CHP’li Doktor vekilden çarpıcı iddia: Covid-19’dan her 4 dakikada bir ölüm

0
210

CHP’nin hekim kökenli Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel Meclis’te çarpıcı iddialarda bulunduğu açıklamasında, her 4 dakikada bir ölüm yaşandığını savundu. Adıgüzel günde 16 bin vaka olduğunu, Meclis’te 30 milletvekilinden birinin hasta olduğunu da açıkladı.
CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Covid-19 salgını ile ilgili Sağlık Bakanı’nın verilerinin yalan olduğuna, her 4 dakikada bir vatandaşın Corona’dan yaşamını kaybettiğine, Bilim Kurulu’na baskı uygulandığından, günde 16 bin vaka yaşandığına ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu.

’30 VEKİLDEN BİRİ HASTA’

Covid-19 salgınının ülkeyi kasıp kavurduğunu belirten Adıgüzel, salgının şiddetinin her yere uğradığını, TBMM’de her 30 vekilden birinin hasta olduğunu savundu. “Hasta olmuş tedavi gören belediye başkanları, grup başkanvekilleri, parti liderleri vardır. Birini de kaybettik” diyen Adıgüzel, Türkiye’de her apartmana Covid-19’un girdiğini, her bir saatte 15 kişi, yani 4 dakikada bir kişinin Covid nedeniyle can verdiğini ileri sürdü.

İLK 70 GÜNDE 2 BİN TEST

Covid-19 salgını Çin’de başladıktan 70 gün sonra Türkiye’ye geldiğini, ancak Türkiye’nin bu süreyi kullanamadığını belirten Adıgüzel, çok uyardıkları halde yetkililerin aklı selim davranmadığını, işe ekonomik ve siyasal boyutlu bakıldığını, gereken önlemlerin zamanında alınmadığını söyledi. İlk 70 günde sadece 2000 test yapıldığını, günde 30 test anlamına gelen bu durum nedeniyle vakaların erken yakalanamadığı eleştirisini yönelten Mustafa Adıgüzel, “Akabinde de gerekli şekilde karantina önlemleri alınmadı. Tam bir kapatma yapmayıp parça pürçük, taksit taksit, bölge bölge, yaş guruplarına göre karantina uyguladılar” diye konuştu.

‘SANAL BAKAN, SANSÜR BAKANI’

Sağlık Bakanı’nın siyaset ve ticaretle bakanlığı yönettiğini savunan Adıgüzel; daha önce “sansür bakanı” derken, şimdi de “sanal bakan” dediğini aktardı. Bakanın verileri ve duyurularını Twitter üzerinden yapmasını eleştiren Adıgüzel, “Şu anda Sağlık Bakanlığı’nın her gün birbirinin aynı olan açıklamaları durumu çok küçülten, sanki salgın hiç yokmuşçasına açıklamaları nedeniyle insanlar rehavete kapılmakta ve dikkatsizliğe sevk edilmektedir” dedi.

Adıgüzel şunları ifade etti: “Şu anda hastanelerde yatak yeri yok, yoğun bakım yeri aramaktayız. Sağlık bakanı, ‘birinci dalganın ikinci dalgasındayız’ diyor. Adeta milletle dalga geçiyor.”

Elindeki tabloyu gösteren Adıgüzel, “O’nun yerine turkuaz tabloyu biz hazırladık. İşte bu akşam açıklayacağı turkuaz rengi tabloda  açıklayacağı rakamlar; Hasta sayısı sayısı 1.750, test 105 bin, bugünkü vefat 60, bugünkü iyileşen bin 100, toplam test 8 milyon 100 bin, toplam hasta sayısı 285 bin. Böyle bir tablo. Ancak gerçek tablo bu değil. Bu bir yalandır” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanından hekimlerden, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyelerinden ve CHP’li büyükşehir belediyeleri çalışanlarından aldıkları verilerle bir tablo oluşturduklarını belirten Adıgüzel, tabloyu şöyle açıkladı:

‘GERÇEK RAKAMLAR BAKANIN AÇIKLADIĞININ 4 KATI’

“Hasta sayısı eğer 105 bin test yapılırsa 16 bindir. Çünkü PCR Laboratuvarlarından aldığımız verilere göre her yapılan bin testin 150’si pozitif gelmektedir. Yani günlük vaka sayısı bakanın söylediğinin 10 katıdır. Bakan adeta paradan sıfır atar gibi sayılardan sıfır atmaktadır.

