Şule İdil Dere Davası’nda 4 yıl sonra karar çıktı

0
337

Ailesi: ‘Adalet, bir kez daha ayaklar altında’

İstanbul Kadıköy’de 12 Mayıs 2016’da Yoğurtçu Parkı’nda iken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonunun altında kalarak yaşamını kaybeden  İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi öğrencisi Şule İdil Dere’nin ölümüne ilişkin davada dört yıl sonra karar çıktı. 3 kişi beraat ederken,  kamyon şoförü “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. 2 sanık hakkında adli para cezası verilirken, İdil’in ailesi, “Adalet bir kez daha ayaklar altında” değerlendirmesi yaptı.

Şule İdil Dere davasının 16. duruşması bugün İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü Şule İdil Dere’nin ailesinin de katıldığı duruşmada İBB ve İSTAÇ çalışanı Şoför Mümin Kılıç 4 yıl 8 ay hapis cezası aldı; ancak, indirim uygulanarak cezası 3 yıl 10 ay 20 güne indirildi.

İSTAÇ’tan yargılanan 3 sanıktan ikisi; İbrahim Ruhi Kelleci’ ye 2 yıl 11 ay, Zafer Karasaçlı’ya 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. İki sanığın da cezaları taksitle ödenmek üzere paraya çevrildi.  Teyfur Bingöl, Saffet Altındağ, Ergün Ata ve Kamil Celal Yıldırım’ın ise beraat ettiği karar bir kez daha “adalet nerede?” dedirtti.
Kararın ardından açıklama yapan anne Nesrin Aslan, “Adalete olan güvenimi yitirdim. Asıl sorumlular yargılanmadı” diye tepkisini dile getirdi.

CEZALAR İNDİRİLDİ, PARAYA ÇEVRİLDİ

Sanık İSTAÇ A.Ş. Vekili İbrahim Ruhi Kelleci, İSTAÇ A.Ş. gerekli güvenlik tedbirlerini alınması hususunda sorumluluk sahibi olduğu gerekçesiyle aldığı 3 yıl 6 aylık hapis cezası üzerinden önce 1/6 oranında indirim uygulandı, ardından adli para cezasına çevrilerek 24 ay taksitle 42 bin 400 TL ile cezalandırıldı.

Sanık İSTAÇ A.Ş. İş Güvenliği Uzmanı Zafer Karasaçlı, gerekli güvenlik tedbirlerini alınması hususunda sorumluluk sahibi olduğu gerekçesiyle aldığı 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinde önce 1/6 oranında indirim uygulandı, ardından adli para cezasına çevrilerek 26 bin 425 TL ile cezalandırıldı.

Diğer sanıklar; İSTAÇ Asya Yakası Kıyı Temizleme Şefi Teyfur Bingöl, İBB Deniz Yüzeyi Kıyı Temizleme Şefi Saffet Altındağ, İBB kontrol elemanları Kâmil Cemal Yıldırım ve Ergun Ata’nın ise ayrı ayrı beraatına karar verildi.

KIZININ VE BENZER TÜM DAVALARIN PEŞİNDE OLDU AMA…

Şule İdil Dere’nin ölümünün ardından kızının davasını her duruşmada kamuoyu ile paylaşan, raporlar hazırlayan, benzer diğer davaları da izleyen Baba Berdan Dere, duruşma sonrası yaptığı açıklamada; “Savcılık soruşturmasında belirlenen asıl sorumluların yargılamaya dahil edilmesi, İstanbul Valiliği ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişti. Bu karara itiraz için Temmuz 2017 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuru henüz cevaplanmadı.

Yargılama boyunca ortaya çıktığı üzere, ölümcül olduğunu bilerek geri manevraya devam eden şoförün ‘olası kast ile öldürme’; diğer sanıklar ve sanık yapılamayan üst düzey yöneticilerin ağır riski bildikleri, ölüm riski kendilerine ihbar edildiği halde yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek can almaya yol açmalarının, ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçunu oluşturduğu için dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi talebimiz ise yargılama boyunca reddedildi” dedi.

Baba Dere aile adına yaptığı açıklamada, “Adalet için, bizim öğrendiğimizi başkaları da bizim öğrendiğimiz gibi büyük acılarla öğrenmesin diye birlikte bu cinayetlere ve cezasızlığa dur demeye çağırıyoruz” diye seslendi.

ŞULE İDİL DERE DAVA SÜRECİ

Şule İdil Dere, 12 Mayıs 2016 yılında Yoğurtçu Parkı’nda, yaya yolunda yürürken, yaya yoluna, işaretçisi olmadan geri manevrayla giren İBB’ye ait ve İSTAÇ A.Ş çalışanı tarafından kullanılan bir kamyon tarafından hayattan koparıldı. İdil yaşamdan koparıldığında henüz 23 yaşındaydı.

ÖLÜMDEN SORUMLULARA RAPOR HAZIRLATILDI

Kurbağalıdere ıslah çalışmasını yürüten İBB ve İSTAÇ A.Ş. yasal olarak almaları gereken hiçbir önlemi alamadıkları için İdil’in canını aldılar. Bilirkişi raporları İBB ve İSTAÇ AŞ’den üst düzey dahil 11 çalışanı sorumlu buldu.

İBB, 11 gün sonra çalışmadan sorumlu müdürleri birbirlerinin yerine terfi ettirdi. Biri İBB Teftiş Kurulu Başkanı oldu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na terfi eden kendini soruşturan raporu hazırladı. Valilik bu rapora dayanarak , bu sorumlular için savcılığın istediği soruşturma iznini vermedi.

Baba Berdan Dere, “Valilik hukuka aykırı bir şekilde bir belediye çalışanını üstlerini soruşturmakla görevlendirerek İBB üst yöneticilerini korudu. Bölge İdare Mahkemesi hukuka aykırı bir karar vererek usulsüz bir soruşturma raporuna dayalı İstanbul Valiliği kararını aynen onadı.

İBB, Valilik ve Bölge İdare Mahkemesi eliyle hukuk çiğnenerek dava açıldı” değerlendirmesini yaptı.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, İstanbul Valiliğince amirlerini soruşturmak için atanan belediye müfettişlerinin amirleri lehinde verdikleri raporu aynen kabul ederek Valilik kararını onayladı.

Yargılama, asıl sorumlu oldukları bilirkişi raporuyla belirlenenler yargı önüne çıkmadan başladı.

16 duruşma devam eden yargılamada boyunca beş kez dosyada bilirkişi ve ek bilirkişi raporları alındı. Raporların tamamında Şule İdil Dere’nin kusursuz olduğu belirtilmesine rağmen, çıkan karar ölüme yol açanların adeta ödüllendirilmesi oldu. Karar bir kez daha “adalet nerede?” dedirtti.