Ölüm orucundaki avukatların aileleri, Yargıtay’ın kararını bekliyor

0
710

Avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal “adil yargılanma” talebiyle başlattıkları ölüm orucunu sürdürüyor. Timtik ve Ünsal’ın sağlık durumları kötüye giderken, aileleri Yargıtay’dan evlatlarının ölümünü engelleyecek kararı bekliyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarından Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal 3 Şubat’ta başlattıkları açlık grevlerini, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde ölüm orucuna çevirdi. Avukatlar, “adil yargılanma” talep ediyor. Bugün itibariyle Silivri 9 Nolu Hapishane’de bulunan Ebru Timtik ölüm orucunun 192., Burhaniye T Tipi Hapishane’de kalan Aytaç Ünsal 161. gününde… Avukatların aileleri ise evlatlarının ölümünü engelleyecek Yargıtay kararını dört gözle bekliyor.

TİMTİK KONUŞMAKTA ZORLANIYOR

Timtik ve Ünsal ile görüşen meslektaşlarının aktardıklarına göre, Timtik 75 kilodan 41 kiloya düştü. Ağız içinde ve boğazında çıkan yaralar nedeniyle su-şeker almakta ve konuşmakta zorlanıyor, çabuk yoruluyor, cümleleri toparlamakta güçlük çekiyor, unutkanlık yaşıyor. Ellerinde kararmalar var, ayakları şişmeye başladı, boyunluk kullanıyor.

Ünsal, 79 kilodan 60 kiloya düştü. Ağız içinde yaralar var. Halsizlik, kas ağrıları ve uyku sorunları yaşıyor.

TİMTİK’İN TEYZESİ TUTUKLANDI

Ebru Timtik’in kardeşi Barkın Timtik de aynı dosyadan 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı ve ablasıyla aynı hücrede kalıyor.

Timtik’in dayısı Yıldırım Deniz,  halagazeteciyiz.net’e yaptığı açıklamada, Timtik’in anne ve babasının hayatta olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Biz onlara anne babalık yaptık, okuttuk, bugünlere getirdik, avukat oldular. Ama bugün adil yargılanma için Ebru bedenini ölüme yatırdı. Bir gecede avukatlar hakkında yakalama kararı çıkardılar. Ortada hiçbir şey yok, delil yok, adil bir yargılama yok, ceza yağdırdılar. Çok büyük bir adaletsizlik var.”

Ölüm orucundaki avukatlar için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kısıklı’da bulunan evinin önünde pankart açan Ebru Timtik’in teyzesi Sultan Kaya, 30 Haziran’da “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak, Silivri Hapishanesi’ne gönderildi. Sultan Kaya’nın 55 yaşında ve bacağından rahatsız olduğunu anlatan Deniz, karara şöyle tepki gösterdi:

“Ablam sadece Kısıklı’ya gidip bir pankart açtı. Bir aile, bir anne çocuğuna sahip çıkamayacak mı? Çocuğunu savunuyor, örgüt üyeliğinden tutuklanıyor. Ne örgüt üyeliği? Böyle bir saçmalık olur mu? Akıl almaz bir şey. Bu zamana kadar ona annelik yapmış, kendi büyütmüş. Şimdi çocuğu ölüyor, sadece çocuğu için çırpınan bir kadın.”

Kaya’nın avukatı tarafından verilen tutukluluğuna itiraz dilekçesi ise reddedildi, mahkeme günü de henüz belli değil.

‘ÇOCUĞUM GÜN GÜN ERİYEREK ÖLÜME GİDİYOR’

Deniz, Timtik ve Ünsal’ın taleplerinin karşılanması için her gün Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda yaptığı eylemini sürdürüyor. Deniz,  eylemde bazen gözaltına alınarak ertesi gün bırakıldığını, bu nedenle gidemediği günler olduğunu söyledi. Gidebildiği her gün alana çıktığını ve çıkmaya devam edeceğini vurgulayan Deniz, “Ben evde duramıyorum, içimiz yanıyor, çocuğum gün gün eriyerek ölüme gidiyor. Her an kötü haber gelebilir diye çok endişeliyiz. Hiçbir şey yapmayalım mı? Mecbur yapacağız. Sesimizi duyurmaya çalışacağız” dedi.

