CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bizden daha iyi yönetecek ikinci bir kadro yok”

0
152

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Partisinin ekonomi kurmaylarından oluşan Ekonomi Masası’yla birlikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, ekonomi kurmaylarıyla birlikte soruları yanıtladı.

Soru üzerine “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bizden daha iyi yönetecek ikinci bir kadro yoktur, bunu da gayet açık gayet net söylüyorum” diyen Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde izleyecekleri strateji ve atacakları adımlarla ilgili bilgi verdi.

Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan açıklamalarından bazıları şöyle:

KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ PROJELERİ DEVLETİ SOYAN PROJELER

Özel sektörün yatırım yapmasından yana hiçbir endişemiz yok. Özel sektörün dinamizminden hiçbir endişemiz yok ama maliyetini bilmediğimiz, kendilerine dolar endeksi garantilerin verildiği ve bütçe açısından bugün olmasa bile önümüzdeki en azından 2-3 yıl sonra büyük bir kara delik oluşturacağı bir yapıyı doğru kabul etmeyiz. Kamu özel iş birliği projeleri devleti soyan projelerdir. Ülkesini düşünen, yatırım yapan, gelir elde eden, istihdam yaratan hiçbir özel sektör mensubunun buna karşı çıkacağına inanmıyorum. Çünkü ondan alacağım vergiyi 5 kişiye vereceğim. Yani yüz binlerce kişiden alacağım vergiyi 5 kişiye vereceğim. Bu adalet midir? Hayır. Kamulaştıracağız derken de şunu yapıyoruz, yani gidip de malına el koymayacağız. Bakacağız kaça mal ettiniz kardeşim sen bunu, yüze mal ettin. Makul bir kâr koyacağız. Ne kadar kâr, yüzde yirmi beş. Yüzde yirmi beşinde kârını vereceğiz, diyeceğiz ki ‘Al kardeşim maliyetini, kârını da al ben bunu kamulaştırıyorum.’ Yoldan geçerken eğer devlet bir para alacaksa o para doğrudan doğruya devletin geliri olacak, bir kişinin geliri olmayacak. Yaygın bir kamulaştırma öyle bir düşüncemiz yok tam tersine, özel sektörün yatırım yapması için planlı, programlı, öngörülebilir, sağlıklı tutarlı ihracata dönük yatırım yapması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Elektrik altyapısı projeleri ile ilgili olarak şu anda herhangi bir özelleştirme düşüncemiz yok ama dediğim gibi ekonomiye zarar veren, kaynakların haksız yere belli bir kişiye aktarılmasını öngören düzenlemeleri kabul etmiyoruz.

ASGARİ ÜCRET KESİNLİKLE VERGİ DIŞINDA TUTULMALI

Asgari ücret kesinlikle vergi dışında tutulmalı. Bunu işçi de işveren de istiyor. Asgari ücretin düşük olması toplumda huzursuzluğun kaynağı. Ekonomik denge çerçevesinde bu ücretin belli bir düzeye ulaştırılması gerek.

4 AŞAMALI STRATEJİ…

4 aşamalı bir strateji oluşturmak zorundayız. Birinci aşaması şu, bu ülkede yaşayan herkesin önce ihtiyaç duyduğu bir şey var. Can ve mal güvenliği. Bunun yolu katıksız demokrasi, yargı bağımsızlığı, medyanın özgürlüğü… Böylece yatırımcı önünü görecek.

İkinci aşamamız, Türkiye’nin her alanda üretmesi lazım. Üniversiteler bilgi üretecek. Kültür, sanat, sanayi, tarım, esnaf, hizmet, her alanda Türkiye’nin üretmesi lazım. Bir üretim seferberliği başlatmamız gerekiyor. Devlette liyakatin çökmesi ile beraber devletin temel kurumları da çöktü. Ülkede sağlıklı, tutarlı yeni bir planlama hamlesi başlatmak zorundayız. Almanya’da aşı bulan kişi Türkiye’de üretebilirdi. Eğer bu ülkede gençler geleceğini yurtdışında arıyorsa bunun tek sorumlusu var siyaset kurumu.

Üçüncü ayağı, yarattığımız katma değeri hakça paylaşacağız. Herkesin işi, aşı olacak. Güçlü bir sosyal devleti inşa etmek zorundayız.

