İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ankara’da deprem olmaz mı? işte yanıtı Kaplancan: 8 şiddetinde deprem yaratacak fay Ankara’ya 110 km uzaklıkta

Son İzmir depremini daha önceden bilen ve uyarılarda bulunan İstatistikçi-Yazar ve Tarihsel Depremler Araştırmacısı Cenk Kaplancan, 8 şiddetinde deprem yaratma potansiyeli olan fay hattının Ankara’ya 110 kilometre uzaklıkta olduğunu, Ankara’nın dört tarafından geçen deprem fay hatlarının en fazla 5-6 şiddetinde hissedileceğini söyledi. Kaplancan, “Kent merkezinin yıkıcı deprem tehlikesinin doğrudan etkisi altında olduğunu söyleyemeyiz” dedi.

Kaplancan Ankara özelinde parantez açarak, Halagazeteciyiz.net’in sorularını yanıtladı.

Anadolu ve deprem sözcükleri size ne çağrıştırıyor?

Yıllardır ükemizin yüzde 96’sının deprem tehdidi altında olduğu ve bazı illerimizde meydana gelebilecek depremlerin olası etkileri ve bunların kentleşme, yerleşme ve toplum psikolojisi üzerine etkileri konusunda sayısız haber, araştırma ve makale yayınlanmıştır. AFAD tarafından yayınlanan deprem tehlike haritasına baktığımızda ise bazı önemli gerçeklerle karşılaşmaktayız. Öyle ki ülkemizi kuşak gibi saran ve Dünya’nın en aktif fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu ve en az onun kadar kaygı ve korku yaratan onlarca aktif fay hattı ülkemizin neredeyse tamamına bir deprem riski yüklemiş bulunmaktadır.

Ankara’nın deprem riski nedir?

Yapılan çoğu inceleme, araştırma ve bilimsel makalede ülkemizin Başkenti Ankara için öyle çok da yıkıcı ve tehlike riski çok yüksek bir depremden bahsedilmemektedir. Ankara diğer deprem riski yüksek illerimizdeki gibi doğrudan yıkıcı deprem üretecek aktif faylar üzerinde olmasa da Ankara’ya çok yakın geçen veya bunlara paralel olan aktif faylarda oluşabilecek depremlerden mutlaka etkilenecektir. Yani bu faylardan kaynaklanacak depremlerin dolaylı etkisi altında olacak ve bu fayların hareketi ile açığa çıkacak enerji Ankara’nın altındaki zeminde kuvvetli yer hareketini büyüteceğinden. bu zayıf zemin üzerine kurulu yapılardan yetkin mühendislik hizmeti almamış ve yapı denetim standartlarına uygun olmadan inşa edilmiş olanların deprem tehlikesine açık ve etkilenme olasılığının da yüksek olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

Peki Ankara’nın etrafından geçen bu faylar yıkıcı bir etki yaratabilir mi?

Bir yerleşim yerinin doğrudan etkiye maruz kalması için deprem üreten fayın üzerinde ve meydana gelen depremin de o faydan kaynaklandığı durumlarda ortaya çıkar. O fay üzerinde meydana gelen yanal hareket ya da düşey hareket nedeniyle o fay üzerindeki yapılar zemin hareketine maruz kaldığından yer değiştirir yani doğrudan yıkılır ya da hasar görür. Oysa ki Ankara’daki durum doğrudan değil ama çevrede bulunan ve depremselliği yüksek aktif faylarda meydana gelebilecek bir depremde dolaylı olarak yani oradan gelecek enerjinin, kuvvetli yer hareketinin Ankara’nın altındaki zemini büyütmesi ile hasar görmesi sonucunu yaratacaktır.

Tarihsel açıdan baktığımızda Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun maksimum yıkıcı etkisi nedir?

