde benimle ilgili değil. Benim yönündem dosya gerekzi uzuyor. Dosyamın tefrik edilerek karar verilmesini istiyorum” dedi.

Avukat Nuray Özdoğan, Demir hakkındaki teşhis tutanağının dosyaya gönderilmesini eleştirerek, “Zaten bu kişi de müvekkilimin haber ajansı çalışanı olduğunu söylemiş. Biz de zaten Hayri Demir’in gazetecilik yaptığını söylüyoruz. Başsavcılığın bu evrakı dosyaya göndermesi hukuksuzluktur. Tamamen mahkeme üzerinde kanaat yaratmaya yönelik bir belgedir” dedi.

Davanın Ocak 2018’den beri sürdüğüne işaret eden Özdoğan, “TSK’nin Afrin harekatına ilişkin haberler nedeniyle yargılanıyorlar. Yargılama sürecinin bu kadar uzaması, TCK’nin 301. maddesinden izin istenmesi hem masumiyet karinesi ihlaline, hem de adil yargılanma hakkının ihlaline neden oluyor” dedi. Demir ve Hürtaş hakkında 2,5 yıldır yurt dışı yasağı şeklinde adli kontrol kararı uygulandığını anımsatan Özdoğan, “AİHS ve anayasaya göre bu kadar uzun yasak, ölçülülük ilkesine aykırıdır. Ayrıca temel hak ve özgürlükleri de ihlal edildi. Bu nedenle yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istiyoruz” dedi. Savcı, tüm taleplerin reddedilmesini istedi.

Adalet Bakanlığı’ndan cevabın beklenmesine karar veren mahkeme, dosyanın tefrik edilmesi talebi ile yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması taleplerini reddetti. Sanıkların eylemlerinin niteliği ve isnat edilen suçun ceza miktarı ve yargılamanın geldiği aşamayı gerekçe gösteren mahkeme, 2,5 yıldır uygulanan yurt dışı çıkış yasağının ölçülü olduğunu savundu. Duruşma, 25 Kasım saat 09:10’a ertelendi.