HDP’lilerin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı

0
124

Kobane soruşturması gerekçesiyle dört gün önce gözaltına alınan ve sürenin dolduğu gün adliyeye getirilerek 4 gün daha ek süre alınan HDP’lilere, 4 gün içinde tek bir soru bile sorulmadı. HDP’li Meral Danış Beştaş, arkadaşlarının gözaltında keyfi tutularak, topluma mesaj verildiğini söyledi.

Kobane soruşturması kapsamında gözaltına alınan aralarında eski milletvekili ve Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen ile eski milletvekilleri Sırrı Süreyla Önder, Emine Ayna, Ayla Akat Ata, Nazmi Gür, Altan Tan’ın da bulunduğu 20 HDP’linin 4 günlük yasal gözaltı süreleri dolarken, 4 günlük ek süre alındı. Öte yandan Ayhan Bilgen, İsmail Şengün ve Can Memiş’in zehirlendiği ve tedavilerine başladığı belirtilirken;  Ankara Emniyet Müdürlüğü ise zehirlenme olmadığını savundu.

HDP Grup Başkanvekilleri Saruhan Oluç ve Meral Danış Beştaş da “siyasi” olarak nitelendirdikleri operasyon ile halka mesaj verilmek, HDP’siz bir siyaset yaratılmak istendiğini söylediler.

GÖZALTI SÜRELERİN 4 GÜN UZATILDI

Bugün Ankara Adliyesi’ne getirilen HDP’li siyasetçiler, 3. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Avukatların duruşmaya çıkmasına izin verilmeyeceği belirtildi. Polisler tarafından sık sık fiziki mesafe uyarısı yapılırken, gözaltındaki siyasetçilerin yan yana oturtularak, fiziki mesafeye dikkat etmedikleri de gözlendi. HDP milletvekilleri Ayşe Sürücü ve Murat Çepni’nin de adliyede siyasetçilerle yapmak istedikleri görüşme, polisler tarafından engellendi. Mahkemede gözaltı süreleri 4 gün daha uzatılan siyasetciler, tekrar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

YEMEKTEN ZEHİRLENME İDDİASI

HDP, gözaltında tutulan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ile İsmail Şengün ile Can Memiş’in, verilen akşam yemeğinden zehirlendiklerini ve hastaneye götürülmediklerini duyurdu.

Hukukçu kökenli HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, avukat görüşünün sağlandığını belirterek, sosyal medya hesabından, “Ayhan Bilgen, İsmail Şengün ve Can Memiş (eski MYK üyesi) gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye götürülmüş, serum takılmış ve ilaç yazılmış. Ayhan Bilgen arkadaşımız tekrar emniyete getirilmiş. Diğer arkadaşlar daha hastanede” açıklamasını yaptı.

Öte yandan Ayla Akat Ata’nın da rahatsızlandığı, ancak hastaneye götürülecek kadar durumunun kötüleşmediği bildirildi.

HDP’den alınan bilgilere göre, zehirlenmenin yemekten olduğu tahmin ediliyor. Gıda zehirlenmesi ihtimali yüksek. Müvekkilleriyle görüşen avukatların, herkesin yemeklerden şikayetçi olduğu, bayat ve kötü yemekler verildiğini söylediği de gelen bilgiler arasında.

ANKARA EMNİYETİ ‘ZEHİRLENME YOK’

Bunun üzerine  Ankara Emniyet Müdürlüğü, “Ankara Emniyet Müdürlüğümüzün çeşitli birimlerinde farklı suçlardan gözaltında bulunan toplam 181 şüpheliye, mevzuat gereği hazırlanan aynı kumanyadan verilmiştir. Bu saat itibari ile gözaltında bulunanlardan Ayhan Bilgen dahil sadece 3 şüpheliden sağlık şikayetleri alınmış ve tamamı sağlık kuruluşlarına götürülerek tedavilerine başlanmıştır. Sağlık kuruluşlarındaki yetkililerle yapılan görüşmelerde, şüphelilerde, şüphelilerin şikayet sebeplerinin tetkikinin ayrıntılı şekilde devam ettiği bilgisi alınmıştır” açıklamasını yaptı.

HDP Grup Başkanvekilleri Saruhan Oluç ve Meral Danış Beştaş Meclis’te yaptıkları basın toplantısında, soruşturma ve gözaltıları “siyasi” olarak değerlendirdiler.

