Kemal Kılıçdaroğlu 6. kez CHP Genel Başkanı

0
174

“Hedef iktidar” söylemiyle gerçekleştirilen, ancak iktidar hedefinden uzak CHP’nin 37. Kurultayı Bilkent Odeon Gösteri Merkezi’nde toplandı. Genel Başkanlık için 80 il başkanının imzası ile aday olan Kemal Kılıçdaroğlu, oy kullanan 1318 delegenin 1251’inin oyu ile yeniden seçilirken, 67 geçersiz oy kullanıldı, 38 delege de oy kullanmadı. İlhan Cihaner ve Aytuğ Atıcı ise yeterli delege imzası bulamadıkları için aday olamadılar.

GAZETECİLER SALON DIŞINDAN İZLEDİLER

CHP’nin 37. Olağan Kurultayı, Bilkent Odeon Gösteri Merkezi’nde, pandemi koşullarında seyircisiz ve salonda sadece delegelerin katılımı ile yapıldı. Basın için dışarıda iki ayrı noktada ve kurultay salonunun üst kısmında özel yerler ayrıldı. Gazeteciler ilk kez kurultayı salon dışına yansıtılan ekranlardan izlemek durumunda kaldılar.

Kurultay salonuna ve bahçesine delegeler ve gazeteciler ayrı ayrı kapılardan, üç ayrı arama noktasından geçerek alındılar. Gazeteciler için ayrılan giriş, oldukça uzakta olup, araçla gelmeyen gazeteciler için oldukça  zahmetli oldu.

Yine salon önünde ve girişlerde PM adaylarının eşantiyonları ve tanıtım broşürleri dağıtılırken, bu kez maske ve dezenfektan eşantiyonlar dikkat çekti. Salon girişlerinde ve dışarıda neredeyse her köşe başında dezenfektanlar konularak, hijyen önlemleri alındı. Salona ait tuvaletlerin yanı sına seyyar tuvaletler de kurularak, insanların ihtiyaçlarını gidermeleri sağlanırken, sık sık temizlenmesi, hijyene önem verilmesi dikkat çekti.

KADIN DİVAN BAŞKANI VE KADIN VURGUSU

Divan Başkanı seçilen Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, AKP’nin hedefindeki İstanbul Sözleşmesi’ne dikkat çekerek, “İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmek kadına şiddete, cinayetlere göz yummak demektir” diye konuştu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 2. yüzyıl beyannamesi adını verdiği konuşmasında kadına şiddet ve eşit temsiliyet konusuna özel vurgu yaptı. Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirerek, cinsiyet kotası getireceklerini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, kadınların parlamentoda temsilinin güvence altına alınacağını söyledi.

Kurultay salonunda önceki genel başkanlardan Murat Karayalçın ve Altan Öymen, Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile ön sırada, birer koltuk ara ile oturdular. Delegelerin isimlerine göre yer ayrılan anfide, hijyen kuralları gereği birer koltuk boş bırakıldı; oturulacak yerlere beyaz minderler konuldu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, açılış konuşmasında, yerel seçimlerde önlerine örülen duvarı aştıklarını, ilk seçimlerde ise iktidar olarak, o duvarı parçalayacaklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, sonradan delegelerin oylarına sunduğu “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi” adını verdiği konuşmasını bir saatte tamamladı.

Salonda sık sık adalet vurgusu yapılırken, sık sık da “İktidarın Yolu Kılıçdaroğlu” şarkısı seslendirildi.

‘TARİHİN EN AĞIR BUHRANI’

Türkiye tarihinde en ağır buhranın yaşadığı dönemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bu buhranın ekonomi ve demokraside yaşanan bir buhran olduğunu söyledi. Adalet Yürüyüşü’nün ardından, 31 Mart yerel seçimleriyle bir duvarı aştıklarını, şimdi ise dostlarıyla bu duvarı yıkacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin sorunlarını 5 başlıkta şöyle sıraladı:

SARAY REJİMİ: Yasama, yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. Demokrasi sadece kağıt üzerinde kalmıştır. Öyle bir noktadayız ki saray ne diyorsa yargı onu yapıyor, egemen güçler ne diyorsa saray da onu yapıyor. Örneğin saray talimat veriyor, Osman Kavala içeride kalacak. Örneğin Selahattin Demirtaş içeride kalacak. Mahkeme gereğini yapıyor. Cezaevlerinde onlarca gazeteci var. Böyle bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

EKONOMİ: 79 yılda, 57 hükümet kuruldu. Bu hükümetler 714 milyar dolar harcadı ama AKP 18 yılda 2 trilyon 400 milyar lira harcadı.

18 yıldır Türkiye’yi bu duruma getirdiler. Fabrikaları sattılar, parayı ne yaptıklarını kimse bilmiyor. Topraklarımızı sattılar. 250 bin dolara istediğiniz yerden istediğiniz daireyi alabiliyorsunuz! Bunu özellikle bizi dinleyen bütün vatandaşlarıma ifade etmek istiyorum, elinizi vicdanınıza koyun.