Dördüncü unsur, sürdürülebilirlik. Ekonomi süratle gelişiyor, Türkiye’nin en az 25-30-40 yıllık planlar yapması gerekiyor. Dünya nereye gidiyor, biz nereye gideceğiz? Buradan bütün iş dünyasına sesleniyorum, sizin dinamizminizi en iyi ben biliyorum.

BÜROKRASİ SORUNUNDA KİLİT KAVRAM “LİYAKAT”…

İktidara geldiğimizde bürokrasi meselesinde kilit kavram liyakat. Bürokrasi su gibidir, içinde bulunduğu tasın şeklini süratli bir şekilde alır. Dolayısıyla biz onları bağımsız bıraktığımızda ve kendi görevlerinizi yapacaksınız dediğimizde kendi görevlerini yapacaklardır. Sıcak siyaset müdahale etmeyecektir, buna asla izin vermeyeceğiz. Halk için, ekonomi için doğrusu neyse onun kararını vereceklerdir. 18 yıllık bir sürecin Türkiye’yi getirdiği bu noktadan epey şikayet ediyoruz. Yani sonunda sokaktaki vatandaş da şikayet ediyor. Bu kurumlar bağımsız çalıştıkları zaman ne için çalışıyorlar, sokaktaki insan rahat etsin diye çalışıyorlar. Politikacının kendi çıkarları için yaptığı müdahaleye karşı direneceklerdir. Dolayısıyla biz bunlara her türlü güveni de bir şekliyle vereceğiz. Yani yasaların değişmesi ve bu güvenin onlara yasal anlamda da verilmesi gerekiyor.

AVM’LER HAFTANIN 1 GÜNÜ KAPALI OLACAK

CHP’nin iktidarında AVM’ler haftanın bir günü kesinlikle kapalı olacaktır. O gün insanlar ihtiyaçlarını gidip esnaftan alacaklardır. Böylece AVM’lerde çalışan işçinin de bir gün tatil yapma hakkı çıkacaktır ortaya. Yani bir taşla iki kuş vuracağız. Hem esnaf kazanacak hem AVM’de çalışan, üstelik 8 saatten çok daha fazla çalışan gencecik, fidan gibi çocuklarımız da tatil yapacaklar.

EN UCUZ KAYNAK NEREDEYSE, GİDER ONU ALIRIM

En ucuz kaynak nereden bulabiliyorsam o kaynağı alırım. İngiltere’deki tefecilere gidip de dolar bazında yüzde 6-7-8 faizle para alacağıma çok daha düşük bir yerden alabiliyorsam alırım. Bankalardaki mevduatın yüzde 52’si dolar, bu şu demek, siz Amerikan hükümetine ya da Amerikan ekonomisine sıfır faizli kredi açmışsınız. Alıyorsunuz doları kendi bankanıza koyuyorsunuz. Üretim? Üretim yok. Niçin? ‘Önümü göremiyorum’ diyor sanayici. ‘Nasıl yatırım yapacağım’ diyor. Siz eğer istikrarı sağlıyorsanız öyle IMF’ imiş, bunlardan tamamen kurtulmanız lazım. Gücümüze inanmalıyız önce. Türkiye güçlü bir ülke.

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜM YERİ TBMM

Kürt sorunu bugüne kadar çözülemediyse bunun sorumlusu siyaset kurumudur. Her partinin katılımı ile bu sorun çözülmeli. Her partide buna katkı sunacak bilgi ve birikime sahip milletvekili de vardır. Bütün mesele şu, Türkiye’nin en temel sorununu parti çıkarları açısından değerlendirmeyeceksiniz. Ülke çıkarları penceresinden değerlendireceksiniz, bakışım da budur.”

DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN ÖZEL EKONOMİ POLİTİKALARI…

Doğu ve Güneydoğu illeri için özel ekonomi politikalarımız olacak. Özel bir kalkınma stratejisi izleyeceğiz. Yatırım yapan özel sektöre de uzun süreli vergi avantajları sağlayacağız. Van başta olmak üzere bir çok ili bir cazibe merkezine dönüştüreceğiz.

CHP Ekonomi Masası üyelerinin de soruları yanıtladığı programın ardından Kılıçdaroğlu ve partililer “CHP Ekonomi Otobüsü” adı verilen üzeri giydirilmiş otobüsün önünde fotoğraf çektirdi.