Bilinen tüm araştırmalar, Ankara ve yakın bölgesinin iki ayrı stres geriliminin eş zamanlı olarak etkisi altında olduğunu göstermektedir. Bu stres kaynaklarının başında Ankara’nın kuzeyindeki Kuzey Anadolu Fay Zonu yer almaktadır. Kuzey Anadolu Fay Zonu doğuda Muş İlimizden başlayıp, tüm İç Karadeniz ve İç Anadolu illerimizin üzerinden Marmara ve oradan da Yunanistan’a kadar uzanan aşağı-yukarı 1700 kilometre uzunluğundaki bir hattır. Tarihsel depremlere bakıldığında 8 büyüklüğünde deprem yaratma, yaratabilme potansiyeline sahip olduğunu görmekteyiz. Bu fayın Ankara’ya uzaklığı 110 kilometredir ve Ankara’yı dolaylı olarak etkileyebilir. Bu ana sistemin aşağı-yukarı her 300 yılda bir yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

6 Haziran 2000’de Çankırı’da meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem hangi fay hattına bağlı?

Çankırı Orta ilçesinin hemen batısında meydana gelen ardından aynı hat üzerinde 4 ile 5 büyüklüğünde çok sayıda deprem meydana geldi. Çankırı Çerkeş’ten başlayıp Çubuk yani Esenboğa havaalanına kadar uzanan bu hat üzerinde hala etkinliğin devam ettiğini yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır. Bu bölümde halen 4 büyüklüğüne kadar depremler olmaya devam etmektedir.

Yine bir başka aktif deprem hattının da Ankara’nın 70 kilometre kuzeybatısındaki Ankara İstanbul otoyolunun da geçtiği Çamlıdere barajına da çok yakın geçen Çeltik fay kuşağı olduğu bilinmektedir. 

Ankara’nın diğer ilçelerinin deprem riski konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Ankara’nın aşağı-yukarı 50 kilometre kuzeybatısı Ayaş’tan geçen bir başka aktif fay kuşağı var. Haymana’nın güney batısından geçerek Temelli’ye oradan Malıköy’e uzanan ve içerisinde Ankara Organize Sanayi Bölgesini barındıran bir alan ve devamında Yenikent ve hemen doğusunda Sincan bulunmakta ve buradan Mürted – Kahramankazan ilçesine kadar devam etmektedir. Aralıklarla devam eden bu hatlar daha sonra Çankırı Orta’dan gelen kaynakla birbirine bağlanıyor yani birbirine enerji transfer etmektedir.

Bir başkası Ankara’nın güney doğusundaki Elmadağ ilçesi ile güneybatıda yaklaşık olarak 60 kilometre uzunluğunda bir başka fay kuşağı bulunmakta olup, şu anda aktif bir fay kuşağıdır. Ankara’ya aşağı-yukarı 35 kilometre uzaklıkta olan bu hattın hemen doğusunda Ankara’nın 60-65 kilometre doğusunda bir başka fay hattı bulunmaktadır. Bu bölge Afşar’dır ve 2005 yılındaki 5,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Afşar- Bala Depreminden sonra 20 Aralık 2007, 27 Aralık 2007 ve 15 Mart 2008’deki depremlerin de oluştuğu yerdir.

Ankara’nın çevre illerle bağlantılı başka fay hatları var mı?

Bu bölge aktif olarak kuzey-güney sıkışması altındadır. Bu alanın hemen doğusunda güneyde Kesikköprü bulunmakta olup, buradaki Kesikköprü barajı Ankara’ya su temin etmektedir. Bu bölgenin kuzeyinde yer alan  Kırıkkale’yi de içine alan 140 kilometre uzunluğunda fay hattı bulunmaktadır. Kesikköprü aktif fay kuşağı aşağı-yukarı Ankara’ya 90-100 kilometre uzaklıkta bir hattır. Buradan biraz daha güneye indiğimiz zaman batıda Bursa İnegöl’den doğuda Sultan Karapınar’a kadar uzanan yaklaşık 470 kilometre uzunluğunda 30 kilometre genişliğinde bir başka aktif fay kuşağı var ve deprem bilim insanları bu fay hattı üzerinde önemle durmaktadır.

