Kadınlar, çocuk cinsel istismarı affına karşı alanlara çıkıyor

0
259

281 kadın örgütünün bir araya gelerek kurduğu TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu, 11 Temmuz Cumartesi günü pek çok ilde istismarcılara af ve İstanbul Sözleşmesi’nin iptali girişimlerine karşı alanlara çıkıyor.

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu, Zoom üzerinden 100’e, YouTube’dan da 200’e yakın temsilcinin katılımıyla basın toplantısı düzenledi.

Platform adına bir sunum yapan Zelal Ayman, kadın örgütleri olarak çocuk cinsel istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimlerini kaygıyla izlediklerini söyledi. Ayman, afla 13 yaşındaki kız çocuklarına istismardan yargılanan ve hatta mahkumiyet kararı kesinleşip cezaevine konmuş kişilerin resmi nikah yapıldığı takdirde serbest kalmalarının, bu evlilik 5 yıl sürdüğü takdirde cezanın tamamen ortadan kalkmasının, cinsel istismar gibi ciddi bir suçun cezasız bırakılmasının hedeflendiğini anımsattı.

“Her ne kadar kulislerde bu af girişiminin TBMM’nin Ekim ayında başlayacak yeni yasama dönemine bırakıldığı iddia edilse de bu iddialar adeta kamuoyunu oyalamak, yatıştırmak için olduğu izlenimi vermektedir” diyen Ayman, kadınlar olarak Meclis açık kaldığı sürece gece yarılarına dek süren yasamayı izleme nöbetlerini devam ettireceklerini aktardı.

‘AF GİRİŞİMLERİNDEN TAMAMEN VAZGEÇİN’

TBMM Boşanma Komisyonu Raporu’ndan beri İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasaya karşı sistematik bir karalama kampanyası yürütüldüğüne dikkat çeken Ayman, Numan Kurtulmuş’un son açıklamasının, “sözleşmeyi ve yasayı uygulamamak için zaten direnmekte olan” tüm kamu görevlilerine en üst düzeyden bağlayıcı bir “talimat” niteliği taşıdığını söyledi. Ayman, bu gibi açıklamaların, şiddet uygulayan erkekleri teşvik etmek; şiddete maruz kalan birçok kadının devlet mekanizmalarına başvurma cesaretlerini kırmak; kamuda görevini yerine getirmeye çalışan az sayıdaki yargı ve kolluk görevlisinin de elini kolunu bağlamak gibi olumsuz sonuçları olacağını vurguladı.

Ayman Şunları söyledi:

“TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu’nu oluşturan kadın örgütleri ve destekleyen diğer sivil toplum örgütleri olarak yetkililere sesleniyoruz: Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet ile ayrımcılığı körükleyen bu söylemlerinize son verin. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin bir biçimde uygulanmasını ve işlevli bir Alo Şiddet Hattı, ülke çapında yeterli sayıda kadın danışma merkezleri, sığınaklar, cinsel şiddet kriz merkezleri ile şiddetle mücadelenin ulusal mekanizmasının yeterli sayı ve nitelikli destek kapasitesine ulaştırılmasını sağlayın. Çocuk cinsel istismarcılarına yönelik af girişimlerinden tamamen vazgeçin ve bunu kamuoyuna derhal ilan edin. İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı Şiddet Yasası’nı karalamaktan vazgeçin. Kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddeti durdurun. Kadınların kazanılmış haklarını tehdit etmekten vazgeçin.”

Ayman, 11 Temmuz Cumartesi günü pek çok ilde istismarcılara af girişimlerine ve İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline yönelik hamlelere karşı basın açıklamaları gerçekleştireceklerini de duyurdu.

‘KADINLAR İÇİN TEHDİT, İSTİSMARCILAR İÇİN TEŞVİK’

Avukat Hülya Gülbahar da yıllardır kadın hareketi olarak alarm halinde yaşadıklarını belirterek, “Her gün yeni bir kazanılmış hakkın tehdit edildiği bir ortamda yaşamak kadınlar için çok zor. Bu tehditler yeri geliyor otobüste bizimle birlikte yolculuk eden bir yolcudan, yeri geliyor en üst düzey siyasetçilerden geliyor” dedi.

Türkiye’nin her yerinden, her siyasi görüşten 281 kadın örgütü olarak TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu’nu oluşturduklarını anlatan Gülbahar, şunları söyledi:

“Biz kadın örgütleri olarak siyasi iktidara sesleniyoruz; af girişimini Ekim’e ertelemeyin, derhal, tamamen toplumun gündeminden kaldırın, diyoruz. Çünkü af ihtimalinin gündemde tutulması bile tüm kadınlar ve kız çocukları için bir tehdittir, tüm tecavüzcüler ve istismarcılar için de bir teşvik anlamına gelir. Aynı şekilde İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa, kadınlar ve kız çocuklarının erkek şiddetinden korunmak için başvurabilecekleri en önemli yasal düzenlemelerdir. Her gün 3 kadının öldürüldüğü bir ülkede cinsel istismarcılara affı, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasını çekmesini tartışmak kadınları ve kız çocuklarını erkek şiddetine karşı yapayalnız bırakmak demektir.”