TTB: Salgın yönetiminden kaygılıyız

0
184

Devlet Bahçeli ve partisinin hedefe koyduğu, kapatılmasını istediği Türk Tabipleri Birliği (TTB) baskı ve yıldırma politikalarına rağmen susmuyor. 72. Büyük Kongresini toplayan TTB susmayacağını, “Salgınlara ve savaşlara karşı mücadeleye devam” kararıyla gösterdi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), 72. Büyük Kongresi’ni Bilkent Otel Konferans Salonu bahçesinde, pandemi koşullarına uygun olarak, sadece delegelerin katılımı ile topladı. Başta Devlet Bahçeli olmak üzere ve MHP ve iktidar tarafından hedefe konulan TTB kongresinde yapılan konuşmalarda; TTB’nin susmayacağı, baskılara boyun eğmeyeceği mesajları verildi. Pandemi nedeniyle yaşamlarını yitiren sağlık emekçilerinin de unutulmadığı, fotoğrafları ile alanda olduğu kongrede, salgın yönetiminden duyulan kaygılar dile getirildi.

‘MÜCADELEYE DEVAM’

“Salgınlara ve Savaşlara Karşı Mücadeleye Devam” sloganıyla iki gün sürecek kongre, TTB Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman’ın konuşmasıyla başladı. Salgın yönetiminden kaygı duyduklarını ifade eden Adıyaman, talep ve önerilerini Sağlık Bakanı’na açık mektup ile iletmek durumunda kaldıklarını dile getirdi.

Sağlıkta şiddet yasasının çıkarılması, hekimler ve sağlık çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadeleye atıf yapan Adıyaman, şehir hastaneleri ve TTB’ye yönelik saldırılarla da mücadele ettiklerini söyledi.

İHRAÇLAR, İŞTEN ATMALAR

KHK’lerle ihraç edilmiş ya da güvenlik soruşturması ve arşiv taraması bahanesiyle hiçbir hakiki adli süreç işletilmeden mağdur edilen, işsiz bırakılan, eğitim hakları ellerinden alınan iş yeri hekimliği sertifikaları bile verilmeyen, bu nedenle ekonomik krizi, siyasi krizle çok daha ağır yaşayan hekimler ve sağlık çalışanlarına da dikkat çeken Adıyaman, bu hak arama mücadelelerine destek verdiklerini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 mücadelesindeki eksik ve hatalarına da atıf yapan Adıyaman, “Salgınla mücadelemizi sağlık çalışanlarının ve toplum sağlığının korunmasını temel alarak sürdürdük” diye konuştu.

‘BİLİMSEL YÖNTEMLERLE HAREKET EDİLMEDİ’

Salgın ile mücadelede bilimsel yöntemlerle hareket edilmemesini de eleştiren Adıyaman, “Dünyada haziran ayının ilk haftasında, 6 milyondan fazla vaka görülmesine ve 400 yüz bine yakın ölüme yol açan Covid-19 pandemisi devam ederken ülkemizde henüz ilk dalgayı tam olarak atlatmamışken kamuoyunda adına ‘normalleşme’ denilen hızlı bir yeniden açılma sürecini gördük” diye konuştu. Adıyaman salgının sürdüğü bir ortamda kısıtlamaların birçoğunun kaldırılmasını da eleştirdi

Sağlık Bakanlığını sorumlu ve tüm bileşenlerin katıldığı şeffaf bir koordinasyon süreci işletmesi konusunda defalarca uyardıklarını belirten Adıyaman, salgın boyunca Sağlık Bakanlığı ile iletişim sorunları yaşadıklarını, öneri ve taleplerini açık mektuplar aracılığıyla iletmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Adıyaman salgınla ilgili şunları ifade etti: “Sağlık Bakanlığı’nın kendi Bilimsel Danışma Kurulunun mu, Bakanlık bürokrasisinin mi yoksa başka bir yetkili kurulun mu verdiğini tam olarak bilmediğimiz, 81 yurttaşımızla birlikte sahada olan hekim ve sağlık çalışanlarını doğrudan etkileyen ve bazılarının sonuçlarından kaygı duyduğumuz kararlarla salgın yönetimine devam ediliyor.”

43’Ü HEKİM 100 SAĞLIK EMEKÇİSİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Adıyaman, 43’ü hekim 100 sağlık emekçisi ile 7 bin 858 vatandaşın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Adıyaman, salgın alanında yaşanan tüm sorunlara ve sağlık çalışanlarının sağlık haklarına yönelik her türlü saldırıya karşı mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.

“Başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının sözü, sesi, çığlığı olmayı başardığımızı umuyorum” diyen  ve görev süresinin dolduğunu hatırlatan Adıyaman hekimlere, “görev sürem doldu ama buradayım, yanı başınızda ve omuz başınızda olmaya devam edeceğim” diye seslendi.

12 EYLÜL VE BUGÜN KIYASLAMASI

Faaliyet raporunu sunan, TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz ise TTB’nin yaşadığı saldırılara ve sağlık alanında yaşanan şiddete dikkat çekti. Yılmaz şunları ifade etti: “Bu kabusu sağlık çalışanlarına yaşatan iktidarlar karşımızda. Bundan 2 hafta önce 12 Eylül’ün 40’ıncı yılını yaşadık. Ve Türkiye’de bu 40 yıl içerisinde antidemokratik uygulamaların, barışa uzanan kışkırtıcı elin, özgürlüklerimizi kısıtlayan o gücün biraz olsun hafiflediğini söyleyebilir miyiz? 12 Eylül’de örgütümüz kapatılmıştı. Bundan 40 yıl sonra örgütümüze yine aynı tehdit yapılıyor. Cezasızlık bir yana demokrasi, eşitlik, özgürlük mücadelesini görmeyen bir yönetim tarzı şiddeti doğuruyor zaten.”

DOKTORLAR YURDIŞINA GİDİYOR

Yaşam hakları ihlalleri açısından Türkiye’nin gittikçe kötü bir pozisyona evrildiğini belirten Yılmaz, “2019 yılında 1042 arkadaşımız Türk Tabipler Birliği’nden yurt dışında çalışmak için belge istemiş. Yaklaşık 4 tıp fakültesi mezununu yurt dışına gönderiyoruz ve onlar bizden belge istiyor. Eylül ayı itibarıyla da yaklaşık 700 arkadaşımız yurt dışına çıkmak için belge istemiş” diye konuştu.

TTB’nin “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” sözünü dert edinen hükümetin bunu unutmadığını ve kendilerini hedef aldığını belirten Yılmaz, “Etsinler. Zaten bu konuyu biz de mesele ediyoruz. Salgınlarla da savaşlarla da mücadele edeceğiz ve bunu bir an olsun unutmayacağız. Ama bunu onlar da unutmuyorlar ve işte arkadaşlarımızın çalışma koşullarını zorlaştırmaya, işten atmaya, işten uzaklaştırmaya kadar uzanan müdahaleler yaptılar. Bunu göğüsleyeceğiz. Bizim örgütümüz zaten baskıları dayanışma ile göğüsleyen bir örgüt. ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ demeye devam edeceğiz. Bunu aklımıza da vicdanımıza da yazdık” diye konuştu.

TTB 72. Büyük Kongresi delegelerin konuşmaları ile devam etti. Pazar günü de seçimlerin yapılacağı TTB Büyük Kongresi’nde öne çıkan ise saldırılara karşı susmamak, mücadeleye devam etmek kararı oldu.