İHD’den Hükümete CPT Raporlarına İlişkin Çağrı

0
185

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) raporlarındaki tespitlere katıldıklarını belirterek, hükümetin, bu eksiklikleri bir an önce gidermeye dönük adımlar atması gerektiğini söyledi. HDP de konuyu TBMM gündemine taşıyarak, Meclis araştırması açılmasını istedi.

Avrupa Konseyi İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezalandırmayı Önleme Komitesi (İşkenceyi Önleme Komitesi / CPT) 2017 ve 2019 yıllarında gerçekleştirdiği ziyaretler sonucu hazırladığı 2017 ve 2019 raporlarını yayımladı.

Raporun İmralı Cezaevi’ne dair kısmında Abdullah Öcalan dahil, tüm mahkumların, 3 saatlik sohbet, 1 saatlik voleybol, 1 saatlik basketbol ve 1 saatlik badminton /dart dahil olmak üzere haftada sadece 6 saat boyunca ortak etkinliklere katılmalarına izin verildiği,  haftada toplam 3 saat boyunca 3 ek etkinliğe katılma fırsatı sunulduğu ifade edildi. Mahkumların bu ek etkinliklere hep birlikte katılmasına izin verilmediği bildirilen raporda, bu tecrit durumunun haftadaki 168 saatten 159’unu kapsadığı kaydedildi.

CPT, Türkiye’ye, hapishanelerdeki kalabalığın azaltılması için acilen önlem alması gerektiği uyarısında bulundu. Hasta mahpuslar ile ilgili duruma da değindiği raporunda CPT, tedavileri için uygun olanakların sağlanmadığına dikkat çekti. Diyarbakır, Urfa, Silivri, Bakırköy, Metris ve Maltepe cezaevlerinde kapasite aşımı olduğu aktarılan raporda, daha önce yapılan uyarılara rağmen cezaevlerinde kalan mahpus sayısının giderek artması, “yargı mekanizmasının işletilme biçimi” ile açıklandı.

HDP, ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ

HDP Grup Başkanvekilleri Saruhan Oluç ve Meral Danış Beştaş, CPT raporlarında yer alan ‘insan onuruna aykırı tecrit, işkence, kötü muamele uygulamalarının araştırılması, sorunların tespiti ve söz konusu insan hakkı ihlallerine ilişkin alınacak önlemlerin belirlenmesi’ için TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi. Önergede, Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridin giderek artırıldığı ve İmralı’da mahpuslara uygulanan hücre hapsi uygulamasının OHAL kaldırılmış olmasına rağmen devam ettirildiği kaydedildi. Ayrıca korona virüs salgınının giderek yaygınlaştığı vurgulanan önergede, salgına dair hiçbir önlem alınmadığı, gerekli hijyenin sağlanmadığı, salgın nedeniyle verilen gıda çeşidinde azalmaya gidildiği, yemeklerin besleyici olmak bir yana sağlığa zararlı materyaller içerdiği belirtildi. Önergede, “CPT Raporu ve mevcut başvurular, cezaevlerinin kırmızı alarm verdiğinin izahıdır. Bu nedenle derhal bir meclis araştırması açılarak mevcut sorunlara dair çalışmalar yürütülmeli ve yaşam hakkı temelinde gerekli önlemler ivedilikle alınmalıdır” denildi.

‘EKSİKLİKLERİ GİDERMEYE DÖNÜK ADIMLAR ATILMALI’

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, halagazeteciyiz.net’e yaptığı değerlendirmede, CPT’nin raporlarındaki tespitlere katıldıklarını söyledi. Türkiye’nin artık bu tavsiyeleri hayata geçirmesi gerektiğinin altını çizen Türkdoğan, şöyle konuştu:

“İmralı’da çok katı bir tecrit uygulandığı çok açık. Kaldı ki, mevzuata göre, İmralı F tipi bir hapishanedir. Yani Sincan F Tipi Hapishane’deki kural neyse İmralı’da da aynısının olması gerekir. Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla, yakınlarıyla görüşmesi, telefon hakkını kullanması, mektuplarının ona ulaşması, dileyen heyetlere Adalet Bakanlığı’nın görüşme için izin vermesi gibi haklardan yararlanması gerekiyor.”

Adalet Bakanlığı’nın 45/1 sayılı genelgesini anımsatan Türkdoğan, bu genelgenin ‘F tipi hapishanelerde tek başına kalan mahpusların ortak sosyal alanı haftada 10 saat birlikte kullanma’ hakkını içerdiğini belirtti. CPT raporuna göre, bu hakkın çok sınırlı olarak kullandırıldığını aktaran Türkdoğan, “CPT’nin belirttiği tespitler gerçek tespitlerdir, bunların mutlaka bir an önce giderilmesi ve Abdullah Öcalan ve diğer 3 kişinin yasal haklarından yararlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

CTP’nin raporunun 2017’de yapılan ziyaretlere dayanarak hazırlandığını söyleyen Türkdoğan, 2020’nin Nisan ayında yapılan İnfaz  Kanunu değişikliğiyle yaklaşık 100 bin kişinin tahliye edildiğini belirtti. Bu durumda hapishanelerde 200 bin civarında insan kaldığını anlatan Türkdoğan, şöyle devam etti:

“Ama standartlara bakarsak 200 bin insan da aslında kalabalık. Yani bu kalabalık sorunu Türkiye’de her zaman ciddi anlamda bir problem. Burada da zaten adaletsizlik yapıldı. Siyasi mahpuslar içeride tutuldu, toplumun ‘yüz kızartıcı suçlar’ dediği suçlardan hükümlü olanların çoğu serbest bırakıldı. Burada da korkunç bir adaletsizlik yapıldı. Hasta mahpuslar tahliye edilmedi. Ayrıca birçok riskli grup, Terörle Mücadele Kanunu gerekçe gösterilerek, tahliye edilmedi.”

Türkdoğan, CPT’nin raporlarındaki tespitlerin önemli olduğunu dile getirerek, hükümete düşen görevin, ‘eksiklikleri bir an önce gidermeye dönük adımlar atmak’ olduğunu sözlerine ekledi.