TTB’den pandeminin 5. ay raporu: ‘Aktif hasta sayısı açıklananın 10 katı’

0
184

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Grubu, kamuoyu ile paylaştığı pandeminin 5. ayı raporunda, 11 Ağustos 2020 itibarıyla Sağlık Bakanlığı verilerine göre hesaplanan aktif hasta sayısının 11 bin 152 olduğu açıklandı. Rapora göre, bakanlığın seroprevalans çalışmasında elde edilen sonuçlarla aktif hasta sayısı karşılaştırıldığında da toplumda PCR testi ile tanı alanların 10 katı kadar aktif vaka var.

TTB Covid-19 İzleme Kurulu, pandeminin 5. ay raporunu online basın toplantısı ile duyurdu. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB COVID-19 İzleme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Feride Aksu Tanık, Prof. Dr. Özlem Azap ve Prof. Kayıhan Pala’nın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sağlık çalışanlarının durumuna ilişkin 29 Nisan’dan beri bilgi alınamadığı hatırlatıldı. Bununla birlikte gittikçe daha çok sağlık çalışanının enfekte olduğu belirtilerek, sağlıkçıların tükendiği ifade edildi. 11 Ağustos 2020 itibarıyla Sağlık Bakanlığı verilerine göre hesaplanan aktif hasta sayısının 11 bin 152 olduğu da vurgulandu. Sağlık Bakanlığı’nın seroprevalans çalışmasında elde edilen sonuçlarla aktif hasta sayısı karşılaştırıldığında ise toplumda PCR testi ile tanı alanların 10 katı kadar aktif vaka bulunduğu kaydedildi.

‘YERELDEN YÜKSELEN ÇIĞLIKLARA KULAK VERİLMELİ’

TTB Covid-19 İzleme Grubu üyelerinden Feride Aksu Tanık, salgında geride bırakılan 5 aydaki gözlemlerini aktardı. Tanık, günümüzde yaşanan salgınlarda gerçeklerin gizlenmesinin olanaklı olmadığını, çeşitli illerden salgına ilişkin bilgiler geldiğini söyledi. Konya İl Sağlık Müdürü’nün “Böyle giderse bir şehir hastanesi daha olsa yetmez” şeklindeki açıklamalarını anımsatan Tanık, yerelden yükselen çığlıkları bastırmak yerine onlara kulak verilmesi gerektiğini söyledi.

‘KAOSA YOL AÇAN UYGULAMALAR GİDERİLMELİ’

Salgınla mücadelede yürütülen herhangi bir uygulamanın önce değiştirildiğini, genelgesinin ise bu değişikliğin ardından yayınlandığını ifade eden Tanık, bu durumun kaosa yol açtığı ve bir an önce giderilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Tanık, “Filyasyon uygulamaları ile ilgili, test yapma ölçütleri, yurt dışı çıkış testleri ve cerrahi öncesi yaklaşım gibi başlıklarda kaosa yol açabilen uyumsuzların bir an önce giderilmesi ve sahayla merkez arasındaki kopukluğun da ortadan kaldırılması çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘YENİ DÖNEME GİRİLDİ’

Tanık, salgın ile mücadelede yeni bir döneme girildiğini ancak bu yeni dönemin ne olduğunun kendileriyle paylaşılmadığını belirtti. Gelinen aşamada erken tespit, evde tedavi ve evde izolasyon süreçlerinin ön plana çıktığını ve alınacak tedbirlerin de buna göre biçimlendirildiğini yani yeni bir döneme girildiğini İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi ile öğrendiklerini söyleyen Tanık, “Erken tespit, evde izolasyon ve evde tedavi ancak iyi tanımlandığı koşullarda ve yerleşik bir birinci basamak sağlık örgütü tarafından yerine getirilirse kalıcı ve sonuç alıcı olur” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı’nın 6 Ağustos’ta kafelere, plajlara, lokantalara yönelik yaptığı yaygın denetimin çalışma yaşamına yönelik de yapılması gerektiğinin altını çizen Tanık, “İnsanların birlikte üretim ilişkilerini gerçekleştirdikleri fabrikalar, atölyeler, şantiyeler, organize sanayi bölgelerinde de Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetimler yapmasını ve özellikle işçilerin çalışma koşulları, yeterli kişisel koruyucu donanım, ortamların havalandırma koşullarının da bu denetimleri kapsamasını bekliyoruz” dedi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ DURUMU HALA BELİRSİZ

