Tutuklu gazeteciler Aziz Oruç ve Müyesser Yıldız hakkında tahliye kararı

0
80

Ağrı ve Ankara’da görülen iki ayrı gazeteci yargılamasında tahliye kararları çıkarken, yargılama devam edecek.

Tutuklu gazetecilerden Aziz Oruç davasının 3. duruşmasında, Müyesser Yıldız ise ilk duruşmasında tahliye kararıyla, cezaevinden çıktılar. Gazeteciler hakkındaki yargılamalar ise devam edecek.

Haber ve yazıları gerekçe gösterilerek, “casusluk” suçlamasıyla gözaltına alınarak 155 gündür tutuklu bulunan Odatv Haber Müdürü Müyesser Yıldız,  Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, 11 Haziran’da “siyasal ve askeri casusluk” suçlaması nedeniyle tutuklandı. Yıldız’ın işlediği iddia edilen suça, haber ve yazıları delil olarak gösterildi. “Kim bu Hafter’le görüşen Türk komutanlar” “Libya’ya hangi komutan gitti… Yerine kim geldi” başlıklı haberleri nedeniyle tutuklanan Müyesser Yıldız, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

Haklarında, “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” suçunu zincirleme işledikleri gerekçesiyle 6 yıl 3’er aydan 17 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın, Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen ilk duruşmasına, Yıldız ile birlikte gözaltına alınan, ancak daha sonra tahliye edilen gazeteci İsmail Zeki Dükel de katıldı. Duruşmayı, çok sayıda milletvekili ile TGS yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi takip etti.

Duruşmaya, Müyesser Yıldız’a bilgi sızdırdığı iddiasıyla tutuklanan astsubay Erdal Baran da katıldı. Astsubay Baran, dava dosyasına giren tapelerde istihbarat raporu diye bahsettiği bilgilerin istihbarat raporu olmadığını, kendisini önemli göstermek için öyle dediğini, söylediği pek çok şeyin “kafadan atma” olduğunu söyledi. Baran kendisine herhangi bir  bir istihbarat raporu gelmediğini de ifade etti.

‘SAVUNMA YAPMIYORUM, TARİHE NOT DÜŞÜYORUM’

Mahkeme başkanına hitaben, “Sorularınızla öyle bir hava çizdiniz ki gazeteci sanki öcü, sanki hiçbir dostu olamazmış gibi. E.B. ile sohbetimizin buralara gelmiş olması üzücü” diyen Müyesser Yıldız, şunları ifade etti: “Huzurunuza gelmeme sebep olan, bir iddianame değil, bir intikamnamedir. O yüzden sözlerimin başında bu intikamnameye karşı herhangi bir savunma yapmayacağımı belirtmek istiyorum.

Ancak öncelikle benimle birlikte bedel ödettirilen, ailem başta olmak üzere ilk günden itibaren kurulan bu tezgâha inanmayıp, bana sahip çıkan insanlar için ve elbette tarihe not düşmek adına söyleyeceklerim var.”

Müyesser Yıldız’ın savunmasından satırbaşları şöyle:

ERDOĞAN’IN SÖZLERİ İLE SAVUNMA

“Dokuz yıl önce Oda TV kumpasında topluca tutuklandık ve yine bu ayda hâkim huzuruna çıktık. Orada ne söyledim? Sayın Erdoğan 10 ay hapis cezasına çarptırıldığında, ‘Bu karar kanuni olabilir, ama hukuki değil. Hukukunuzu tanımıyorum’ demişti. İşte bu sözleri hatırlatıp, ‘Bize yapılanlar kanuni bile değil. Ben de hukukunuzu tanımıyorum. O yüzden savunma yapmayacağım’ dedim.

Ne yazık ki, bugün de aynı sözü tekrarlamak durumundayım. Baştan itibaren kanun, hukuk ve ahlâk tanımadan oynanan bu kirli oyunu, şimdi sizlerin huzurunda savunma yaparak, sanki hukuk varmış, adalet tecelli edecekmiş gibi sürdürmek ve legalleştirmek istemiyorum.