DIŞ POLİTİKA: Türkiye şu anda egemen güçlerin taleplerini yerine getiren bir devlet konumuna düşürülmüştür. Ekonomide bağımsızlığını, siyasette bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmiştir.

Süleyman Şah Türbesi bu ülkenin namusudur. Oradan bayrağı indirip kaçıranlara vatan hainleri denir. 28 Şubat 2020 ne oldu? Suriye’de 36 askerimiz şehit oldu. Sorumlusu kim? 36 askerimizin kanı yerde duruyor. Gazinin de hakkını biz savunuyoruz. Şehit yakınlarının da hakkını biz savunuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir devlet başkanı, başbakan ya da cumhurbaşkanı “Aldatıldım” dememiştir ve aldatılmamıştır. Ama ilk kez 18 yıllık iktidarında bir kişi, herkes tarafından aldatılmıştır.

EĞİTİM: 21. yüzyılda hala yeterli derslik yok. Hâlâ birleşik sınıflar var. 2 trilyon 400 milyar dolar para harcadınız halen yeterli derslik yok. Bir devleti geriletmek için işgal etmenize gerek yok, eğitim sistemini bozarsınız. Eğitim politikalarını sürekli değiştirerek kendi çocuklarını denek olarak kullanan dünyadaki tek ülkeyiz.

TOPLUMSAL BARIŞ: Toplumsal barışımız temelden dinamitlenmiştir. Oysa bu ülkede 83 milyon, bayrağımızın altında huzur içinde yaşamalıyız. Kimsenin etnik kimliğini sorgulamak bizim haddimiz değildir. Bizim sorgulayacağımız şey vatandaşın karnı aç mı tok mu. Siyasal iktidar başta Kürt sorunu olmak üzere toplumu ayrıştırmakta, ötekileştirmekte, politikalarını bunun üzerine inşa etmektedir.

PARLAMENTER SİSTEM VURGUSU

Kılıçdaroğlu beyannamede 5 soruna karşı 13 maddede çözüm önerilerini sundu. Yeni Anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçileceğini belirten Kılıçdaroğlu, geniş bir mutabakatla yeni Anayasa yazılacağı söyledi. Kılıçdaroğlu, partili ve taraflı Cumhurbaşkanlığı sistemine son verileceğini, kuvvetler ayrılığının yeniden sağlanacağını, yasaların hazırlanmasında sendika, oda ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınacak, basın ve ifade özgürlüğünün güvence altında olacağını sözlerine ekledi.

Kılıçdaroğlu’nun sunduğu ilkeler ve çözüm önerileri özetle şöyle:

‘TOPLUMSAL BARIŞ’ VURGUSU

Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. Başta Kürt sorunu olmak üzere sorunlar demokrasi temelinde, TBMM’nin öncülüğünde çözülecek. Kürt sorununu egemen güçlerin bir manivela olarak kullanmasına izin vermeyeceğiz. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi öncelikli bir devlet politikası haline getirilecektir. Tüm terör örgütleriyle ve yeraltı suç örgütleriyle mücadele ödün verilmeksizin sürdürülecektir.

‘LİYAKAT SİSTEMİ’

Liyakat sistemi hakim kılınacaktır. Devlet hizmetlerinin partizanca yapılmasına engel olunacaktır. İşi ehline vermek bir devlet politikası olacaktır. Güreşçiden banka yönetim kurulu üyesi olmayacak. Akademik hırsızdan rektör, rüşvetçiden büyükelçi olmayacak.

‘CİNSİYET KOTASI GETİRİLECEK’

Seçim yasası değişecek. Milletin vekilini millet seçecek. Seçim barajı kaldırılacak. Milletin iradesinin meclise tam olarak yansıması sağlanacaktır. Seçim yasası değişikliği ile cinsiyet kotası getirilecek, kadınların parlamentoda temsili yasal güvence altına alınacaktır. CHP’li kadın milletvekilleri bu yasa teklifini hazırlayacak TBMM’ye verecektir. Parlamentoda kadınlar hak ettiği yeri alacaklardır.

SİYASİ AHLAK YASASI

Siyasi ahlak yasası çıkarılacak. Siyaset kirlilikten arındırılacak. Vatandaşla siyasi arasındaki güven yeniden oluşturulacaktır. Para ile iş takipçisinden, yolsuzluk yapandan milletvekili mi olur? Kendisi Hac’da iken sahte pusula gönderip ben Meclis’teyim diyenden milletvekili mi olur?

‘KAMUDA İSRAF’ VURGUSU

Kamu ihale kanunu, kamuda israf ve kayırmacılığı önlemek için ivedilikle değiştirilecektir. Kamu ihalelerinin şeffaf bir şekilde yapılması sağlanacaktır. Her kuruşun hesabını vermek her namuslu siyasetçinin onurlu görevidir. Halkın iktidarında bir hastane, bir havaalanı kaça yapıldıysa vatandaş bilecek.