Vefat sayısı için de bir veri vereceğim. 5 büyük il için… İstanbul, İzmir, Ankara, Adana ve Antalya’nın salgının başından beri toplam vefat sayıları belediyelerimizin kayıtlarında mevcuttur. Toplam 8 bin 850’dir. Sadece İstanbul’da 6 bin 371 vefat… Bu kentlerde 30 milyon nüfus var. 82 milyon insanımıza oranladığımızda gerçek vefat sayısı 23 bin. Aynı yöntemlerle elde edilen vaka sayısı da 980 bin. Bu da bakanın açıkladığı 285 bin rakamının yaklaşık 4 katı. Bu sadece testi pozitif olanlar. Buna klinik verilerle covid hastası olup testi negatif çıkanları da eklediğimizde her 40 kişiden birinin covidle tanıştığını görüyoruz.”

‘YÜZYÜZE EĞİTİM CİNAYETE TEŞEBBÜSTÜR’

Bu durumun grip sezonu ile sonbaharda kontrolden çıkacağı uyarısı da yapan Mustafa Adıgüzel, “Özellikle Milli Eğitimde yüz yüze eğitim cinayete teşebbüstür. Eğer buna izin verilirse yılbaşına kadar her eve Covid girer” dedi.

Ciddi tedbirler beklerken, sadece dolmuşta ayakta gitmenin yasaklanmasını da eleştiren Adıgüzel, “Sokaklar, işyerleri, evler Covid kaynıyor ama sadece dolmuş yasağı geliyor. Sağlık Bakanı ve Hükümetin başı hakkında ölüme sebebiyet verme nedeniyle suç duyurusunda bulunmak istiyorum” diye konuştu.

“Bilim Kurulu üyelerinin gelinen noktada hükümetin yalanları için saygınlık ve kariyetleri kullanılan kişiler haline geldikleri” eleştirisini yönelten Adıgüzel,  söylediklerinin uygulanmadığını Bilim Kurulu üyelerinin zaten söylediğini hatırlattı. Adıgüzel Bilim Kurulu üyelerine şöyle seslendi: “Sayın meslektaşlarıma çağrım var: Ya bu Bakanı doğru yola getirin, ya da o kurulu terk edin!.”

‘SADECE 4 HASTANEDE VEFAT SAYISI 46’

Her gün açıklanan vefat sayılarının 40’lı, 50’li rakamlar olduğunu belirten Adıgüzel, 4 hastanenin günlük vefat sayılarının bu rakamı yalanladığını söyledi. Adıgüzel şu örnekleri verdi:

“Kayseri Şehir Hastanesi, Ankara Şehir Hastanesi, Kayseri Erciyes Hastanesi ve Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi. Bu dört hastanenin özelliği şudur: bu hastanelerden Bilim Kurulu üyeleri var. Bu 4 hastanenin günlük vefat sayısı toplamı 46. Yani bu 4 bilim kurulu üyesi Sağlık Bakanı tüm Türkiye için 40’lı 50’li rakam açıklarken, ‘Sayın Sağlık Bakanı sadece 4’ümüzün hastanesinde bu kadar vefat var. Siz ne anlatıyorsunuz?’ diyemiyor. Bilim Kurulu da bu işin farkında ama ses çıkaramıyor.

Bilim Kurulundaki değerli arkadaşlarımız lütfen yıllar içinde damla damla biriktirdiğiniz kariyerlerinizi bu hükümetin algı oyunlarına alet ettirmeyin.”

‘GERÇEK MASKE, SAHTE MASKE AYIRIMI’

İktidarın maske konusunda da başarısız olduğunu aktaran Adıgüzel, hükümete yakın bazı firmaların fabrikalarını maske üretimine dönüştürdüklerini, bu firmalara serbest bölge hakkı verildiğini söyledi. Adıgüzel, “Normalde yurtdışına ihracat kadar yurt içine üretim zorunluluğu varken, serbest bölge ilan edilen bu firmalar bu durumdan muaf tutuldu. Yani yurt içine üretim yapmadan ihracat yaptılar. Bu şekilde hükümete yakın insanlar, birisi de eski bakan, çok ciddi rant elde ettiler” eleştirisini getirdi.

“Her maske gerçek maske değildir. Maskelerin tıbbi koruyuculuğu olabilmesi için Metblow ve non-woven kumaş olması gerekmektedir. Halbuki piyasada bu koşulları sağlayan sadece 18 firma var. Fakat 300 firma şu anda maske üretiyor” diyen Adıgüzel, sahte ve gerçek maskeleri de gösterdi. Mustafa Adıgüzel, Sağlık Bakanı’nın bu durumun farkında olduğunu ancak üzerine gitmediğini söyledi.