Oluç, halen gözaltındaki bütün MYK üyelerinin 2015 yılında aynı konuda yürütülen soruşturmada ifade verdiklerini, 5 yıl boyunca yedekte tutulan bu davanın, yeniden gündeme getirildiğini söyledi.

‘YARGI YOLU İLE HDP’Yİ TASFİYE’

O gün ifade veren arkadaşlarının bugün hukuksiz bir şekilde gözaltında tutulduklarını belirten Oluç, bu hukuksuzluğu kınadıklarını, protesto ettiklerini söyledi. Oluç, “Ortada ne hukuk ne yargı bıraktınız, artık herşey ama herşey Saray’ın kararları ve AKP’nin Adalet Komisyonu’na dönüşmüş olan mahkemeler aracılığıyla yapılıyor. Bu operasyon kesinlikle hukuki bir operasyon değildir, kesinlikle siyasi bir operasyondur. Siyasi bir karar alınmıştır. Bu siyasi kararla arkadaşlarımız gözaltında tutmaktadırlar” diye konuştu.

AKP ve MHP ittifakının, “iktidarın demokrasi mücadelesinde büyük bir tehlike olarak gördükleri HDP’yi, tüm kurum kuruluşları, ittifakları ve bileşenleri ile demokratik siyasetten tasfiye etmeyi amaçladıklarını” belirten Oluç, şunları ifade etti; “İktidar tasfiyeci bir iktidardır, iktidar siyasi olarak rakibi olan HDP’yi siyaset yoluyla yenememektedir, o nedenle yargıyı kullanarak HDP’yi tasfiye etmeye çalışmaktadır. Bu tasfiyeci iktidarın hukuk dışı bir uygulamasıdır.”

Amacın HDP’siz bir yaşam, HDP’siz bir siyaset olduğunun altını çizen Oluç, “Bu operasyon aynı zamanda yüzde 50+1’i elde etme operasyonudur” dedi.

HDP’YE DESTEK ÇAĞRISI

Oluç, “Demokrasi, özgürlük, barış ve eşitlik mücadelesine sahip çıkmak demektir” diyerek HDP’ye destek çağrısı yaptı. Dayanışma gösteren her kesime teşekkür eden Oluç şunları dile getirdi: “Bu dayanışmayı daha da büyüteceklerini biliyoruz, çünkü onlar bugün HDP’nin bütün politikalarına, HDP’nin söylediklerine katılmasalar da HDP’siz bir Türkiye’nin demokrasi açısından ne kadar büyük bir kayıp olacağının farkındalar. Bu dayanışmayı, desteği büyütmek istiyoruz.”

Daha sonra söz alan Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bu operasyonun HDP’nin bütün üyelerine, bütün oy verenlerine, bütün seçilmişlerine yönelik bir operasyon olduğunu söyledi. Beştaş, “Şunu iktidara ve küçük ortağına, söylemek isteriz. HDP’nin karar organı 29 kişiden oluşmuyor; HDP’nin karar organı halktır, bize oy veren 6.5 milyon insan aynı zamanda HDP’nin karar organıdır” dedi.

Cezaevlerindeki HDP’lileri kastedederek, “binlerce arkadaşımız şu anda rehin olarak cezaevlerinde tutuluyorlar” diyen Beştaş, Türkiye’nin açık bir cezaevine dönüştüğünü, kimsenin kendini güvende hissetmediğini de sözlerine ekledi.

‘HEDEF YÜZDE 50 ARTI 1’

Operasyonun hedefinin yüzde 50 artı bir olduğunu ancak alamayacaklarını ifade eden Beştaş, bu operasyonun bir intikam operasyonu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “7  Haziran’ın intikamı, 1 Kasım’ın intikamı, 16 Nisan Referandumu’nun intikamı, 4 Kasım Darbesi’nin devamı niteliğinde aynı zamanda bir intikam operasyonu, 31 Mart’ın intikamı, 23 Haziran’ın intikamı.”

