Salgın sürecinin dışında tutulan ASM’lerde test de yapılmadı

0
217

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi tarafından yapılan Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) Covid-19 pandemisine ilişkin durum araştırmasında, çalışanların yüzde 81’ine PCR testi yapılmadığı belirtilirken, ASM’lerin yüzde 11’inde en az 1 veya daha fazla sağlık çalışanının enfekte olduğu bildirildi.

Türkiye’de Covid-19 pandemisinin birinci dalgası sürerken günlük vaka sayıları yeniden yükselmeye başladı. İçişleri Bakanlığı artan vakalara karşılık 81 ilin valiliğine gönderdiği genelge ile “koronavirüs denetimi” yaptı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise sosyal medya hesabından uyarılarda bulunmaya devam etti. Öte yandan salgınla mücadelede birinci basamağı oluşturan Aile Sağlığı Merkezleri’nin (ASM) Covid-19 pandemisine ilişkin durumu görmezden gelindi. Bugüne dek koronavirüs nedeniyle 3 aile hekiminin yaşamını yitirdiği bilinirken, TTB Merkez Konseyi, ASM’lerin durumuna ilişkin bir araştırma yaptı. TTB tarafından bir basın açıklaması yapılarak kamuoyuna duyurulan araştırmaya göre, ASM’lerde çalışanların yüzde 81’ine koronavirüs testi uygulanmadı. Araştırmaya göre, ASM’lerin yüzde 11’inde en az bir veya daha fazla sağlık çalışanı enfekte oldu. Öte yandan çalışanların yüzde 82’si de kişisel koruyucu ekipmanlara kendi imkanları ile ulaştı.

‘DEĞERSİZ HİSSEDİYORUZ’

ASM’lerin durumuna ilişkin TTB tarafından yapılan durum araştırması dışında herhangi bir çalışma yapılmış değil. TTB tarafından birinci basamakta çalışan sağlık çalışanlarının Covid-19 pandemisine ilişkin durum araştırmasında, çalışanların hiçbir ek ödeme alamadığı, koruyucu ekipmanlarını dahi kendilerinin sağladığı belirtildi. Öte yandan, ASM’lerin yüzde 11’inde bir veya daha fazla sağlık çalışanının enfekte olduğu bildirildi.

TTB Pratisyen Hekimlik Kolu Temsilcisi Rıdvan Yılmaz, bina ve hekim yetersizliğine işaret ederek, “tükenmişliğimiz var, değersiz hissediyoruz” dedi.

‘ASM’LER SALGIN YÖNETİMİNİN DIŞINDA TUTULDU’

TTB Aile Hekimliği kolundan Emrah Kırımlı da sahipsiz kaldıklarını ifade ederek, “Biz sahipsiz kaldığımız zaman hastalarımız da sahipsiz kalıyor” diyerek, Sağlık Bakanlığı’nın ASM’leri tamamen hem salgın yönetiminin hem de enfeksiyon kontrol aşamalarının dışında tuttuğunu söyledi. Bunun hem kendileri hem de hastaları için bir risk oluşturduğunu diye getiren Kırımlı, herhangi bir hastaya test yapıldığı zaman kendilerine bilgi ulaşmadığını, telefonla hastayı izlediklerini aktaran Kırımlı, “Hastalarımızla beraber bu meseleyi yönetmeye çalışıyoruz” dedi.

Salgına yönelik düzenli bir eğitim olmadığını ifade eden Kırımlı, birinci basamakta çalışan 50 bine yakın insanın kendi çabalarıyla bu yeni hastalığı öğrenmeye çalıştığını belirterek, hem salgın yönetimi açısından hem çalışanın korunması açısından birinci basamağın tümüyle dışarda bırakıldığının altını çizdi.

Kırımlı, birinci basamağın her mahallede herkesin 5 dakika içinde ulaşabileceği bir yer olduğunu, buradan alınacak bilgi ve buradan yönetilecek salgın imkanının ise kaçırıldığını ifade etti.

‘EŞİTLİKÇİ SAĞLIK SİSTEMİ YOKSA YENİ SALGINLARA KAPIMIZ AÇIK’

TTB Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz ise tüm dünya gibi Türkiye’nin de bu salgın sürecine iyi bir sağlık sistemi içinde yakalanmadığımızı söyledi. Yılmaz, piyasacı, eşitlikçi olmayan, bilimsellikten uzak ve sadece para kazanmayı hedefleyen bir sağlık sisteminin dünyanın dört bir tarafında egemen olduğunu kaydederek, eşitlikçi bir sağlık sisteminin olmadığı bir yaşam biçiminin yeni salgın süreçlerine kapıyı aralayacağını aktardı.

Yılmaz,Sağlık Bakanlığı’na yönelik ortak talepleri ise şöyle sıraladı:

– Bölge ve nüfusa dayalı bir birinci basamak sağlık sistemi bu süreci karşılamak ve salgını yönetmek için olmazsa olmaz bir koşuldur. ASM’lerin fiziksel yapılarının güçlendirilmesi şarttır.

– Planlamalarda hekimlerin, sağlık çalışanlarının söz ve karar süreçlerinde etkili olmalarını istiyoruz. Eğitimlerin belli bir plan çerçevesinde yapılmasını talep ediyoruz.

– Salgın sürecinde hastalananların meslek hastalığı bünyesinde değerlendirilmesi ve özlük haklarının bu çerçevede iade edilmesi en temel taleplerimizden birisidir.

‘KOŞULLAR DEĞİŞMEDİKÇE COVID-19 SON OLMAYACAK’

Yılmaz’ın ardından söz alan Halk Sağlığı Uzmanı Onur Hamzaoğlu içinde bulunulan durumun bir kriz hali olduğunun altını çizerek, “İçinde yaşadığımız koşullar değişmedikçe Covid-19 pandemisi de son olmayacak” dedi. Covid-19 pandemisiyle birlikte sağlık sisteminin içinde bulunduğu pek çok sorunun görünür hale geldiğini ifade eden Hamzaoğlu, bu sorunların bir daha yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini sıraladı:

– Birinci basamak sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluk alanı değilmiş gibi arkadaşlarımıza terk ediliyor. Birinci basamak sağlık hizmetleri tümüyle kamusal olmalı ve doğrudan genel bütçeden finanse edilmelidir.

– Yeni pandemilerle karşılaşmadan aile sağlığı sistemi bölge ve nüfus tabanlı bir sistem olarak düzenlenmelidir.

Sağlık Bakanlığı’nın diyetisten ve ebelerle filyasyon hizmeti yürütmeye karar verdiğini ifade eden Yılmaz, filyasyon -yani şüpheli olanlarla kimler temaslı- hizmetlerinin birinci basamakta görevli sağlık ekibi tarafından sunulması gerektiğini belirtti.