‘AOÇ için Atatürk’ün şartlı bağış ve vasiyetine uyun’

0
105

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) en geniş sınırlarının, Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyetine uygun hale getirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurdu. Mimarlar Odası, Danıştay’ın Ayasofya gerekçesinin AOÇ için emsal kabul edilerek, aslına rücu ettirilmesi sürecini başlattı.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’na gönderilen yazıda, Atatürk’ün Hazine’ye ve halkına vakfettiği Atatürk Orman Çiftliği alanlarının en geniş sınırlarını  içine alacak şekilde, Atatürk’ün şartlı bağışında yer alan ve iradesi yönünde kullanılmayan alanların tespit edilmesini ve aslına rücu için çalışmaların başlatılmasını istedi.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, AOÇ’nin Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışına aykırı olarak talan edildiğini hatırlattı. AOÇ’nin Atatürk’ün şartlı iradesine uygun hale getirilerek,  uygun olmayan kullanımlara son verilmesini talep ettiklerini belirten Candan, “AOÇ’nin Atatürk’ün bağışlama iradesine uygun olarak halka kazandırılması, aslına rücu ettirilmesi yönünde işlem tesis edilmesi için çalışmalarının ivedilikle başlatılmasını ve kendilerine bilgi verilmesini talep ettiklerini” söyledi.

‘ATATÜRK’ÜN KİŞİSEL MÜLKÜ’

Şartlı bağışa göre AOÇ üzerindeki bütün zirai işletmeleri ve donanımlarının birlikte bir zirai üretim birimi olarak korunması ve işlerliğinin devamı şartı ile Hazine’ye devredildiğini dile getiren Candan, “Bağış senedinde ayrıca, çiftlikte arazi ıslahı ve düzenlenmesi yapılması, çevrenin güzelleştirilmesi, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sağlıklı yerler sağlanması, halka nefis ve katıksız gıda maddeleri üretilmesi ve temini amacı açıkça belirtilerek bunların gerçekleştirilmesi yükümlülüğü konulmuştur. Atatürk’ün kişisel mülkünü bağışladığı Hazine, AOÇ’nin mülkiyetini anılan yükümlülükleri ile birlikte devralmıştır. Bu bağış, bağış senedinde açıkça yazıldığı ve 1937 yılında düzenlenen resmi yazışmalarda da teyit edildiği üzere şarta bağlı ve mükellefiyetli bir vakfetmedir” dedi.

‘ŞARTLI BAĞIŞ VE VASİYETE AYKIRI UYGULAMALAR’

Ancak 1938 yılından itibaren şartlı bağış ve vasiyete aykırı olarak AOÇ alanlarının talan süreci, kanun çıkarma, devir, kiralama yöntemleri ile başladığını ve günümüzde devam ettiğini kaydeden Candan,

Danıştay 10.Daire Başkanlığı’nın kararına atıf yaptı. Ayasofya’ya ilişkin bu kararda, “devletin vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde negatif yükümlülüğü bulunduğunun” belirtildiğini hatırlatan Candan, bu karar emsal alınarak, AOÇ’nin Atatürk’ün şartında yer alan iradesi yönünde kullanılmayan alanların tespit edilerek, aslına rücu sürecinin başlatılması talebini dile getirdi.

‘HARİTALARI ÇIKARTILIYOR’

“Kent İzleme Merkezimiz tarafından AOÇ alanlarının  en geniş sınırlarının haritaları çakıştırılarak, Sayıştay raporları ve 2003 yılındaki Devlet Denetleme Kurulu raporlarından yararlanılarak  en geniş sınırların  olduğu harita hazırlandı ve şartlı bağış belgesi ile birlikte Bakanlığa gönderildi” diyen Candan, AOÇ alanları ile ilgili elinde belge, bilgi, fotoğraf , video olan herkesi kendileri ile paylaşmaya çağırdı. Ellerindeki tüm bilgileri, aocmucadelesi.org adresinde paylaştıklarını ve güncel bilgilerle AOÇ alanlarının en geniş sınırlarını belirten haritaları güncel hale getirdiklerini kaydeden Candan, bu süreç ve davanın herkesin davası olduğunu dile getirdi. Candan, “AOÇ alanlarının en geniş sınırlarını gösteren haritada, aslına rücu edilmesi gereken yerler arasında başta Kaçak Saray, Ankapark, ABD Büyükelçiliği olmak üzere, çok sayıda alan” olduğunu da dile getirdi.