Yargıtay, avukatların dosyasını 1 Haziran’da incelemeye aldı ancak karar henüz açıklanmadı. Geçen her dakikanın Timtik ve Ünsal’ın aleyhine işlediğine dikkat çeken Deniz, şunları ekledi:

“Biz onların yaşamasını istiyoruz. Çocuklarımızın adil yargılanmasını istiyoruz, adil yargılandıklarında zaten serbest kalacaklardır. Bu ülkede adalet, hukuk varsa çocuklarımız bırakılacaktır. Onların hiçbir suçu yok, onlar yalnızca halktan yana avukatlık yaptılar. Yargıtay’ın bir an önce dosyaya ilişkin karar vermesini istiyoruz.”

‘HER GEÇEN SAAT ÖMÜRLERİNDEN GİDİYOR’

Aytaç Ünsal’ın annesi emekli hakim, babası ise orman mühendisi. Ünsal’ın eşi Didem Baydar Ünsal da Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarından. Ünsal, yaklaşık iki yıldır her Perşembe günü Çağlayan Adliyesi önünde eşi ve meslektaşları için “adalet nöbeti” tutuyor.

Dosyaları bugün itibariyle 42 gündür Yargıtay’da bekletilirken, Didem Baydar Ünsal, eylem alanı olan Çağlayan Adliyesi’nden şöyle sesleniyor:

“İki avukat ölüm orucundayken Yargıtay neden bu kadar bekliyor? Dosyada onlarca bozma gerekçesi varken neden hala bekliyor? Bunun bir açıklaması yok, bizimse kaybedecek zamanımız yok. Her geçen gün ve saat Aytaç’ın ve Ebru’nun ömründen gidiyor. Yargıtay bu hukuksuz kararı vakit kaybetmeden bozmalıdır.”

NE OLMUŞTU?

ÇHD ve HHB başkan, yönetici ve üyelerinden 17 avukat 12 Eylül 2017 günü evleri ve büroları basılarak gözaltına alınmış, 9 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanmış ve 7 ayrı şehirdeki hapishanelere gönderilmişti. Tutuklu avukatların ilk duruşmaları bir yıl sonra, 10-14 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, “suç vasfının değişmiş olması, tutuklamanın tedbir olması, sanıkların avukat olması, tutuklulukta geçen süre ve AİHM içtihatları dikkate alınarak adli kontrol uygulamasıyla” tüm sanıkların tahliyesine karar verdi. Ancak ertesi gün, tatil günü olmasına rağmen savcılığın itirazı ile aynı mahkeme heyeti, 12 avukat hakkında yeniden yakalama kararı çıkardı. Avukatlardan Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu ve Selçuk Kozağaçlı tutuklandı.

20 Mart 2019’da görülen 6’sı tutuklu 20 avukatın yargılandığı karar duruşmasında 18 avukata 3 yıl 1 ay 15 gün ile 18 yıl 9 ay arasında toplam 159 yıl hapis cezası verildi. Dosya şu an Yargıtay aşamasında.

Tutuklu avukatlar Selçuk Kozağaçlı, Engin Gökoğlu, Ayşegül Çağatay, Aycan Çiçek, Ebru Timtik, Barkın Timtik, Oya Aslan, Aytaç Ünsal 3 Şubat 2020 tarihinde tutuklu bulundukları hapishanelerde “adil yargılanma” talebiyle açlık grevine başladı. 10 Mart’ta Kozağaçlı, Gökoğlu, Çağatay ve Çiçek açlık grevine ara verirken Ebru ve Barkın Timtik, Aslan ve Ünsal açlık grevlerine süresiz olarak devam etme kararı aldı.

5 Nisan Avukatlar Günü’nde de Barkın Timtik ve Oya Aslan süresiz açlık grevine ara verdi, Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal ise açlık grevini ölüm orucuna çevirdi. Timtik 13 yıl 6 ay, Ünsal 10 yıl 6 ay hapis cezası almıştı.