‘İNTİKAMNAMEYİ HAZIRLATANLARIN PEŞİNE DÜŞÜN’

Bu intikamname önünüze geldiğinde lâyık olduğu yere, tarihin çöplüğüne göndermenizi dilerdim, ama yapmadınız. Oysa bunu kabul ettiğiniz gün, tensipte aldığınız kararlarla, o kağıt yığınının ne kadar pervasızca derlendiğini tespit edip ortaya koyan sizlerdiniz. Ancak hâlâ bir fırsat var. Bizi yargılamakla zaman geçirmek yerine, ‘Seni hiçbir delil, belge olmadan, hukuku ayaklar altına alarak hapse attık. Sebebi de bazı büyüklerimizi rahatsız etmen’ mesajının verildiği bu intikamnameyi hazırlatanların peşine düşülmesi.

Burada ne var? Hedef belli: ben… İyi de yıllardır görmediğim değerli gazeteci İsmail Dükel’den, hastalığı olan gariban bir astsubaydan ne istersiniz? Doğrudan, ‘Seni alıp içeri atıyoruz’ dense daha insani ve mertçe olur, hukuk da böyle iğfal edilmezdi.”

Tutuksuz yargılanan gazeteci İsmail Zeki Dükel de “Bir ülke, gazetecisi kadar özgürdür. Dün akşam bir bakan istifa etti. Söyleyemeyen, yazamayan medya ortada. Bir gazetecinin neden yargılandığına buradan başlamak gerekiyor” savunmasını yaptı.

Yapılan savunmaların ardından Mahkeme heyeti Müyesser Yıldız’ın tahliyesine, astsubay Erdal Baran’ın tutukluluk halinin devamına, duruşmanın da 6 Ocak 2021 tarihine ertelenmesine karar verdi.

ORUÇ 3. DURUŞMADA TAHLİYE EDİLDİ

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 11 Aralık 2019’da gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Patnos L Tipi Cezaevi’ne konulan gazeteci Aziz Oruç’un tutuklu olarak yargılandığı davanın 3, duruşması, Ağrı 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gazeteci Aziz Oruç’un Patnos L Tipi Cezaevi’nden Ses Görüntü ve Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) duruşmaya katıldığı duruşmada, Covid-19 salgını gerekçesiyle gazetecilerin duruşmayı izlemesine izin verilmedi.

Avukatlar aracılığıyla edinilen bilgilere göre, duruşmada Oruç, gazeteci olduğunu, herhangi bir örgüt ile irtibatlı olmadığını söyledi. Oruç, salgın nedeniyle yaşamsal riskle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, tahliyesini istedi.

Avukat Erhan Çiftçiler de İçişleri Bakanlığı’nın Oruç hakkında yaptığı açıklamalara atıf yaparak, “Mahkemeyi baskı ve stres altında tutan, İçişleri Bakanlığı’ndan yayınlanan duyurudur. Sonraki duruşmalarda da bu duyurunun altı doldurulmaya çalışıldı. Olay basit bir sınır ihlali suçudur” dedi. Avukat Çiftçiler de Oruç’un tahliye edilmesini istedi.

Oruç’un tahliyesine karar veren mahkeme, davayı da 16 Nisan 2021’e erteledi.

OLAY NASIL GELİŞTİ?

Hakkında açılan davalardan dolayı yaklaşık 3 yıldır Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşayan Oruç, Avrupa’ya gitmek için İran üzerinden geçtiği Ermenistan sınır kapısında gözaltına alınmıştı. Gözaltında iken Ermenistan polisinin şiddetine maruz kalan Oruç, daha sonra İran askerlerine teslim edilmişti. İran’da da iki gün boyunca işkenceye uğrayan Oruç, 10 Aralık gecesi ayakları çıplak ve üstü başı yırtılmış halde tel örgülerin arasından Türkiye tarafına atılmıştı.

Oruç, yardım istediği HDP Doğubayazıt İlçe Eşbaşkanı Abdullah Ekelek ile birlikte 11 Aralık günü kentten çıkmak üzere Doğubayazıt-Ağrı karayolunda araç beklerken polisler tarafından gözaltına alındı. Daha sonra Doğubayazıt Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Oruç, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak, cezaevine konuldu.

Aynı gün evi ile işyeri basılarak gözaltına alınan Muhammet İkram Müftüoğlu, HDP İlçe Eşbaşkanı Ekelek ile birlikte çıkarıldıkları mahkemece Oruç’a yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklanmıştı.