Katliamın 5. yılında Suruç hala yaralı…

0
334

20 Temmuz 2015 yılında Suruç’ta, Kobanili çocuklara oyuncak götürmek isterken IŞİD’in canlı bombalı saldırısı ile 33 kişinin yaşamını yitirdiği, 100’den fazla kişinin yaralandığı katliamın üzerinden 5 yıl geçti. Ancak hala adalet yerini bulmadı, katliamın üzeri örtülmeye çalışılıyor. Katliam yaralıları ve yaşamını yitirenlerin yakınlarının tek beklentisi ise “Suruç için adalet, herkes için adalet.”

Suruç katliamının üzerinden 5 yıl geçti. 20 Temmuz 2015’te Kobanili çocuklara oyuncak götürmek üzere Suruç’ta bulunan Amara Kültür Merkezi önünde toplanan gruba, IŞİD tarafından saldırı düzenlenmiş, saldırıda 33 kişi yaşamını yitirirken 100’den fazla kişi de yaralanmıştı. Katliamdan 21 ay sonra Hilvan’da başlayan mahkeme hala sürüyor. Davanın tutuklu bulunan tek faili Yakup Şahin bugüne dek hiçbir duruşmaya getirilmedi.

Halagazeteciyiz’e konuşan Suruç yaralısı Koray Türkay, bu katliamlara yol verenlerden adalet beklemediklerini söylüyor.

20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi’nde Kobanili çocuklara oyuncak götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, basın açıklaması yapıldığı sırada IŞİD’in hedefi olmuştu. Canlı bomba saldırısında 33 kişi yaşamını yitirmiş, 100’den fazla kişi ise yaralanmıştı. O katliamın üzerinden 5 yıl geçti ancak yaralar hala tazeliğini koruyor. Katliamda yaşamını yitirenlerden Süleyman Aksu’nun kardeşi Güneş Aksu, 5 yıldır adaletin a’sının bile sağlanmadığını söylüyor.

Güneş Aksu, tek taleplerinin yakınlarının eşyalarını alabilmek ve adaletin sağlanması olduğunu ifade ediyor. Suruç yaralısı Koray Türkay ise “Bu katliamlara yol verenlerden adalet beklemek gibi bir saflık içerisinde değiliz” diyor.

‘ACIMIZI DİNDİRECEK KÜÇÜK BİR ADIM BİLE ATILMADI’

Katliamda yaşamını yitirenlerden Süleyman Aksu’nun kardeşi Güneş Aksu acısı hala taze olanlardan. Abisini yitiren Aksu, katliamın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen acılarını dindirecek küçük bir adımın bile atılmadığını söylüyor. Aksu, dava süreci boyunca “adaletin a’sının bile sağlanmadığını” belirterek 5 yıl geçmesine rağmen hala kaybettikleri yakınlarının eşyalarının verilmediğini söylüyor. Öte yandan Aksu, ailelerin bazı zorluklar çekerek mahkemeye katılabildiğini ve davada hala somut bir sonuç olmadığını belirtiyor. Aksu, tüm aileler gibi kendilerinin de tek taleplerinin yakınlarının eşyalarının verilmesi ve adaletin sağlanması olduğunu söylüyor. Katliamın beşinci yılında da adalet mücadelesine devam ettiklerini ve sonuna kadar mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Aksu, “Suruç için adalet herkes için adalet” diyor.

‘BU KATLİAMLARA YOL VERENLERDEN ADALET BEKLEMİYORUZ’

Suruç yaralısı Koray Türkay ise bu katliama giden sürecin 7 Haziran 2015 seçimleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “400 sandalyeyi verin, bu iş huzur içinde çözülsün” sözleri ile başladığını ifade ediyor. Bugünkü adalet anlayışından herhangi bir adalet beklemenin mümkün olmadığını belirten Türkay; bugün adalet, eşitlik, hukuk isteyen, demokratik bir Türkiye isteyen herkesin Suruç katliamının aydınlığa kavuşması gerektiğini bilmesini istiyor. “Bizim mücadelemiz toplumsal alanda bir adalet mücadelesi” diyen Türkay, mahkeme salonlarında sürdürdükleri adalet mücadelesi için çok yakında hakimler ve savcıların özgür karar vereceği inancı olduğunu, bugünkü hakimler ve savcılardan herhangi bir adalet beklentilerinin bulunmadığını ifade ediyor. Türkay, bu katliamlara yol verenlerden adalet beklemek gibi bir saflık içerisinde olmadıklarını söylüyor.

‘UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Saldırının gerçekleştiği anı da anlatan Türkay, patlamadan sonra sol ayağının üzerine basarak seke seke kapıya kadar gittiğini, arkadaşlarının kendisini Amara Kültür Merkezi önünde duran siyah bir jipe bindirmeye çalıştığını ancak tam bu sırada aracın kendilerini almadan kaçtığını söylüyor. Türkay daha sonra kamera görüntülerini izlediğini ve aracın plakasının bulunmadığını belirtiyor. Türkay, aracın patlamadan birkaç dakika sonra geldiğini ve ardından da oradan ayrıldığını ifade ediyor.

Bu sürecin insanlara unutturulmaya çalışıldığını belirten Türkay, 5. yıl anması için bildiri dağıtanlara yönelik polis saldırısının nedeninin de bu olduğunu ifade ediyor. Türkay, Suruç katliamı gündemde tutulursa suçu işleyenlerin ortaya çıkma olasılığı bulunduğunu, bu yüzden de  unutturulmaya çalışıldığını söylüyor. Öte yandan, bu katliamların aydınlatılmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi ile doğru orantılı olduğunu dile getiriyor.

DAVADA AŞAMA KAYDEDİLMEDİ

Davanın ilk duruşması katliamdan 21 ay sonra, 9 Mayıs 2017’de Hilvan’da görüldü. Bugüne dek 14 duruşma görülen davada herhangi bir aşama kaydedilmiş değil. Öte yandan tutuklu bulunan tek fail Yakup Şahin hiçbir duruşmaya getirilmedi. Şahin, son olarak 20 Mayıs 2020’de görülen duruşmaya da Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılmıştı. Bir sonraki duruşma tarihi ise 18 Ağustos olarak belirlendi.

Öte yandan dava avukatlarının kamuoyu ile paylaştığı yargılama sürecine yönelik rapora göre katliam görüntülerinin dava dosyasına girmesi 3 buçuk yıl sürdü. Bununla birlikte avukatlar olay yerine ait görüntülerin 5 saatinin eksik olduğunu belirtiyor.

Acıların hala tazeliğini koruduğu Suruç’ta ailelerin adalet bekleyişi sürerken, avukatların talebi de Suruç için adalet mücadelesi yürütenler üzerindeki baskıların son bulması ve adalet arayanlarla değil, katliamda sorumluluğu bulunanlar ile mücadele edilmesi.