İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TTB’den SBÜ’nin adaletsiz kadro atamasına tepki

Türk Tabipler Birliği (TTB), Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin çoğu profesör olmak üzere 407 öğretim elemanı kadrosu açmasına “kişiye özel ilan” diye tepki gösterdi. TTB Merkez Konseyi Üyesi Doç. Dr.  Deniz Erdoğdu, Kasım ayında açıklanan kriterlerin Ocak ayı itibariyle geçerli olacağı açıklanmasına rağmen neden şimdi yüzlerce kişiye kadro açıldığını sordu. Erdoğdu, “SBÜ kendi çıkardığı yönergedeki atanma kriterlerini yok sayarak, belirli kişilerin engele takılmaması, yönergeden muaf olması için, 380 profesör kadrosunu doldurmaya çalışmaktadır” dedi.

Online yapılan basın toplantısında konuşan TTB Merkez Konseyi üyesi Doç. Dr. Deniz Erdoğdu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) tarafından 14 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de 407 akademik kadro ilan edilediğini, akademik kadroda SUAM adına açılan 395 kadronun 380’inin profesör, 15’inin doktor öğretim görevlisi kadrosu olduğunu bildirdi.

KENDİ YÖNERGESİNDEKİ KRİTERLERİ YOK SAYDI

Erdoğdu, Kasım ayında açıkladığı atama kriterlerinin 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olacağını söyleyen SBÜ Rektörlüğü’nün 14 Aralık 2020’de SUAM adına yönerge kriterleri olmaksızın büyük çoğunluğu profesör kadrosu olmak üzere 395 akademik kadro alımı için ilana çıktığını hatırlattı. Açıklanan kadrolara atama için belirlenen ayırt edici kriterlerin belirli kişileri tarif ettiğini vurgulayan Erdoğdu, “Açık bir şekilde görünüyor ki; SBÜ kendi çıkardığı yönergedeki atanma kriterlerini yok sayarak, belirli kişilerin engele takılmaması, yönergeden muaf olması için, 380 profesör kadrosunu doldurmaya çalışmaktadır” dedi.

KADROLAR ARASINDA ADALETSİZLİĞE YOL AÇACAK

Kadrolara ilanında ‘aranan şartlar’ kısmında bir kişi için bir konuya yer verilmesinin önceden sorularak işaret eder tarzda belirlendiği ifade eden Erdoğdu şunları ifade etti; “Eğitim kliniği özelliği devam eden yıllardır asistan eğitimi veren ve uzman yetiştiren kliniklerde atama bekleyen birçok öğretim görevlisi vardır. Ancak kişiye özel kriter ilanı yapıldığı için bu kişiler, objektif ölçütler üzerinden bilimsel nitelikleri dikkate alınarak akademik kadrolara atanma hakkından yoksun bırakılmaktadır.”

Erdoğdu, “Aynı işi yaptığı halde kadro verilenler ile verilmeyenler arasındaki ekonomik ve özlük haklar bakımından dengesizlik ciddi bir adaletsizliktir. Bu durum çalışma barışını bozan eşitsizliğe yol açan bir uygulamadır” dedi.

Erdoğdu şunları söyledi: “SBÜ Rektörlüğü’nün, kasım başında ilan ettiği ve ocak başında uygulanacağını belirttiği yönerge kriterlerinden önce aceleyle yüzlerce kadro ilanına çıkmasını gerektiren hangi akademik ve bilimsel ihtiyaç vardır? Dünyanın hiçbir yerinde bu uygulamanın bir benzeri bulunmamaktadır. Böyle bir karar bilim ve etik anlayışın hakim olması zorunlu, akademi ve üniversite yapısına taban tabana zıttır.”

‘İTİRAZIMIZ ADALETSİZ KADROLAŞMAYA’

TTB’nin başından itibaren talep ettiği üzere SBÜ kadrolarına atama yapılırken bilimsellik, liyakat ve hakkaniyeti içeren ölçütlerin uygulanması gerektiğini ifade eden Erdoğdu, “İtirazımız meslektaşlarımızın akademik kadrolara atanmasına değil; subjektif kriterler üzerinden yıllardır adaletsiz ve haksız bir biçimde sürdürülen kadrolaşma uygulamasınadır” dedi. TTB’nin, SBÜ akademik kadrolara atama ölçütlerine dair taleplerinin yükseköğretim mevzuatına uygun hale getirilmesi, SBÜ’nin öğretim görevlisi kadrolarına atamaların bilimsel gelişmeyi amaçlayan, denetlenebilir ve objektif ölçütlerle yapılması, sürecin şeffaf yürütülmesi olduğunu kaydeden Erdoğdu, “Aksi yöndeki bu uygulamaya karşı SBÜ, YÖK nezdinde girişimde bulunacak, sonuç alıncaya kadar hukuki mücadele dahil çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

İŞ BARIŞINI BOZAN ATAMA

Daha sonra söz alan TTB İkinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten de atama kriterlerini detaylı incelediğinin altını çizerek, liyakata ve atama kriterlerine uygun, bugüne kadar kadro verilmiş veya bundan sonra kadro verilecek meslektaşlarının haklarını korumak istediklerini söyledi. Ökten, TTB olarak atama şartlarının bilimsellikten, etik ilkelerden, şeffaflıktan, haktan, hukuktan uzak olmasına, yıllardır asistan eğiten ve uzman yetiştiren akademisyenlere kadro açılmamasına, aynı işi yapan eğitim görevlileri arasında eşitsizlik yaratılmasına ve kadrolaşma ile tıp eğitiminin niteliğinin düşürülmesine itiraz ettiklerini ifade etti.

Yorumlar kapatıldı.