TTB’den Ölüm Orucundaki Avukatlar İçin Çağrı

0
216

TTB, adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan avukat Ebru Timtik ve avukat Aytaç Ünsal’ın taleplerinin dikkate alınmasını isteyerek, “Timtik ve Ünsal’ın hekimlerini Türk Tabipleri Birliği Etik Kurul görüşleri çerçevesinde tutum almaya, Adalet Bakanlığı’nı ise sorunun esasını çözecek adımlar atmaya davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Ölüm orucundaki tutuklu avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, Adli Tıp Kurumu’nun “Hapishanede kalamazlar” raporuna rağmen 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmemiş ve “tedavilerinin yapılması için” zorla hastaneye sevk edilmişti.

Bugün itibariyle ölüm orucunun 184. gününde olan Ünsal, Halkalı’da bulunan Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülürken, 215 gününde olan Timtik ise Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi’ne götürülmüştü.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamada, avukat Ebru Timtik ve avukat Aytaç Ünsal’ın en temel demokratik haklardan olan adil yargılanma taleplerinin dikkate alınması ve ülkede açlık grevlerinin-ölüm oruçlarının yaşanmayacağı bir ortamın tesis edilmesi gerektiği belirtildi. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Sağlık ve yaşam durumları hapishanede kalmalarına uygun değil, hapishanede kalamazlar” raporuna rağmen ölüm orucunun ileri evresindeki iki avukat için tahliye-denetimli serbestlik gibi bir uygulamaya gidilmemiş olmasının kabul edilemeyeceği vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

“TTB olarak; öncelikle adil yargılanma taleplerinin karşılanmasını, yargı mekanizmasının siyasallaşmasının engellenmesini, ATK’nın hapishanede kalamazlar dediği avukat Ebru Timtik ve avukat Aytaç Ünsal başta olmak üzere yaşam ile ölüm sınırındaki mahpusların yaşama hakkına saygı gösterilmesini bekliyoruz. Ölüm orucu devam ettiği müddetçe gerek cezaevi idarelerinin gerekse de hastanelerde muhatap olan hekim ve sağlık çalışanlarının Türk Tabipleri Birliği Etik Kurulu’nun ulusal ve uluslararası sözleşmelere referans veren ‘Açlık Grevleri Ve Ölüm Orucu Eylemlerinde Hekim Tutumu’ belgesinde belirtilen hususlara uymasını istiyoruz.”

“HEKİMLER KARARLARINA SAYGI GÖSTERMELİ”

Hekimlerin temas ettikleri insanların kararlarına saygı göstermeleri gerektiği anımsatılan açıklamada, sağlık hakkının, kişinin kendisi ve bedeni hakkında özgürce karar alabilmesi ve hekimin de kişinin almış olduğu bu karara saygı göstermesiyle korunabileceği kaydedildi. Açlık grevi ya da farklı nedenlerle kişinin özerk kararlarına uyulmamasının, aksi yönde müdahalelerde bulunulmasının bu hakkın ortadan kaldırılması anlamına geleceğine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Açlık grevi veya ölüm orucuna katılan kişinin bilincinin açık olduğu durumlarda, kişinin sözlü ve yazılı beyanına aykırı bir müdahalede bulunulamayacağı, hukuken tartışılamayacak açıklıkta olup hayati tehlikenin varlığı öne sürülerek, hükümlülerin kendi istemi dışında, zorla beslenmesi ya da tedavi edilmesi ‘insanlık dışı veya onur kırıcı nitelikte muamele’ anlamına gelecektir. İşkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye tabi olmama hakkı mutlak bir haktır ve hiçbir koşulda ihlal edilemez.”

DTB Malta Bildirgesi’ne göre, “Kişinin yararına olduğu düşünülse bile; tehdit, zorlama, güç kullanımı veya fiziksel kısıtlamalarla beslemenin insanlık dışı ve onur kırıcı bir tedavi biçimi” olduğu belirtilerek, bir hekimin böyle bir müdahalenin parçası olması halinde hem meslek etik kuralları hem de hukuki düzenlemeler yönünden hatalı/kusurlu kabul edileceği aktarıldı.

Açıklamada, “İlgili hastanelerde Timtik ve Ünsal’ın hekimlerini bir kez daha Türk Tabipleri Birliği Etik Kurul görüşleri çerçevesinde tutum almaya, Adalet Bakanlığı’nı ise sorunun esasını çözecek adımlar atmaya davet ediyoruz” denildi.