CHP’li Çakırözer 24 Temmuz’da Tutuklu Gazetecileri Ziyaret Etti

0
211

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Günü’nde tutuklu gazetecileri ziyaret etti. Gazeteciler, dayanışma çağrısında bulundu. Barış Pehlivan: “Cesaret bulaşıcıdır, hukuksuzlukları korkmadan dayanışma ile aşarız”

24 Temmuz Basın Bayramı ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’nde cezaevindeki gazetecilerden, dışarıdaki mesajlarına dayanışma çağrısı geldi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer. Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Muhabir Hülya Kılınç, Yeniçağ Yazarı Murat Ağırel, yazarlar Ahmet Altan ve Mümtezar Türköne’yi ziyaret etti. Çakırözer, “Artık bu demokrasi ayıbı bitmeli. Türkiye dünyanın en çok gazeteciyi hapseden ülkesi olarak anılmamalı. Cezaevlerinde haksız, hukuksuz tutuklu gazeteciler derhal özgür kalmalı” derken, içerideki gazetecilerin mesajları şöyle:

PEHLİVAN: “GAZETECİLER TOPLUMA ÖNCÜ OLMALI”

Tutuklu gazetecilerinden Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan dışarıdaki meslektaşlarına Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, “Korksalar da cesaret gösterip yazmaya devam etsinler. Gerçeğin gücüne inansınlar. Gazetecilerin cesaret göstermesi, topluma öncü olması gerekir” dedi.

“CESARET BULAŞICIDIR, GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYIN”

Pehlivan, Meclis’te görüşülmeye başlayan sosyal medya düzenlemesi ile yurttaşların daha fazla korkutacaklarını söyleyerek, “Toplumu sessizliğe mahkum edecekler. O sessizliğin yırtılması lazım. Bunun için gazetecisi, siyasetçisi, herkesin korkmadan gerçekleri söylemesi lazım. Burada toplumsal muhalefete, gazetecilere, aydınlara büyük görev düşüyor. Cesaret bulaşıcıdır. Dayanışma büyütülmeli” çağrısında bulundu.

“HUKUK İNTİKAM ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

Yaşadıklarının bir hukuk katliamı olduğunu belirten Pehlivan, “Burada hukuk intikam aracı olarak kullanılıyor. Bu ülkede savcı ve hakimler mesleğe başlamadan önce bir ay tutuklu kalarak cezaevlerinde staj yapmalı. Bir hafta bu koğuşlarda kalmalı. Kalmalı ki, tutukluluğa devam kararı aldıklarında insanlar nerede kalıyor, neyi yaşıyor, hangi acıyı çekiyor bunları bilmeli. Öyle bir infaz yasası çıktı ki FETÖ borsasından yargılanan savcılar, hakimler yararlanabilirken biz gazeteciler ve düşünce suçluları yararlandırılmadık. Bunun adı adalet değildir” dedi.

AĞIREL: “ÖZGÜRLÜK YOKSA KUTLANACAK BAYRAMDA YOK”

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Murat Ağırel, Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, “Bugün bayrammış. Ama aynı Abdülhamit dönemi gibi ülkede sansür sürüyor. Olmayan bir şeyin yani basın özgürlüğünün neyini kutlayacağız. Özgürlük olmazsa kutlanacak bir şey de yoktur. Burada bedenimiz tutsak olsa da fikrimiz hür. Bu davadan beraat edeceğime inanıyorum. Hiçbir suçum yok. Bana yaşatılan bu hukuksuzlukları asla kabul etmiyorum” dedi.

KILINÇ: “GAZETECİLER DIŞARIDA SESİMİZ OLMALI”

Basın ve İfade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda kutlanacak bir bayram olmadığını söyleyen Hülya Kılınç ise, “Bizim yaşadıklarımız umarım gazetecilerin birbiriyle dayanışmasını sağlar. Meslektaşlarımız, bize ve tutuklu gazetecilere daha fazla sahip çıkmalı ve dışarıda sesimiz olmalılar. Ancak bu şekilde karanlıkları aydınlığa çıkarabiliriz.

Gazeteciler bu ülkede demokrasi için, halkın haber alma hakkı için öyle bedeller ödemiş ki bizim yaşadıklarımız yanında hiç kalır. Umutsuz değilim, bu zor günleri dayanışma ile aşacağız. Önümüzdeki 24 Temmuz’ları özgürlükler açısından bayram gibi kutlayacağımız bir Türkiye diliyorum” dedi.

ALTAN: “YARGIDA KEYFİ UYGULAMALAR SON BULSUN”

Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde yazar Ahmet Altan ve Mümtezar Türköne ile de görüştü. Altan, Ağır Ceza Mahkemesi’nin kendisini hükümle birlikte serbest bıraktığını hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ağır Ceza Mahkemesi hükümle birlikte beni serbest bıraktı ama hemen yanındaki mahkeme böyle bir yetkisi olmamasına rağmen beni yeniden tutuklattı. Dünyada örneği görülmeyen bu hukuksuzluğu Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Burada bir ilke kararı alınması lazım. Böyle keyfi hukuk olmaz. Diğer tutuklu gazetecilerin de denetimli serbestlikten faydalanma aşamasına geldiklerinde bırakılmaması bir başka büyük hukuksuzluk. Cezaevlerinde 4 – 5 yıldır yatan ve denetimli serbestlikten faydalanarak özgürlüğüne kavuşması gereken bir çok gazeteci keyfi bir şekilde bu hakkından mahrum bırakılıyor. Yargıda bu keyfi uygulamaların artık son bulması lazım.”

TÜRKÖNE: “KÖŞE YAZILARIM NEDENİYLE 4 YILDIR TUTUKLUYUM”

Yazar Mümtezar Türköne ise, 17-25 Aralık sürecinde yazdığı yazılar nedeniyle 4 yıldır hukuksuzca cezaevinde tutulduğunu söyledi. Türköne, “Anayasa Mahkemesi sadece gazete yazılarından tutuklama olmaz diyor. Ama ben sadece köşe yazılarım nedeniyle 4 yıldır cezaevindeyim” dedi.