Kobane protestolarında yaşanan can kayıplarının sorumlusu olarak AKP’yi gösteren Meral Danış Beştaş, “Dolmabahçe mutabakatı” fotoğrafını gösterek, “Hesap verecek olan işte şu Dolmabahçe Mutabakatı’nda resimleri olan ve o dönem iktidarda olan kendi yönetimleridir. İktidardaki parti bu kadar insanın katledilmesine neden göz yumdu? Sokağa çıkma yasağı ilan ettiği halde neden insanların bu şekilde canice öldürülmesini engellemedi? Öldürüldükten sonra neden katilleri, failleri yargı önüne çıkarmadı? Bunun sorumlusu biz değiliz, bunun sorumlusu yürütmedir, bu işin yürütücüsü olan iktidar partisidir. Kobane protestolarında yaşanan can kayıplarının da mal kayıplarının da yaralanmaların da müsebbibi, sorumlusu, hesap sorulması gereken merkez kesinlikle AKP iktidarıdır”   diye konuştu.

‘MAYMUNCUK BU KEZ KAPIYI AÇMAYACAK’

Kobane’nin AKP’nin elinde bir maymuncuğa dönüştüğünü, “her kapıyı açabilirim bununla” denildiğini belirten Beştaş, 2014’deki olaylardan bir yıl sonra soruşturmanın başlatıldığını da sözlerine ekledi.

O dönem 70 ülkenin, bütün dünya’nın IŞİD’e karşı Kobanî halkının yanında olduğunu da  belirten Beştaş, Türkiye’nin neden koridor açmadığını, neden protestolara giden yola mahal verdiğini de sordu.

Şimdi HDP’yi günah keçisi ilan etmelerini de eleştiren Beştaş; “HDP’nin tek bir tweeti vardır; o da demokratik protesto hakkıdır. Bunun dışında bütün dünya Kobane’de Kürt halkının, oradaki Arap halkının, Ermeni halkının yanında, IŞİD’in karşısında  yer almıştır. Türkiye’de  de bütün demokrasi güçleri, toplumsal muhalefet yine IŞİD’e karşı saf tutmuştur” dedi.

Bu maymuncuğun bu sefer kapıyı açmayacağını vurgulayan Beştaş, şunları dile getirdi: “Bir yıl sonra başlatılan soruşturmada 6 yıl sonra, hepsinin ifade verdiği bir soruşturmada tekrar bir yıl önce Yüksekdağ ve Demirtaş’ın ikinci kere sahtecilikle, hukukta olmayan bir yöntemle tutulan akıl bugün hepsi ifade veren MYK üyelerimizi tekrar gözaltına alarak bir sonuç elde etmeye çalışıyor.”

‘SARAY’DA HEDİYESİ ALDI, SORUŞTURMA BAŞLATTI’

Soruşturmayı  Ankara Cumhuriyet Başsavcısının yürüttüğünü hatırlatan Beştaş, şunları dile getirdi: “Yüksel Kocaman. Saray’da, balayına gitmeden gidip hediyesini alan başsavcı, hemen akabinde bu operasyonu başlattı. Bunu, kamuoyunun takdirine sunuyorum. Operasyonu başsavcı mı başlattı yoksa AKP merkezi mi başlattı? Bu hukuk operasyonu değildir. Bu, bir siyasi operasyondur, HDP’yi tasfiye etme operasyonudur, etkisizleştirme operasyonudur ama tabi ki bunu başaramayacaklar.”

Meral Danış Beştaş, dört gün ek gözaltı süresi alındığını da hatırlatarak, “Avukatlarımız aracılığıyla öğrendik; daha tek birine tek bir soru sorulmadı. Orada tutulmaları; işkencedir, eziyettir, kötü muameledir, topluma bir gözdağıdır. Biz onları istediğimiz gibi, hiçbir soru sormadan gözaltında tutarız, adliyeye getiririz, hatta zehirlendikleri halde biz hastaneye kaldırmayız diyerek bu operasyonun asıl amacını ortaya koymaktadırlar” dedi.

KİMLER GÖZALTINDA?

Gözaltında olan siyasetçilerin isimleri şöyle: HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Nazmi Gür, eski milletvekili Ayla Akat Aka, HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, BDP eski Eş Genel Başkanı ve milletvekili Emine Ayna, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, HDP eski MYK üyeleri Bircan Yorulmaz, Gülfer Akkaya, Berfin Özgü Köse, Dilek Yağlı, Can Memiş, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, Pervin Oduncu, İsmail Şengün ve Cihan Erdal, HDP eski Genel Saymanı Zeki Çelik, HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt ve Prof. Dr. Emine Beyza Üstün.