Ankara’yı çevreleyen fay hatlarının başkentte yaratacağı şiddet nedir?

Bu etkinliğin artçılarına baktığımız zaman da kuzeye doğru ilerlediği tespitine varılmıştır. Bu depremlerin bölgede çalışmalar yürüten ve uzun yıllardır bu bölge için öngörüde bulunan yerbilimcilerin beklediği 500 yıllık depremlerin öncüsü özelliğinde olduğu da bir başka saptamadır. Bu hat Ankara’ya 60 km mesafede ve Ankara’yı dolaylı olarak etkileyebilecek bir hattır. Şereflikoçhisar’da Tuz Gölü’ne paralel Ankara- Adana yolu boyunca uzanan Köşker’den başlayıp Niğde’nin Bor ve Çamardı İlçesine kadar uzanan yaklaşık 250 kilometre uzunluğundaki bir fay kuşağı bulunmaktadır. Bu fay hattı üzerinde çok sayıda küçük deprem etkinliği var ama günümüzde en azından bin yıl burada büyük deprem kaydına rastlanmamaktadır.

Bununla birlikte, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bu segment şu anda sismik bir boşluktur. Tüm bu saptamaların ışığında Ankara’nın yıkıcı deprem üreten dört fay hattı ile çevrili olduğunu, kaynağın doğrudan üzerinde olmamakla birlikte Ankara’yı çevreleyen bu dört kaynakta oluşacak bir deprem,  7-8 şiddetinde bile olsa Ankara’daki şiddeti 5 ile 6 arasında olacaktır.

Ankara’nın merkez ilçe ve semtlerinin deprem risk durumu nedir?

Ankara’nın altındaki jeolojik formasyonların neler olduğuna şöyle bir baktığımız zaman, özellikle Etlik’te, Yenimahalle (Demetevler), Keçiören, Hüseyin Gazi, Mamak’ta oturanlar hafif şiddette hissedecekler bu depremleri. Burada tarihsel depremlere bakıldığında 1700’lerde 6 şiddetinde bir deprem kaydına rastlıyoruz. Yani burası hala aktif bir bölge.  Kısaca Ankara ve çevresinde yaklaşık 200 kilometre çaplı dairesel alan içinde yıkıcı deprem büyüklüğü 6 – 6.5 ya da daha üzerinde yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip çok sayıda aktif fay var. Ankara kent merkezinde yıkıcı deprem tehlikesinin doğrudan etkisi altında olduğunu söyleyemeyiz. Ancak Ankara ili bu kaynaklardan dolaylı olarak etkilenecektir. Uzak kaynaklardan gelecek yer hareketi Ankara’nın kurulu olduğu zemin tarafından etkililiğe neden olacağı için, yerleşim ve yapılar deprem tehlikesine açık bulunmaktadır. Ankara il merkezinin yaklaşık yüzde 50’si kuvvetli yer hareketini büyütme özelliğine sahip zemin üzerine kurulu olduğundan yıkıcı deprem tehlikesinin dolaylı etkisi altındadır. Ankara il merkezi altındaki zeminin büyük bir kesimi su aldığında şişme, kuruduğunda çekme daralma özelliğine sahiptir.

Deprem konusunda Ankara ve çevresiyle ilgili etkin çalışma yapanlar kimler ?

Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Erçin Kasapoğlu, Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezinden Prof.Dr. Süleyman Pampal, Doç.Dr. Bülent Özmen , ODTÜ den Prof.Dr. Ali Koçyiğit, İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Haluk Eyidoğan yine Kocaeli Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Kaynak bir anda aklıma gelenler. Makale ve yazıları olan diğer bilim insanlarının katkılarını da buradan bildirmek isterim.

Yorumlar kapatıldı.