DENETİM

Sayıştay gerçek işlevine kavuşturulacaktır. TBMM adına ödenen bütün vergilerin denetimini Sayıştay yapıyor, onların tüm raporları gizleniyor. Biz milletin önüne getireceğiz. Her kuruşun hesabını vereceğiz. Lütfedip devlete bağış yapıyorlar, o bağışı da vergiden düşüyorlar. Buna son vereceğiz. TBMM’de Kesin Hesap Komisyonu kuracağız. Kesin Hesap Komisyonu’nun başkanı iktidar partisinden değil, muhalefet partisinden olacak.

‘YÖK KALDIRILACAK’

Eğitim sistemi tüm paydaşlarıyla birlikte yeniden planlanacaktır. Üniversitelerimizde her türlü düşünce özgürce tartışılabilecek, darbecilerin getirdiği YÖK kaldırılacaktır. Tüm organize sanayi bölgelerinde iş garantili yatılı teknoloji liseleri kurulacaktır. Gençlerimizin de işsiz kalmalarının önüne geçilecektir.

AİLE DESTEK SİGORTASI

Aile Destekleri Sigortası uygulamaya konacaktır. Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecektir. Vatandaş devlet yardımlarını lütuf olarak değil hakkı olarak görecektir. Bu ülkede huzur istiyorsak hiçbir babanın çocuğuma pantolon alamadım diye intihar etmemesi lazım. 18 yıldır yapamadılar, Allah’ın izniyle 1 yılda yapacağız.

KAYYIM VURGUSU

Yeni bir merkez-yerel dengesi kurulacaktır. Devletin tüm kapasitesi en verimli şekilde kullanılacaktır. Hizmetin vatandaşa daha etkin bir şekilde ulaşması sağlanacaktır. Kayyım uygulamalarına son verilecek, seçimle gelenlerin ancak seçimle gitmeleri garanti altına alınacaktır.

‘ORTA DOĞU’YA BARIŞI GETİRECEĞİZ’

Kurucu üyeleri İran, Irak, Suriye ve Türkiye olan bir Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulacaktır. Uluslararası hukuka önem veren bir dış politika izlenecektir. Atatürk buna “Yurtta barış dünyada barış” diyordu. Altındaki petrol üstte yaşayan vatandaşların kaderini değiştirdi, bedeli kanlar ödüyorlar. Silahları da egemen güçler veriyor. Komşuda yangın varsa sizde huzur olmaz. Biz Orta Doğu’ya huzuru, barışı getireceğiz. Orta Doğu’yu bir savaş alanı değil bir barış alanına dönüştüreceğiz.

MUHALEFET BOŞ SIRALARA KONUŞTU

Başkan adayı İlhan Cihaner yeterli delegenin imzasını toplayamadığı için aday olamadı. Ancak öncesinde çalışma raporu üzerine yaptığı konuşmada, salonun boşalmasını eleştirerek şunları söyledi: “Şuradaki ciddiyetsizlik bile her şeyi gösteriyor. Genel Başkan, parti yöneticileri gitmeseydi bu salondan hiç kimse gitmezdi. Buradan selfie çekerek gittiler. Sözde tüzüğümüze göre demokrasimizin geleceği tartışılacaktı. Buradan bir karar çıkacaktı biz de geleceğimizi kuracaktık. Neredeler? Bu ciddiyetsizlikle nasıl iktidara gideceğiz. Bu bir tiyatro!.”

Cihaner delegeler üzerinde baskı kurulduğunu, kendilerine imza veren delegelerin işleriyle tehdit edildiklerini de söyledi. Cihaner il ve ilçe kongrelerinde de tek aday dayatıldığını söyledi.

Dokunulmazlıklara onay verilmesine, savaş tezkeresine evet denilmesine de tepki gösteren Cihaner şunları dile getirdi:

“Savaş tezkerelerine evet dedik. Hiç bir savaş tezkeresine evet demedim ben. Sahte bir yerlilik ve millilik anlayışıyla Ortadoğu halklarının gözyaşlarına boğulmasına şimdi bu salonu terk edenler evet dediler. Kürt halkı bize ittifakta nasıl oy verecek.

Genel başkanın saydığı maddeler içerisindeki, ekonomiyi ‘Yeni oluşacak demokrasi ittifakıyla düzelteceğiz’ dedi. Şu andaki ekonomiyi batıran Ali Babacan ile mi yapacağız bunu arkadaşlar? Bir başlık da dış politikaydı. Stratejik derinliğin sorumlusu kim? Davutoğlu, yeni ittifak ortağımız. Babacan, yeni ittifak ortağımız.

Genel başkan 13 madde saydı. Peki biz bunu nasıl gerçekleştireceğiz? AYM’ye giderek, tweet atarak, Meclis’te kapak yaparak. 18 yıldır hangi politikasına engel olabildik AKP’nin? Kadın cinayetlerine mi, tank palete mi, Kaz Dağları’na mı, Enis Berberoğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasına mı, neyine engel olduk?.”

Kurultay’ın ilk günü genel başkanın seçiminin ardından sona erdi. İkinci gün olan Pazar günü ise asıl çekişme PM seçiminde yaşanacak.