TTB Seçimlerini ‘Etkin Demokratik TTB Grubu’ Kazandı

0
203

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi seçimlerini, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın başkan adayı olduğu Etkin Demokratik TTB Grubu kazandı.

TTB’nin 72. Büyük Kongresi ikinci gününde seçimler gerçekleştirildi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası öğrenci kantininde yapılan seçimlerde, mevcut yönetimde yer alan Etkin Demokratik TTB Grubu ile Bağımsız Hekimler Birliği Grubu’nun listesi yarıştı.

Seçimi, “Yaşamdan, sağlık hakkından, meslek örgütümüzden vazgeçmiyoruz” sloganıyla seçime katılan Etkin Demokratik TTB Grubu kazandı.  481 delegeden 308’inin oy kullandığı seçimlerde Etkin Demokratik TTB Grubu’nun listesinde yer alan hekimler, geçerli 303 oyun ortalama 240’ını aldı.

Etkin Demokratik TTB Grubu’nun TTB Merkez Konseyi şu isimlerden oluştu: Filiz Şebnem Korur Fincancı, Çiğdem Aslan, İbrahim Akkurt, Alican Bahadır, Vedat Bulut, Deniz Erdoğdu, Kazım Doğan Eroğulları, Meltem Günbeği, Onur Naci Karahancı, Ali İhsan Ökten, Halis Yerlikaya.

TTB Yüksek Onur Kurulu’nu da yine aynı listeden şu isimler oluşturdu: Sezai Berber, Naki Bulut, Şeyhmus Gökalp, Taner Gören, Yıldıray Orhon, Ömer Özkan Özdemir, Hafize Öztürk Türkmen, Irmak Saraç, Lale Tırtıl.

TTB’nin yeni yönetiminin ilk olağan toplantısında TTB Merkez Konsey Başkanlığı için geçmişte Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanlığı görevini yürüten Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fincancı’nın getirilmesi bekleniyor.

Seçimlerin ardından Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, “Değerli dostlar, tanışmasak da dost hissedenler, dostum olarak hissettiklerim, her birinize tek tek teşekkür etmek isterdim ama pek olanaklı görünmüyor bunu başarabilmem, zira yıllarımı alır. Umarım buradan hepinize ulaşır tüm güzel sözlerinizi yüreğimde hissettiğimi duyurabilirim” dedi.

Küçük bir düzeltme yapmak istediğini vurgulayan Fincancı, şu ifadeleri kullandı:

“Biz seçimlere bir kişinin listesi ve başkan adayıyla girmeyiz. Ben gelenekten geleceğe 30 yıldır yılmadan ilerleyen Etkin Demokratik Türk Tabipleri Birliği’nin emekçilerinden biriyim yalnızca ve bundan da onur duyarım. TTB çatısı altında bugüne dek özveriyle emek veren tüm meslektaşlarımla yan yana salgınlarla ve savaşlarla mücadeleye devam dedik. Eleştiriler bizi ancak geliştirir. Tek dileğim kişisel eleştirilerin meslek örgütümüzü karalama aracı olarak kullanılmaması. Benimle ilgili soru işareti olanlar, yöneltilen suçlamalara kulak verenler umarım sorularını bana yöneltirler. Defalarca hem yazılarımda bu iddiaları ele almış, soranları yanıtlamış olsam da gocunmam yeniden yanıtlarım. Tüm güzel dileklerinizi hem iki yıl birlikte emek vereceğimiz meslektaşlarımızla hem de önceki dönemde emek verenlerle paylaşıyorum. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler.”

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI KİMDİR?

Şebnem Korur Fincancı, 1959’da İstanbul’da doğdu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Adli Tıp’ta uzmanlık eğitimi aldı. 1987-1990 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Klasik Arkeoloji Lisans Eğitimi aldı. 1992’de kurulan Adli Tıp Uzmanları Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı; 1993-1996 arasında derneğin yönetim kurulu başkanlığını üstlendi. Türk Ceza Hukuku Derneği kurucu üyelerinden biridir.

Mesleki ömrünü işkenceyle mücadeleye adadı ve Türkiye’nin bu konuda kilometre taşlarından birisi oldu. Türkiye’de işkencenin yaygın olduğu ve yetkililerin işkencenin üstünü örttüğü 1990’larda, işkenceyi saptayan raporlar verdikçe ve tıp etiği üzerine yazılar yazdıkça, devletin baskı ve engellemeleriyle karşılaştı. Uğur Mumcu sanıkları hakkında verdiği rapordan sonra resmi makamlarca tehdit edildiğini açıkladı; görevden alınmasına dair gizli yazı ortaya çıktı. Mehmet Ağar’ın Adalet Bakanlığı sırasında Adli Tıp’ın Susurluk döneminde uygulanan imha mekanizmalarından biri haline dönmesine karşı etkin mücadele verdi.

1997’de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı oldu. 2004’te Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alındı; 2005’te İdare Mahkemesi ve YÖK kararı ile göreve iade edildi. Ek görev olarak yürüttüğü Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu Başkanlığı görevinden birkaç kez uzaklaştırıldı; kazandığı davalarla göreve geri döndü.

1996’da Birleşmiş Milletler Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi adına, Bosna’nın Kalesija bölgesinde toplu mezarlardan çıkarılan cesetlerin otopsi çalışmalarına katıldı. 1999’da, Birleşmiş Milletler tarafından işkencenin saptanmasında uluslararası standart kılavuz olarak kabul edilen İstanbul Protokolü belgesinin oluşturucuları arasında yer aldı; daha sonra, protokolün uygulanması hakkında çeşitli ülkelerde eğitimler verdi. 2000’de, İnsan Hakları İçin Hekimler’in Güney Afrika’daki uluslararası çalışmasında, 2002’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Kadına Yönelik Cinsel Şiddet Araştırması ve El Kitabı çalışmalarında yer aldı.

Uluslararası İşkence Rehabilitasyon Merkezi (IRTC) adına gittiği Bahreyn’de, turist kılığına bürünerek, denizde cesedi bulunan ve polise göre boğularak ölen gencin vücudundan doku örnekleri aldı. Örnekleri Türkiye’ye getirdi ve yaptığı otopside gencin, ailesinin de iddia ettiği gibi, gözaltında işkenceyle öldürüldüğünü tespit etti.

Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü eski Müdürü Adil Serdar Saçan’ın yaptığı işkenceleri kanıtladı. Ergenekon örgütü tarafından telefonlarının dinlendiği, kişisel bilgilerinin dosyalandığı gerekçeleriyle yaptığı müdahale başvurusu kabul edildi, birey olarak Ergenekon davasının tek müdahili oldu.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde adli tıp lisans ve yüksek lisans dersleri verdi. 2009’dan beri Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) başkanlığını yürütüyor.