Sağlık çalışanlarının durumuna ilişkin 29 Nisan’dan bu yana bilgi alamadıklarını tekrar paylaşan Tanık, Gaziantep Tabip Odası Başkanı’na göre, 760 sağlık emekçisinin son 5 ayda enfekte olduğunu ve Diyarbakır Tabip Odası Başkanı’na göre de 6 Ağustos itibarıyla 346 sağlık çalışanının enfekte olduğunu söyledi. Tanık, enfekte olmuş sağlık çalışanlarının sayısının Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanmasını istedi.

10 AŞI ÇALIŞMASI TÜRKİYE’DE’

Tanık, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) açıklamalarına göre yürütülen 26 aşı çalışmasının 10’unun Türkiye’de olduğunu belirtti. Bu çalışmaların açıklıkla yürütülmesi gerektiğine değinen Tanık, çalışmanın Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda kamusal olarak desteklenmesi ve başarılı olunduğu takdirde de üretimin kamusal olarak yürütülmesini istedi.

’65 YAŞ ÜSTÜNE KISITLAMA BİLİMSEL DEĞİL’

Tanık, 65 yaş üstü kişilerle ilgili kısıtlamaların neden sürdüğünü anlamanın olanaklı olmadığını belirterek, “Belli bir saatten sonra bu insanların riskli hale gelmelerinin herhangi bir bilimsel açıklaması yok” dedi. Şu anda yürütülen yarı kısıtlılık dönemi ile bir önceki 71 gün süren kısıtlılık döneminde 65 yaş üstü yurttaşların ayrımcılığa uğradıklarını, fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklarının olumsuz etkilendiğini belirtti. Tanık, bu kısıtlamaların kaldırılması uyarısını yineledi.

65 yaş üzeri sokağa çıkma sınırlamasına ilişkin bir soru üzerine Prof. Dr. Kayıhan Pala da 65 yaş üzeri yurttaşların bir kez daha eve kapatılmasının hem beden hem ruh sağlıkları açısından yeni sorunlar yaratma potansiyeli olduğuna dikkat çekti. Pala, “Dünyada görülmemiş bir süre içerisinde 65 yaş üzeri yurttaşları eve kapatmanın ne tür sonuçlar verdiğini/vereceğini bilmiyoruz. Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunmuş ve bunun açıklanmasını istemiştik ama bugüne kadar bir yanıt olmadı. Eşit yurttaş olma bağlarını zedeleyecek yaklaşımlardan kaçınmak gerekir. 65 yaş üzerini eve kapatmaktansa çalışanlar dahil olmak üzere bütün yurttaşların kapanmasını düşünmek gerekebilir ama biz yeniden sadece 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın eve kapatılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyoruz” diye konuştu.

‘GRİP AŞISI İÇİN HAZIRLIK YAPILMALI’

Bir başka soru üzerine Prof. Dr. Özlem Azap, Eylül ayından itibaren influenza aşısı için geniş kapsamlı aşılama çalışmalarının başlatılmasını istedi. Azap, geçtiğimiz dönemlerde “riskli grup” diye tanımlanan gruplardan daha geniş bir aşılama faaliyeti olması, bunun için de aşının stoklanmış olması gerektiğini söyledi. ABD ve İngiltere’de bununla ilgili kamuoyu bilgilendirmelerinin yapıldığını belirten Azap, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın henüz böyle bir açıklaması olmadığını söyledi.