‘Biz sadece yaşamak ve yaşatmak istiyoruz’

0
286

Pandeminin başından beri, her türlü zor şartlara rağmen gece gündüz demeden çalışan sağlık emekçileri giderek hasta olup, ölürken seslerini çıkarmaları da engellendi. Hacettepe Hastanesi bahçesinde ölen arkadaşları için saygı duruşunda bulunup, “ölmek istemiyoruz” demek isteyen sağlıkçıların karşısına yine polis çıktı. Sağlıkçılar, “Biz sadece yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” diyor.

Hekimlerin, sağlık emekçilerinin ve örgütleri günlerdir, “Söz bitti”, “ölüyoruz”, “İktidar gerekli önlemleri alsın” diye feryat ederken, her gün ölümlere bir yenisi ekleniyor. Pandeminin başından beri ölen hekim ve sağlık emekçisi sayısı 73 oldu. Kaybettikleri meslektaşlarını saygı duruşu ile anmak ve seslerini yükseltmek isteyen sağlıkçıların önüne ise yine polis barikatı çıktı. Sağlık emekçileri ise “Biz sadece yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” diyor.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi’nin çağrısı ile Hacettepe Hastanesi Bahçesinde, ölen meslektaşlarının fotoğrafları ile saygı duruşunda bulunmak isteyen sağlık emekçileri polis barikatı ile karşılaştı. Bırakın açıklama yapılmasını, maske ve mesafeyi gözetmelerine rağmen bahçede toplanmalarına bile izin vermeyen polis, rektörlük ve valiliğin yasak emrini gerekçe gösterdi. Gazetecilerin de yine görüntü almalarına, polis ve sendikacıların görüşmelerini izlemelerine engel olundu, “burada haberlik bir şey yok” denilerek, gazetecilerin görev yapmaları engellendi. Sürekli “mesafe” uyarısı yapan polisin ise mesafe gibi bir derdi ve önlemi de yoktu.

Yarım saate yakın süren tartışmalara ve engelleme girişimlerine rağmen sağlık emekçileri kaybettikleri 72 sağlıkçının fotoğrafları ile bir dakikalık saygı duruşunda bulundu, “ölmek istemiyoruz” diye seslerini yükselttiler.

Polis ise bir dakikanın hemen ardından sağlıkçılara “mesafe” uyarısı yaparak, dağılmalarını istedi.

‘PANDEMİ İLE MÜCADELE BÖYLE OLMAZ’

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden halagazeteciyiz’e yaptığı değerlendirmede, pandeminin başından beri alınmayan önlemler ve tedbirler, Sağlık Bakanlığı’nın politikaları nedeniyle 73 arkadaşlarını kaybettiklerini ifade etti. Durumu protesto etmek ve ölenleri anlam için biraraya geldiklerinde, yine kolluğun müdahalesi ile karşı karşıya geldiklerini belirterek, bu yasağı kınayan Erden, “Kendi kurumumuz olan hastanelerde bile söz söylememiz, sorunlarımızı dile getirmemiz engellendi” dedi.

“Pandemi ile mücadele böyle olmaz” diyen Erden, pandemi ile mücadelenin demokrasi ve barış ile sağlık emekçilerini, onların örgütlerini dinleyerek ve sürece dahil ederek olacağını hatırlattı.

Toplumun da sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Erden, “Ama bugün bir kez daha görüyoruz ki pandemi ile mücadele gibi bir dertleri yok. Pandemide salgın yönetimi gibi bir dertleri yok. Sadece ve sadece pandemiyi fırsata çevirerek var olan tekçi zihniyeti derinleştirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.  Bunu kabul etmediklerini belirten Erden, “SES olarak toplum ve kendi sağlığımız için mücadele etmekten vaz geçmeyeceğiz” diye konuştu.

Sabiha Akdeniz Güney

‘HER GÜN HASTA OLUYORUZ, BİZ ÖLÜYORUZ’

Hacettepe Hastanesi Acil Durum ve Afet Yönetimi’nden Sabiha Akdeniz Güney de amaçlarının pandemi sürecinde kaybettikleri sağlık çalışanlarını anmak olduğunu, ancak izin verilmediğini; engellendiklerini söyledi. Engellenmelerinden, seslerinin kısılmak istenmesinden artık sıkıldıklarını belirten Güney, “Biz sağlık çalışanıyız, her gün hasta oluyoruz. Biz ölüyoruz. Ulusal bazda alınmayan radikal kararların ceremesini biz çekerken, buna ne yazık ki Sağlık Bakanlığı ve toplumun büyük kesimi duyarsız kalıyor” diye seslendi.

Hastanelerin dolu olduğunu, iş yüklerinin arttığını, önümüzdeki süreçte daha da artacağını belirten Güney, “Bizim işimiz hayat kurtarmak, topluma hizmet etmek. Ama artık biz kendimize, sağlık emekçilerine dahi hizmet edemez konumdayız. Sesimizi duyurmak istediğimizde de karşılaştığımız muamele ortada. Hakikaten biz sağlık çalışanları yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” diye feryad etti.

Sağlık çalışanlarının haftanın 7 günü, 24 saat aralıksız çalıştıklarını, istirahatlerinin olmadığını, bunun insan haklarına bile aykırı olduğunu dile getiren Güney, Haziran ayında ilan edilen normalleşme ile vatandaşın rehavete kapılmasını da radikal önlemler alınmamasını da eleştirdi.

Topluma, önlem almayanlara kırgınlıklarını da dile getiren Sabiha Akdeniz Güney, “Toplumda yaşayan bireylere de hakikaten çok kırgınız. Eğer pandemi kurallarına uysalardı hastanelerin iş yükü bu kadar artmazdı, biz sağlıkçılar hasta olmazdık, ölmezdik” dedi.

İlerleyen günlerde kendilerini çok daha zor bir sürecin beklediğinin bilincinde olduklarını da belirten Güney, Bilim Kurulu’ndan gerçekten bilim adamlığı adımları beklediklerini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’na “acil önlem çağrısı” yapan Güney şunları ifade etti: “Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, destek faktörlerinin devreye girmesi gerekiyor. Özlük haklarının, zaten gündeme gelmesi bile bizim için utanç verici. Biz zaten mağdurduk, pandemi sayesinde en az üç dört kat daha mağdur olduk. Biran önce bunlara çözüm bulunması gerekiyor. Ne ölmek istiyoruz, ne hata yapmak istiyoruz. Biz sadece yaşamak ve yaşatmak istiyoruz.”