İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gazeteciler için “Etik Kılavuz”

Türkiye Etik Gazetecilik Koalisyonu tarafından gazeteciler için haber yazımında kullanılmak üzere etik sözlük yayımlandı. Gazeteciler için kılavuz olacak sözlük, üniversitelerden KHK ile ihraç edilen akademisyenler Tezcan Durna, Vahdet Mesut Ayan ve Mustafa Aksoy tarafından hazırlandı.

Umag Genel Yayın Yönetmeni de olan Tezcan Durna ile Vahdet Mesut Ayan ve Mustafa Aksoy gazeteciler için etik sözlük hazırladı. Haberlerde kullanılan sorunlu ifadelerin neden kullanılmaması ya da hangi durumlarda kullanılabileceğinin anlatıldığı sözlük, basılı olarak da yayımlanacak. Çalışma için mevcut iktidar yanlısı gazetelerden Akit, Yeni Şafak, Akşam, Sabah; ana akım gazeteler kapsamında Hürriyet, Milliyet ve muhalif medya kuruluşlarından da Birgün, Evrensel, Yeni Yaşam’ın haberleri incelendi. Toplam 75 haberin incelendiği çalışma sonrası sözlük için haberlerde kullanılması sorunlu olan 90 kelime tespit edildi.

“İKTİDAR MEDYASINDA SÜREKLİ KADIN DÜŞMANLIĞI”

Çalışma kapsamında incelenen iktidara yakın olan gazetelerde cinsiyetçilik, kadın düşmanlığı ve anti-semitizm sürekli karşılaşılan olgular olarak ön plana çıktı. Öte yandan yabancı düşmanlığı ile komşu ülkelerin yöneticileri ve halkının aşağılanması, Türkiye’nin sınır ötesi harekat yaptığı dönemlerde yoğun bir şekilde gözlendi. Sözlüğü hazırlayan akademisyenlere göre bu durumun nedeni 2016 yılından sonra iktidarın otoriterleşmesinin artması ve AKP yanlısı medyanın dilinin sertleşmesi.

Çalışmada ana akım gazeteler ile muhalif gazetelerde; cinsiyetçilik, kadın düşmanlığı, mülteci düşmanlığı ile anti-semitizme daha az rastlanıldığı belirtilmiştir. Ancak akademisyenler burada da sol-muhalif basın içerisindeki ayrışmaya dikkat çekerek daha ulusal-seküler çizgide yer alan medya kuruluşları ile sol-sosyalist çizgide yer alan gazetelerin mültecilere bakışının farklı olduklarını vurguladılar. Örnek olarak seküler-ulusalcı gazetelerin, Suriyeli sığınmacıları tüm ekonomik temelli sorunların doğrudan değilse bile dolaylı sorumlusu olarak kodladığını ve iktidara yönelik muhalefeti bu şekilde temellendirdiğini, sol-sosyalist denebilecek gazetelerin ise sığınmacı ve mülteci sorununa insan hakları temelli bir perspektifle yaklaştığını ve ekonomik temelli sorunları genel olarak iktidarın beceriksizliği şeklinde tarif ettiklerini belirtiler.

 

Yorumlar kapatıldı.